Türkiye AB'nin "tarihinde vardır ama kültüründe yoktur." Bu tarihse "Türk Tehdidine Karşı Oluşturulmuş Bir Tarihtir". AB kültürünün bugünkü gerçek sahipleri seküler, deist ve gnostik topluluklardır.
Sayfa 196 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Thomas Paine - Akıl Çağı
Paine, kilisenin Galileo’ya gökyüzünü, güzelliği ve mükemmel düzeniyle, Yaratıcı’sının gücünün en canlı tanığı olan o gökleri incelediği için zulmettiğini düşünmenin ne kadar şaşırtıcı olduğunu yazar. “Tanrı’nın yarattığı evrenin yapısını incelemeyi ve üzerinde tefekkür etmeyi dinsizlik kabul eden herhangi bir şeyin din adı altında var olması” ona inanılmaz geliyordu. Paine’in fikirleri ve İsa’nın insanlara kefaret sunmak için dünyaya gönderildiği fikrini reddetmesi tipik deist düşüncelerdi. Paine, özellikle çarmıha gerilmeyi anlatan kutsal metinlerin, “yaradılışın taze havasını soluyan” kişilerden ziyade, “hücresindeki bir keşişin kasvetli dehasına daha uygun görünen ve bu keşişler tarafından yazılması kulağa imkânsız gelmeyen” acımasız hikâyeler olduğunu düşünürdü. Bu tür hikâyeleri yaymak için daha sonradan ortaya çıkarılan kilise kurumları daha da kötüydü. Bunlar “insanlığı korkutmak ve köleleştirmek ve güçle kârı tekelleştirmek için kurulmuş insan icadı şeyler”di.Paine’in bunların yerine tercih ettiği ilkeler, hümanist ilkelerdir: Yaşadığınız için minnettar olun, acıya tapınacak hale gelmeyin, başkalarına karşı hoşgörülü davranın ve sorunlarla mümkün olduğunca rasyonel bir şekilde başa çıkmaya çalışın. Paine, Aydınlanmacı hümanist inancını şöyle özetliyordu:İnsanların eşitliğine inanıyorum; dinî görevlerin de adaleti yerine getirmek, merhametle dolu olmak ve diğer canlıları mutlu etmeye çalışmaktan ibaret olduğuna inanıyorum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Erdoğan Saruhanoğlu: "Mezhebiyle ilgilenmiyoruz, bizi ilgilendiren; Türk olması! Şimdi biliyorsunuz, İmam-Hatip’ler arasında bir araştırma yapılıyor. Deist çıkıyor. Deistler, 'Tanrı var, peygamber yok!' diyorlar ve bu İmam-Hatipler içinde %60 gibi bir orana varmış. Bizdeki Tanrı anlayışına göre bizim deist olmamız mümkün değil, biz ancak teist olabiliriz. Deist ile teist arasındaki fark, teist Gök Tanrı’yı ve tabiatı kabul ediyor.
Sayfa 250
‘’Hinduların Ganj Nehrinin sularında kenndilerini arındırmaları gibi yıllar sonra Hıristiyanlar, Kudüs yakınındaki bu nehirde arınmaya çalışıyorlardı. Oysa kutsallık yüklenen sularda arınmaya Tanrı’nın inanacağını beklemek büyük bir yanılsamaydı. Çünkü Tanrı’ya yakarmak için bu tür törenlere hiç gerek yoktu. Tanrı samimi bütün dilekleri, içten yakarışları duyardı. Tanrı çıkarcı ibadetleri, gösterişli tapınmaları sevmezdi. İnsanlık sadece vaftiz olarak tüm günahlarından arınmış olsaydı, yeryüzündeki nehirlerde, okyanuslarda yer kalmazdı. Bay Deist, ‘’Vicdan arınmadıkça, beden arınmaz!’’ dedi.’’
Sayfa 241·Kitabı okuyor
Günümüzde nübüvvet kurumuna yöneltilen deist itirazlara karşı geliştirilen savunular ise çoğunlukla hadis metinlerinin müdafaasına, tarihsel sorulara verilen cevaplara ya da Hz. Peygamber'in ahlaki örnekliğine yönelmektedir.” Oysa çağdaş deizmin küresel ölçekte yaygınlaşmasının arka planında Hz. Peygamber'in şahsına yönelik yüzeysel eleştirilerden ziyade, Tanrı, evren, insan ve bilgi anlayışında Aydınlanma sonrasında yaşanan köklü paradigma değişimleri yatmaktadır.*
Sayfa 144 - Mehmet Bulgen·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kabul olmuş her dua , deist iddiayı bir kez daha iptal ederek rafa kaldırır.”