İşlenen bir ayıptan da öte, insanların elinde olmayan fiziksel veya zihinsel anormalliklerle alay etmek ise âdeta Allah'ın takdirine karşı gelmek gibidir. İsterseniz birinin boyunun kısalığını, kendi boyunun uzunluğuna delil gösteren kişiye Efendimizin (sav) neler söylediğini hatırlayalım!
"Öyle bir söz ettin ki; bu söz denize karışsaydı, onun bile suyunu bulandırırdı.."
Tüm dünyaya yalan söyleyen küresel Siyonizm hangi din üzeredir? Onların sahtekâr suratları Hiroşima ve Nagazaki bombalarından daha vahşidir. Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atarak aslında şefkat gösterdiler, nasıl mı? Çünkü onlar, İslam'a ve Müslümanlar'a karşı gece-gündüz tuzak kuruyorlar. Geceleri bir araya gelip plan yaptılar; Allah planlarından hakkıyla haberdardı. Gündüzleri kalem ve haritalarıyla toplanıp Müslümanlar'ın diyarlarını, Allah'ın hakkında hiçbir delil indirmediği devletçiklere böldüler. Böylece İslam ümmeti paramparça oldu. Fakat heyhat! Gazze'de akan izzet kanı bu ümmetin hayatı için bir meşale olacak. Ümmetin hayat buluşunu biz göremesek de Allah'ın izniyle gelecek nesil görecek.
Örneğin, “Beni görüyor musun?”cümlesi, aleyhinde delil olmadıkça “Bana iltimas geçiyor musun?” anlamında anlaşılmaz. Onun anlamı, bildiğimiz “görmek” olarak kabul edilir. Dolayısıyla bu ifadelerin mecaz olduğu, delillendirilmesi gereken bir şeydir ve bunu delillendirmek, muhatabımıza düşmektedir.
Namazın, kalbin amellerinden olan iç şartları
A. Namazda huşû ve kalp hazırlığının şart oluşu Buna dair birçok delil bulunmakta olup biri de yüce Allah'ın
"Beni anmak için namaz kıl buyruğudur. Bu âyetteki açık buyruk (huşûun) farz olduğunu göstermektedir. Gaflet hali anma (zikir) hâline aykırıdır. (Bedeni namazda olduğu hâlde kalbinde ve zihninde yaptığının farkında olmama durumu, Allah'ı hatırlayıp anma ve yaptığı ibadetin bilincinde olma durumuyla çelişir.) Bir kimse kıldığı namazın tamamında gaflet hâlinde olmuşsa onun Allah'ı anmak için namaz kıldığı nasıl söylenebilir! Yüce Allah'ın "Gafillerden olma*sözü de bir yasaklamadır ve bu ifade açıkça "gafleti haram kılma" anlamını içerir. Yine "(Sarhoşken) ne dediğinizin farkında oluncaya kadar (namaza yaklaşmayın)*78 anlamındaki âyet de sarhoşlukla ilgili bu yasaklamanın gerekçesini göstermek-tedir. Bu yasaklama, birtakım vesveseler yüzünden aklı fikri korku → ve kaygılarla, dünya işleriyle dolu olan gafil kimse için de geçerlidir. Peygamber'in (s.a.s.) "Namaz özellikle ağırbaşlılık, tevazudur... sözü de konunun delillerindendir. Bir başka delil ise Hz. Peygamber'in "Bir kimsenin namazı kendisini kötülük ve çirkinliklerden alıkoymuyorsa bu namaz o kişinin (Allah'a) uzak kalmasından başka bir işe yaramayacaktır" anlamındaki sözleridir. Nitekim gaflet hâlinde olanın namazı kendisini kötülük ve çirkinliklerden alıkoymaz. Benzer bir hadis de şöyledir: "Nice namaz kılanlar var ki, onların nasipleri, sadece çektikleri yorgunluk ve sıkıntı olacaktır." Burada da Resûlullah gaflette olandan başkasını kastetmiş değildir.
"Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir". (Hadid 4 ) .Yani ilmiyle sizinledir .Acuri eş Şeri'a isimli kitabında, Allah Teala'nın kullarıyla beraberliğinin manasının, ilmiyle olan beraberliği olduğuna dair icma nakletmiştir. Ehl-i Sünnet'ten İbn Abdulber ve başka alimler ona ittifak etmişlerdir. Onlardan önce bu meseleye İmam Ahmed delil getirmiştir. O şöyle demiştir: Allah ayete "ilim" ile başlamış "ilim "ile bitirmiştir.