Köklerin Gölgesinde Gerçeği Bulmak
4/10
·104 syf.··
2026 12. kitabı
Robert Musil’in Birleşmeler’i, ilk sayfadan itibaren okuru o meşhur betimleme labirentlerine hapsediyor. İlk başta "bomboş" ve "boğucu" gelen o aşırı derinlik, aslında karakterin zihnindeki o devasa kalabalığın bir yansıması. Kitabı bitirdiğimde fark ettim ki; bu eser sadece Veronica’nın değil, hepimizin o "kökler ve kanatlar" arasındaki içsel savaşının bir haritası. Kökler: Bir Hiçlikten Kaçış mı? Veronica’nın teyzesi ve Demeter ile olan koparılamaz bağı, benim kendi hayatımdaki aile köklerimle kurduğum bağın edebi bir yansıması gibiydi. "Aileye çıkardığında geriye ne kalır ki?" sorusu, kitabın sayfaları arasında yankılanırken şu gerçeği gördüm: İnsan, köklerini kestiğinde özgürleşeceğini sanırken aslında havada rotasız süzülen bir balona dönüşmekten korkuyor. Veronica’nın o karanlık aile evinden ve Demeter’in hayaletinden kopamaması, bir tutsaklık değil; aslında bir kimlik arayışı ve "bağsız kalma" korkusuna karşı bir savunma mekanizması. İtiraf etmeliyim ki ilk hikaye beni ne kadar çekmediyse ikincisi ile bağ kurdum. Her iki hikayede de bolca yer alan betimlemeler okumamda kopukluklara da neden oldu bu nedenle kitap ağır ilerledi.
BirleşmelerRobert Musil · Can Yayınları · 2023153 okunma
8/10
·336 syf.··
2026 128. kitabı
Annelik Miti #okudumbitti Hamileyken “anneliğe hazırlanıyorum” cümlesi kulağa çok sakin geliyor ama içi hiç öyle değil. Bir yandan heyecan, bir yandan belirsizlik… Ve fark etmeden üstümüze yapışan o görünmez beklentiler: “Zaten içgüdüsel bileceksin”, “doğal akacak”, “eşinle otomatik uyumlanacaksın”, “hep güçlü kalacaksın”… İşte Annelik Miti tam bu noktada iyi geldi bana. Bu kitabı Burcu Ünlü vesilesiyle okudum ve iyi ki okumuşum. Vanessa Bennett, anneliği pembeleştiren cümleleri tek tek açıp “Asıl yük nereden geliyor?” sorusuna dürüstçe bakıyor. Bu kitap, anneliği zorlaştıran şeyin benim eksikliğim olmadığını; daha en baştan “ideal” diye önümüze konan kalıpların zaten gerçek hayata uymadığını anlatıyor. Üstelik bunu yargılayarak değil, gerçekten anlayan bir yerden yapıyor. Bennett anneliği bir “beceri listesi” gibi değil, bir kimlik dönüşümü gibi ele alıyor. Hamileyken bile insanın zihninde bir eşik oluşuyor ya… Sanki eski benlik ile yaklaşan yeni rol arasında gidip geliyorsun. Kitap bu eşiği görünür kılıyor: bedenle ilişkinin değişmesi, kontrol ihtiyacı, kaygılar, “yetişebilecek miyim?” düşüncesi… Hepsini konuşulabilir hale getiriyor. Üstelik mitoloji ve arketipler (Kali, Demeter gibi) üzerinden anlattığı yerler, meseleye daha geniş bir perspektif ekliyor. Bir de ilişki kısmı… “Biz bunu birlikte nasıl taşıyacağız?” sorusu ara ara içinden geçiyor ya; kitap bunu kişisel bir başarısızlık gibi anlatmıyor. Roller ve beklentiler nasıl kuruluyor, neden zorlanıyoruz, bunu gösteriyor. Ve bana şunu düşündürdü: Daha başlamadan bazı şeyleri konuşmak, sınırları ve ihtiyaçları netleştirmek mümkün. Bence Annelik Miti bir “çocuk yetiştirme” kitabı değil; bu sürece sızan baskıyı fark ettiren bir uyanış rehberi. Ben okurken “ileride kendimi kaybetmemek için bugünden neyi farklı
Annelik MitiVanessa Bennett · İrene Kitap · 20269 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·376 syf.··
2026 6. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 19:38
Adı sebebiyle merak edip aldığım bir kitaptı. Dili basit, konuşma üslubu ile yazılmış bir kitap. Bana kattığı bir şey yok gibi şu an için. Eğer "kafam dağılsın" dediğiniz bir döneminiz varsa, o zaman okuyabilirsiniz. Kalbi kırık bir kadının bazı tesadüfler sonucu yeniden kalbinin tamirini anlatıyor.
HeraAsya Demeter · Edebiyatist · 20214 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 40. kitabı
ANTİK YUNAN MİTOLOJİSİNİN KADINLARINA DAİR ÖYKÜLER Merhabalar bugün sizlere bu güzel kitapla geldim. Mitolojiye meraklı olanlarınız varsa bilirler ki hep erkek kahramanların büyük başarılarını, savaşlarını, aşklarını, düşüncelerini okuruz mitlerde aslında. Kadınlarınsa ismi vardır evet ama hep yardımcı karakter rolündelerdir, hiç başrol olamazlar. Bu kitap da işte tam olarak bu duruma tepki olarak yazılmış. Mitlerde adı geçen kadınların da mücadeleleri, düşünceleri, başarıları en önemlisi hikayeleri olduğunu göstermek için. Bu kitapta göreceğiniz isimler de çok uzak, bilmediğiniz isimler değil. Pandora, Demeter, Danae, Harpia, Kirke, Medusa ve bunun gibi “erkek kahramanların hikayelerinde” çokça duyduğunuz diğer kadınlar anlatılıyor. Ama artık bu kadın karakterlerin ekseninden anlatılan hikayeler bizim mitlere çok farklı açılardan bakmamızı sağlıyor. Yazar, bu mitlerdeki kadınlara da başkaldırma, savaşma, aşık olma fırsatı veriyor da diyebiliriz. Böylece bu kadınlar da kendi hayatlarının baş karakteri olarak kahramanlaşmışlar. Çok severek okuduğum bir kitap oldu. Kitabı alırken bu şekilde bir mesajı olduğunu bilmiyordum. Yine erkek egemen bir anlatımla mitolojide yer alan kadınlar hakkında bilgiler var sanıyordum ancak kitabı okuyunca şaşırdım. Sürükleyici, farklı bakış açıları kazandıran, güzel bir kitaptı. Özellikle mitoloji severlere tavsiyemdir.
Edebiyat
Antik Yunan Mitolojisinin Kadınlarına Dair ÖykülerNesibe Çakır · Sakin Kitap · 202370 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Roma ve Yunan mitolojisi hakkında, tanrılar ve tanrıçalar hakkında bilgi veren bir kaynak. Kim kimin kızı, gücü neydi, en bilinen hikayesi…Nefis bir kaynak. Öğrenmek için okuyorum. Hiç sevmem, öğrenmek için okumayı yani. Ben hikayelerin eteğinden tutabiliyorum bir tek. Ölümlü ellerimden başka türlüsü gelmiyor. Öyle kuru kuru okuyarak Demeter’e kadar geliyorum. Bereketin, hasadın ve mevsimlerin tanrıçası Demeter. Hades’in kızı Persephone’yi yeraltı dünyasına kaçırmasıyla deliye dönen hani. Elinde bir meşaleyle dokuz gün dokuz gece dünyayı dolaşan, yemeden içmeden kesilen Demeter. Ben bu hikayeyi biliyorum, ama bu sefer okurken içimde bir şey cız ediyor. Baştan okuyorum, bir daha, sonra bir daha. Çünkü bu sefer onu bir tanrıça gibi okuyamıyorum. Yürüyen birini görüyorum. Kaybolan, ellerinden alınan kızını arayan bir anne görüyorum. Hiçbir şey olmamış gibi yaşamayı kabul etmeyen inatçı birini.. O yas tutarken, ağaçlar çiçeğe durmuyor, toprak ürün vermiyor, dünya kıtlığın pençesine düşüyor. Dünya onun acısına benziyor. Tanrılar onun acısını artık görmezden gelemiyorlar. Hades’i ikna edip yılın belli zamanlarında Persephone’yi annesinin yanına getiriyorlar. Kızı gelince bahar geliyor, toprak nefes alıyor, dallar meyveye duruyor. Ama biz ölümlülerin dünyasında kimsenin acısı dünyayı durdurmuyor. Rabia Naz Vatan’ın babası, Rojin Kabaiş’in babası, Gülistan Doku’nun annesi, Cumartesi anneleri ve daha niceleri… Bir tek onların dünyası duruyor. Bir tek onlara gelmiyor bahar.
Mitoloji
Mitoloji 101Kathleen Sears · Say Yayınları · 20213,418 okunma
Bazen de yıkım, kader getirir; kim bilir?
Puan vermedi·448 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 15:44
Yunan mitolojisini çok seviyorum, ve ana olaya bağlı kalmak koşuluyla tüm Yunan mitolojisi karakterlerinin bizselleştirlmesini de çok seviyorum. Yani sonuçta koskoca Hades... Ama erkeklerin sıradan aptallıklarından nasibini alıyor... Koskoca Demeter... Ama kızını korumak dürtüsüyle kızına dahi acımasızlaşıp baskıcı bir ebeveyne dönüşebiliyor... Kendi içlerinde küçük bir tanrıça olsa da; kendi çapında koskoca Persephone... Ama ebeveyninin baskısından sıyrılıp kendini tanıma serüveninde hatalar yapıp, bunlardan ders çıkarmak üzere acılar çekip bedeller ödüyor (tanıyorum bir yerden :) )... Çok tanrısal ve çok insansı. Ya da çok insansı ve çok tanrısal... Nasıl derseniz işte... Ve bir de Kader Tanrıçaları; 'kaderinden kaçtığın yol aynı kader için en kestirme yoldur' mu dediniz? Doğru dediniz. Hepimiz için ne kadar da öyle değil mi? Aşmak için içinden geçmek gereken her şey gibi... Karanlığın Dokunuşu seriye giriş olduğundan biraz hafif gelmişti bana ama Yıkımın Dokunuşu gelişmeler konusunda oldukça başarılı idi. Özellikle Persephone'nin karakter gelişimi için yaşadıkları ve çıkardığı dersler yine bana "hayatımın zamanlamasına denk gelen kitap" olma özelliği ile "yeni kendin olmak istiyorsan eski kendini işine yaramayan yerde bırakman gerek" mesajını çok net verdi; teşekkür ederim Scarlett St. Clair ve teşekkürler Kader Tanrıçalarının zamanlaması. :) Keyifli okumalar.
Edebiyat
Yıkımın DokunuşuScarlett St. Clair · Martı Yayınları · 2023415 okunma