Giyinme tarzı, kısmen sosyal becerilerin bir yansımasıdır; modaya uygun giyinebilmek için başkalarını gözlemleyip neyin 'moda' neyin 'demode' olduğunu anlamanız ve onları kendinize uyacak biçimde nasıl taklit edeceğinizi keşfetmeniz gerekir. Bu sinyaller belirgin değildir ve başarılı olabilmek için bir kişinin seçimlerinin hem bireyselliği, hem de etrafına uyumlu olduğunu yansıtması gerekir.
Ama ben böyle şımarık bir velet gibi davranıp demode, ahmakça bir endişeyi sürdürürken, sen gözle görülemeyecek kadar bir hızla dönen bir rüzgâr gülü gibisin.
Post-modernitenin kahramanlarının 'ucubeler' ve 'yaratıklar', 'travestiler' ve 'yozlaşmışlar' olması tesadüf eseri değil -bu, modanın kuralı. Dünyanın palyaçolarının ortamında, hiç kimse ve hiçbir şey 'haddinden fazla demode' görünemez- modern yaşamın mecburiyetlerini görmezden gelen Gelenekçi insanlar bile.
"Sen bir şeye yürekten inandığında evren senin için harekete geçer." Kaç dolar veriyorsun bunu öğrenmek için? "Evren" dersen kabul edilebilir oluyor bu cümle, evren yerine Allah dersen demode sayılıyor.