7/10
·144 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 10:19
Ruhun patikalarında yolculuğa çıkmak isteyenler için eğitim üzerine yazılmış bir deneme. Çocukların her biri tıpkı çiçekler gibi farklı özelliklere sahip ve biricik. Bizler onlardan rengarenk tarhlar yaratabilirken onları birer çiçek mezarlıklarına dönüştürmemek adına bu çiçeklerin sesine kulak vermeli, kendi yollarını çizebilmelerini ve kendi ruhlarını bulmalarına olanak sağlamalıyız. "Karşınızdaki çocuk; bir yaban mersini, papatya, gündüzsefası, cennetkuşu çiçeği, gelincik, gök sarmaşığı ya da yeşil kanatlı yabani orkide olabilir. Hepsinin farklı ihtiyaçları, farklı hassasiyetleri vardır.” Önemli olan bu hasasiyetleri göz önünde bulundurarak davranabilmek. Onların ilgi alanına, duygularına saygı duymak, bizleri de saygınlaştırır. Çünkü; “Duygular tutkal gibidir, herkesi birbirine yaklaştırır.” Bizler çocukların üzerinde yetişkin rolünü bir gardiyan ya da yön levhası olarak değil; gölgesinde nefes alınacak bir "ulu çınar", bir "yönder" veya bir "bilge" olarak görmeliyiz. Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları, eğitim sisteminin çarkları arasında kaybolan çocuk ruhunu yeniden yeşertmek isteyen her öğretmenin, anne-babanın ve en önemlisi kendi içindeki çocuğu hâlâ yaşatan her bireyin başucunda bulundurması gereken zamansız bir eser. Coşkuneri bize, çocukları şekillendirilmesi gereken birer hamur olarak değil, açmasına alan açılması gereken birer kır çiçeği olarak görmemizi fısıldıyor. Yapılması gereken çok basit. Sadece yüreğinizi açın ve size güvenmelerini sağlayın. Kitapla, kasvetli çiçek mezarlıklarıyla değil rengarenk çiçek bahçelerinde sevgiyle kalın.
Çocuklar ve Çiçek MezarlıklarıTuğba Coşkuner · Cezve Kitap Yayınları · 20191,935 okunma
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kitap adı: Yine De Sevdik Yazar adı : Miraç Çağrı Aktaş Sayfa sayısı :160 Kitap türü: Deneme// Hayattan kısa kesitler Kitabın ana teması, sevgi ve sevmek ile ilgili gibi gözükse de değil, kitabın ana teması "Keşkelerimiz" bana göre. Yazar kendi hayatından örnekler vererek konuya gayet güzel vakıf olmuş. Aynı yazarın okumuş olduğum bu ikinci kitabı "Okurken, iç sesinizle sohbet ettiğinizi düşünürseniz şaşırmayın" Kitapta kısaca her türlü sevgi ve sevdaya değinmiş, bu ister yar, ister ana, ister baba ister dede ve arkadaş, dost olsun. Çocukluğunu yaşayamadığından dem vurmuş ve buna karşılık güzel hayaller kuracağından bahsetmiş yazar. Sevdiği ve değer verdiği insanların ihaneti o kadar sarsmış ki, neredeyse en çok "yaşattığını yaşamadan ölme" cümlesini okuyorsunuz kitabın sayfalarında. *"Papatyalar çok narin ama dikenli güller için onları ezip geçtiniz" * Bazen sorgularız değer verdik de ne oldu? Kısaca bu kitapta da karşılaşıyorsunuz aynı ifade ve durumlarla. *** "Her şeyi bilmenize gerek yok, üzmeyin birinin acı çekmesine neden olmayın yeter" Yazar İnsanın en üzüntülü anlarında, genelde söylenen kelimeler, "unutursun ya da alışırsın", olduğundan dem vurmuş. Sanırım bu durum bizim kültürümüze has bir durum. ***"Sizi olduğu gibi kabul edip seven insanları sevin, kendi menfaatleri için sizi değiştirmeye çalışan insanlardan ise uzak durun" ***"Bahanelere sığınıp sizi ihmal edenler değil, size zaman yaratanlar olsun yanınızda,diyor yazar son olarak. Bu kadar spoiler yeterli. Kitabı beğendim, kesinlikle tavsiye ediyorum. Not:" Keşkelere o kadar çok güçlü sarılıyoruz ki, yeri geliyor onlarla saklanıp hayatın en güzel anlarını kaçırıyoruz" Aylin Özgür
Yine de SevdikMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 20184,495 okunma
Reklam
Bilim ile Hikmet Arasında Bir Arayış
Puan vermedi·142 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:18
İsmail Hakkı Aydın’ın Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründüm adlı eseri, yalnızca nörobilim üzerine yazılmış popüler bir bilim kitabı değildir. Eser; bilinç, insan zihni, evren, frekans, matematik, metafizik ve hakikat arayışı üzerine düşünmeye çağıran disiplinlerarası bir fikir yolculuğudur. Kitap boyunca yazar, modern bilimin kavramlarıyla kadim hikmet geleneği arasında köprü kurmaya çalışır. Bu yönüyle eser, klasik akademik metinlerden ziyade; bilimsel düşünceyi felsefî ve metafizik sorgulamalarla birleştiren bir düşünce manifestosu niteliği taşımaktadır. Kitabın daha ilk sayfalarında hissedilen temel yaklaşım şudur: İnsan yalnızca biyolojik bir organizma değildir. Beyin, sadece et ve sinir dokusundan ibaret bir yapı olarak değil; anlam üreten, algılayan, frekans yayan ve evrenle görünmez bağlar kuran bir merkez olarak ele alınmaktadır. Yazarın “frekans” kavramına yaptığı vurgu da tam burada anlam kazanır. Ona göre evrenin özü titreşim, enerji ve etkileşimdir. İnsan zihni de bu büyük sistemin dışında değildir. Eserin en dikkat çekici taraflarından biri, bilim ile inanç arasında çatışma değil tamamlayıcılık ilişkisi kurmaya çalışmasıdır. Özellikle Birûnî’ye atfedilen: “Beni bilim insanı yapan Âl-i İmran Suresi’nin 19. ayetidir” anlatısı üzerinden yazar, İslam medeniyetinin bilimsel üretim ruhuna dikkat çeker. Burada Kur’an, fizik ya da matematik kitabı olarak görülmez; fakat evreni araştırmaya teşvik eden bir bilinç kaynağı olarak yorumlanır. Bu yaklaşım, modern dönemde din ile bilimi birbirinin alternatifi gibi gören anlayışlara karşı önemli bir itiraz niteliği taşımaktadır. Kitapta özellikle dikkat çeken bir başka düşünce ise şudur: “Allah’ın rızasının laboratuvarlarda olduğunu anlamak zorundayız.” Bu cümle, eserin medeniyet perspektifini özetleyen temel
Bilim/Felsefe
Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründümİsmail Hakkı Aydın · Girdap Kitap · 0109 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 07:55
şu ana dek okuduğum hiçbir kitabın incelemesini yapmadım, yapamadım. okuduğum bu son kitapta ahvalimin nedeni için bir deneme yapacağım. kitap bir danışma senasının diyalog ve iç monoloğu şeklinde ilerlediği için mesleki düşünerek okumaya başladım. Terapistin danışanına kurduğu cümleler kendimin alanda deneyimli birisi olmamasına rağmen üslup bakımından tarafıma 'korkunç' geldi. Örnek olarak terpistin "insanların hakkınızda ne dediğine bu kadar önem atfetmemenizi isterim." şeklinde kurduğu cümle etik açıdan doğru gelmiyor. Danışan bizim ne istediğimizle ilgilenmemeli, biz odağı danışanda tutmalıyız. danışanın "bir gün yeterince özsaygım olacak mı?" sorusuna "muhtemelen" şeklinde bir cevap vermek de uygun görünmüyor. Bu danışanın sorularının cevaplarını danışmanda aramasına sebebiyet verebilir ki bu da süreci öğretmen-öğrenci ilişkisine dönüştürebilir. İstenen hareket zannımca danışana sokratik sorgulama, kâr zarar analizi yaptırabilmektir. veya "kendimi iyi tanımıyor muyum?" diyen danışana "bence kendinizle çok ilgilenmiyorsunuz" demek yerinde değil gibi. Bunun yerine "kendinizi tanıyıp tanımadığınız konusunda bir bilginiz olmadığını söylediniz, sizce kendini tanıyan bir insan nasıl olur, size kendinizi tanımadığınızı düşündüren nedir?" gibi içerik yansıtmasının ardından seçilen bir soru yöneltilebilir ki danışanın uygun koşullarda konuşmasını teşvik edelim ve danışanın bilişsel çarpıtmalarını, şemalarını anlayabilelim. veya başka bir örnek; "... naziksiniz zaten, bu konuda yapabileceğiniz bir şey yok" demek danışanın kitaba göre halihazırda olan acizlik duygusunu sağlıksız şekilde devam ettirebilir. anlaşılacağı üzere kitabı okumalarım tepkili devam etti. ardından başka şeyler düşünmeye başladım. biraz kitap hk. araştırma yaptım. kitap otobiyografik yani kurgu
İnceleme
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:17
Ölümcül Kimlikler kitabı, insanların kendini nasıl tanımladığı üzerinden ilerliyor ama asıl mesele şu: İnsanlar gerçekten tek kimlikli mi yoksa bunu kendileri mi böyle dayatıyor? Kitap bu sorunun etrafında dönüyor. Amin Maalouf a göre insan tek bir kimlikten oluşmaz. Ama bence asıl problem, insanların bunu bilmesine rağmen kendini tek bir kimliğe indirgemesi. Çünkü bu daha kolay. Bir gruba ait olmak, düşünmeden taraf tutmak, sorgulamadan “biz” demek. Kitapta geçen “biz ve onlar” ayrımı da tam olarak buradan çıkıyor. "Kimliğim beni başkalarından ayıran değil aynı zamanda onlara bağlayan şeylerin toplamıdır.” düşüncesi güzel ama pratikte bunun tam tersini yaşıyoruz. Bağlayan şeylerden çok ayıran şeylere odaklanıyoruz. Kitap kısa ama ortaya attığı mesele basit değil. Başta biraz sıkıcı geldi fakat sonrasında sorgulanan konular ilgimi çekti. Deneme sevenler için güzel bir kitap.
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:29
Bugunun olaylarına gecmısten bakıs. Harika bir kitap. Yaklasık bır aydır hatta daha da fazladır bu kıtabı okuyorum, sındıre sındıre, ders calısır gıbı. Bır cırpıda okunacak bır kıtap degıl, deneme yazması okurları sasırtmasın. Amin Maalouf ismini cok onceden berı bılıyorum ama ılk okudugum kıtabı uygarlıkların batısı, dıger eserlerı de eksıksız okuyacagım cunku harıka bır yazar. Uluslararası ılıskıler mezunu oldugum ıcın mıdır yoksa tarıhe ılgım cok oldugu ıcın mıdır bılınmez ama kıtabı cok begendım, acele etmedım bıtırmek ıcın, ozumsedım, okuduklarımı baska ınsanlara anlattım unutmamak ıcın. 200 sayfa ama cok yogun bır kıtap. Altını cızdıgım yerlerı tekrar okudum hatta utanmasam butun cumlelerın altını cızecektım. O yuzden cok fazla alıntım oldugumdan, alıntıları paylasamayacagım sanırım. Yazar Mısır'ın suankı durumuna sıtem ederken, bu kadım uygarlıgın eskı halıne gıpta ederek kıtaba baslıyor, aynı sekılde beyrut un nasıl bu hale geldıgını, ısraılın ortadogu sahnesıne adım atısı, savasları, fılıstını surukledıgı felaketı, aynı zamanda fılıstın sorunun tum ortadogu da nasıl karışıklıklara sebebiyet verdıgını, iran ve surıyenın detaylı tarıhı gecmısı, marksizm ve kapitalizmin savasında dunyanın dort bır yanındakı olaylar, buraya yansılıtılamayacak cok fazla detay kıtapta yer alıyor. Dunyaya hem kısa hem detaylı hem kusbakısı bır goz... bugunun olaylarını daha net anlayabılırsınız gecmıs olaylara bakarak. Hem sosyal hem politik gelısmeler... tabı tum okuduklarınızı hatırlamanız zor olacaktır, ıcerık cok yogun oldugu ıcın ama ben severek okudum ve herkese de tavsıye ederım
Uygarlıkların BatışıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,281 okunma
Reklam
Reklam