Bir zamanlar duyuların görünüşü ve her tür dışsal deneyim karşısında kendini bu tür safdilliklerden tamamen kurtarmış düşünce olarak konumlayan felsefenin kendisi de artık, nesnel olarak, yüz elli yıl önce Goethe’nin öznel spekülasyondan beslenen sefil âlimler olarak gördüğü kişiler kadar safdilleşmiş durumdadır.
İçe dönük düşünce mimarı, dışa dönük teknisyenlerin el koyduğu Ay'ın karanlık tarafında ikamet etmektedir.
Furtwängler’e duyduğum hayranlığın enikonu sınırlı bir deneyim olarak kalmasının başlıca nedenlerinden biri, zamanın gerçekte ilkel ve sınırlayıcı bir şey olduğuna ilişkin duygumdu..
Ömrümde bu çapta bir virtüözlük görmemiş biri olarak nasıl büyük bir coşkuya kapıldığımı, iki kısacık saatten ibaret bu deneyim biraz daha sürsün, aldığım keyif hiç bitmesin diye nasıl uğraşıp didindiğimi hiç unutmam..