Bağlanma ihtiyacı hiçbir zaman azalmaz. Pek çok insan, uzun süre diğerlerinden uzak kalmayı tolere edemez. İş, dostluk ya da aile aracılığıyla iletişim kuramayan insanlar, hastalık, dava ya da aile içi kavgalarla kendi bağlanma biçimlerini bulurlar. İlgisizlik yabancılaşma gibi kasvetli algılar bile tercih edilebilir.
Zevâl‑i lezzet elem olduğu gibi, zevâl‑i elem dahi lezzettir. Evet herkes geçmiş lezzetli, safâlı günlerini düşünse, teessüf ve tahassür elem‑i manevîsini hissedip “ Eyvâh! ” der ve geçmiş musîbetli elemli günlerini tahattur etse, zevâlinden bir manevî lezzet hisseder ki, “ Elhamdülillâh şükür, o belâ sevâbını bıraktı gitti ” der, ferâhla teneffüs eder. Demek bir saat muvakkat elem, zevâliyle rûhta bir manevî lezzet bırakır ve lezzetli saat, bil'akis elem bırakır.
Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir an, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.
"Benim Hâlıkım bu dünyayı bana hane yapmış, güneş benim bir lâmbamdır, yıldızlar benim elektriklerimdir, yeryüzü çiçekli-miçekli halılarla serilmiş benim bir beşiğimdir" der, Allah'a şükreder.