10/10
·496 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 02:13
Sanırım, hiç beklemediğim şekilde ters köşe yaşadığım yek kitap. Böyle bir sonu, daha doğrusu kitabın sonuna doğru olayların gelişme şekli ve ters kie yaşanan o mistik an... Resmen kitabın son elli altmış sayfasını ağzım açık bir şekilde okudum. O derece beklemediğim bir anla karşılaştım. Başlarda Viki ve Christian'ın, daha doğrusu Christian'ın düşünce ve davranışlarını açıklayan ayrı bölümler olması benim için gereksiz bir detaydı. Ama kitabın sonuna doğru daha iyi anladım nedenini. Gerçekten mükemmel bir kitap, hem akıcı hem olaylar gereksiz uzamadan hızlı bir şekilde ilerliyor ve okuyucuyu yormuyor. 10/10, kesinlikle okunur.
Polisiye
Look CloserDavid Ellis · G.P. Putnams Sons · 2023105 okunma
O kadar boş bir kitap ki, hayal kırıklığı, zaman kaybı
3/10
·416 syf.··
2025 42. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 23:27
SPOİLER VARDIR Kızımızın hayatı çok ilgi çekici: Babası bir sebepten dolayı kendini öldürmüş, annesiyle beraber bir ormanda tek başına yaşayan menekşe gözlü Corvina’mız var. Belli bir zaman sonra annesi de ayrılıyor ve bu kızımız tek başına takılırken eline bir mektup geliyor. Bir üniversiteden kabul mektubu (bak sen) Neyse, gittiğimiz üniversite tabii ki bir şato. Gotik atmosfer yaratma çabası burada başlıyor ama çok geçmeden bu çaba kitsch’e evriliyor. Beş yılda bir düzenlenen meşhur (!) Kara Balo etkinliği varmış. Ve ne tesadüftür ki her Kara Balo'nun sonunda bir öğrenci kayboluyormuş. Ultra gizemli 2x balo vibes... Vay canına! Hiçbir Allah’ın kulu da çıkıp “Yahu bu Kara Balo'dan sonra hep birileri kayboluyor, acaba bu etkinliği iptal mi etsek?” dememiş. Tabii niye desinler? Eğer o balo iptal edilirse elde ne kalır? Sadece Vad ile Corvina’nın bitmek bilmeyen seks sahneleri. Ama bu da yetmiyor. Yıllar yıllar yıllar önce "Katiller" diye anılan bir grup varmış. Bunlar da akıllarına eseni ayin niyetine ormana götürüp, oyun oynayarak öldürüyorlarmış. Evet, oyun oynayarak. Öldürdükleri kişi sayısı tam 15, ve cesetlerin hiçbiri bulunamamış. Tüyler ürpertici olması gerekirken, ciddiye alınamayacak kadar abartılı. (Onada değineceğim, çünkü o da çok komik.) Tabii bunlarla bitmiyor. Bir de okulda intihar eden bir öğrencimiz var: Alissa adında bir kız. Başrol erkek karakterimiz de Alissa ile bir kereliğine birlikte olmuş. (Sözde her şeyi bilen, çok bilmiş karakterimiz, Alissa'nın öğrenci olduğunu bilmiyormuş. :D) Sonra Corvina geliyor. Arkadaşı tatlı masuuuum çok ama çok massuumm Jade’in yardımıyla bu bilgileri damar yolundan kendine bir sindire sindire enjekte ediyor. Tabii enjekte ediyor etmesine ama olaylar hâlâ bitmiyor. Pat! Bir intihar vakası daha yaşanıyor.
1000Kitap
GothikanaRuNyx · Martı Yayınları · 20221,876 okunma
Reklam
Anlam terapisi
Puan vermedi·167 syf.··
2024 79. kitabı
Logo Terapi 'nin kurucusu Dr. Victor Frankl'nin Anlam Arayışı eseriyle meşhur olduğu için Duyulamayan Anlam Çığlığı eserini bilen pek yok diyebiliriz. İkinci dünya savaşı sırasında toplama kamplarında bir doktor olarak hayatta kalmayı başaran Frankl'in kamptan kurtulduktan sonra karısı dahil bütün sülalesinin, yani herkesin öldüğünü öğrenir. Kampta kaldığı zaman boyunca doktorluk yeteneğiyle meşgul olur ve mücadele eden insanlarla pes eden insanları inceler. Gelelim kitabı ilk bölümüne; "Duyulamayan Anlam Çığlığı" başlığı altında geliştirdiği Logo (anlam) terapi kavramını açıklıyor ve anlam isteğinin derin bir iradeye dayandığını, bu iradenin ise yaşama anlam katmada etkin bir gücü olduğunu vurguluyor. Savaştan sonra insanların yöneldikleri hümanizm olgusunu da kendi teorisiyle açıklayan Frankl'in hümanist psikolojinin ne derece hümanist olup olmadığını sorguluyor. Çünkü hümanizm insanı öncelediği düşünülse de, insanı her şeyin üstünde tuttuğu için bir çeşit insansı egoizme yani insanı yüceltmeye dayandığından anlam arayışına ket vuran bir özelliğe sahip. Öyle ki iki kişinin interaktif paylaşımı olan seksin bile insansızlaşması söz konusu. Ayrıca doktor sporu günümüzün çileciliği olarak belirtirken geçicilik ve ölümlülük olgusunu bizlere hatırlatıyor. Psikoloji bölümü mezunu olduğum için okurken zorlanmadım lakin bu alanda yeni okuma yapanlara karşılaştığı psikolojik kavramları araştırırak okumalarını tavsiye ederim. Okuma serüveniniz daha keyif olur. Viktor E. Frankl
Psikoloji
Duyulmayan Anlam ÇığlığıViktor E. Frankl · Öteki Yayınevi · 2003853 okunma
9/10
·240 syf.··
2024 232. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 02:33
İnsanlar bu kitabı ne yönden rahatsız edici buluyor anlamıyorum. Böylesine nadide el yazmaları ortaya çıkarıldığı ve hâlâ daha var olduğu için minnettar olmalıyız. Her neyse, bu kitap için iki adet yazı hazırladım, ilki ve daha yüzeysel olanı ile karşınızdayım. Umarım açıklayıcı olmuştur, keyifli okumalar. "Satyricon" bugün iki özelliği ile ünlüdür: 1. (Tartışmasız bir şekilde) tarihteki ilk roman olduğu ve, 2. "Müstehçen" bir kitap olduğu için. Ne yazık ki, orijinali çok daha uzun olan bu çalışmanın sadece 141 bölümü günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Ancak sadece bu bölümlerle bile son derece zorlayıcı bir okuma olma özelliği taşımaktadır. 1. yüzyılda, Nero döneminde yazılan Satyricon, ondan önce ortaya konmuş hiçbir yazılı esere benzememektedir. (Belki de bu kitap hakkında fikir yürütmenin en iyi yolu, ona küçük bir nesir macerası gözüyle bakmaktır.) Ana karakterimiz İthaka kralı yerine, eski gladyatör (ve şu anki "alçak") Encolpius'tur. Kendisi, 10 yıllık bir savaştan sonra sadık eşine ve evine dönmeye çalışmak yerine, bedava yemek bulmak, eski avcıları dolandırmak ve (en önemlisi) işine geri dönebilmek için erektil işlevsizliğini düzeltmekle ilgilenmektedir. Homer'a pek benzemiyor değil mi... Fakat öyle hemen vazgeçmeyin, kitapta inanılmaz komik olaylar da olmakta. Aristophanes, Menander, Terence ve Plautus gibi yazarları komik buluyorsanız şayet, doğru yerdesiniz demektir. Şuna bir bakın (Türkçe çevirisi elimde mevcut değil maalesef ancak merak eden olursa hemen çevirebilirim): "Tryphaena’s cohorts, spurred on by the hysterical screaming of her maids, prepared to attack us with their bare hands. Only the pilot remained aloof, cursing the whole fracas as the lunatic work of a mob of perverts and threatening to abandon his post unless we stopped immediately.
Edebiyat
The SatyriconPetronius Arbiter · Penguin Classics · 201136 okunma
10/10
·224 syf.··
2024 150. kitabı
Avustralya'lı yazar, eleştirmen ve gazeteci Clive James, anılarını anlattığı, "Falling Towards England" kitabında, gençlik yıllarında bir kız arkadaşıyla buluşmak için hazırlıksız bir şekilde Floransa'ya yaptığı seyahati bizlere aktarıyor. Kız arkadaşı, aralarındaki dil engeli yüzünden derin bir hayal kırıklığı yaşayan James'e kaderlerini değiştiren bir müdahalede bulunmuş: "Aynı gece, Françoise yanımda oturup Dante'nin bir cildinden "Cehennem"in birkaç satırını yorumlayarak bana dilin nasıl işlediğini göstermeye başladı. "Per me si va tra la perduta gente." Benim aracılığımla kayıp insanların aralarından geçersiniz... Her ne kadar kalpleri acıtan bir dize de olsa, ortasında "tra la" diyordunuz ve bu bir tür müzikti." James, öğretmeni konusunda oldukça şanslıydı. 'Françoise', James'in Prue Shaw için kullandığı bir takma isimdir. Prue Shaw şu anda İngilizce çalışmalar yapan en ünlü "Dantista", yani Dante uzmanıdır. (Aynı zamanda uzun yıllar boyunca James'in eşi olmuştur ve James de bu kitabı ona adamıştır.) Dolayısıyla James'in daha önceki eserlerini okuyanlar, Dante çevirisinin onun için ömürlük bir çalışma olduğunu bilirler. Gerçekten de 2019'da ölmeden önce bitirdiği son büyük eser budur. Dante'yi daha önce birkaç kez okumuş ve çalışmış olsam da, James'in şiirlerinin bir hayranı olarak bir sefer de onun gözünden bakmayı istedim. Bu yüzden bu yazım, platformda çokça mevcut olan, Dante'nin "Inferno"sunun bir araştırma/açıklaması değil, James'in çevirisi üzerine bir inceleme olacak. Keyifli okumalar. Dante, spesifik olarak "Cehennem"indeki canlı imgelemleri dışında, şiirinin güzelliği bakımından da saygı görmektedir. Bu güzelliği başka bir dilde yeniden yaratmak oldukça zor bir iştir. Fakat James bu konuda Dante'nin "terza rima"sını uyaklı dörtlüklere dönüştürmek
Edebiyat
The InfernoDante Alighieri · Wordsworth · 03,982 okunma
10/10
·464 syf.··
2024 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2024 14:05
Grace ve Finn 15 yıldır evliler ama Finn başka biri ile birlikte olunca evlilikleri bitti. Grace kocasına çok aşık ama kocasının ona zerre tahammülü yok. En azından ben öyle anladım. Sözde seviyorum diyor ama neyse. Sonunda ayrıldıklarında Grace babaevine geri dönüyor. Sürekli kocası onu sevsin diye dua ederken karşısına Jackson Emery çıkıyor. Chester'in yüz karası. Herkes ondan nefret ediyor. Grace'in aşka olan inançsızlığı ve Jackson'un bağlılığa olan uzaklığı onları bir yaz kaçamağında bir araya getiriyor. Evet Jackson abimizin kötü bir şöhreti var ama Grace onun nazik ve kibar biri olduğunu anlıyor. Yaşadığı zor hayat onu bu hale getirmiş. Aslında böyle olmak zorunda kalmış Jackson. Bu iki yaralı insanın bir araya gelmesi beni çok ama çok mutlu etti. Gerçek hayatta olsa böyle bir insanın yanından geçilmez deriz ama iş kitaba gelince öyle olmuyor. Ben resmen bu çifte aşık oldum. Kitaba ise ayrı aşık oldum. Kitap genel olarak çok çok iyi ama okurken feminist kimliğim beni ele geçirdi. Grace'nin yaşadıkları sanki onun suçuymuş gibi davranmaları (özellikle annesinin) beni benden aldı. Kadın son derece üzücü olaylar yaşıyor ama gel gör ki suçlu yine Grace. İnsan delirmemek için kendini zor tutuyor. Burası biraz spoiler olacak ama Finn denen adam gidiyor Grace'yi en yakın arkadaşı ile aldatıyor. Autumn denen kız hamile kalıyor. Grace daha önce düşük yaptığı için daha fazla üzülüyor haliyle. Millet de kalkmış sen kocana geri dön diyorlar. Neymiş kocası onu çok seviyormuş. Neymiş Grace evliliği için çabalamıyormuş. Kardeşim siz iyi misiniz? Alooo. Adamın başka bir kadından (Grace'nin en en en yakın arkadaşıdan) çoçuğu olacak. Sizce öyle bir adama dönmeli mi? Neyse sonu beni benden aldı. Gerçekte annesinin neden bu kadar katı olduğunu anladım. Gözlerim yaşla dolu bir
Edebiyat
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,340 okunma
Reklam
Reklam