Kemal Okuyan.
Bilinmeli ki, Türkiye’de bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracak olan merkezi planlamadır.
Kemal Okuyan.
Üniter bir sosyalist cumhuriyet dışındaki seçeneklerin sonu gelmeyecek düşmanlık ve savaşlara yol açacağı artık belli olmuştur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İyi ki bugünleri görmedin...
Yön okadar milliyetçi ve yurtsever bir dergi ki Ziya Selışık'ın raporunda bahsedilen zararlı faaliyeti açıkla-makta sakınca görüyor. Haydi milliyetçilik şampiyonlu-ğunu ona bırakalım da kendisinin açıklamadığını biz söyleyelim: Bu zararlı faaliyet komünizm ve kürtçülük-tür. Gazetelere geçmiş; yerli ve yabancı uyruklu Kürtlerin hem Kürt devleti kurmak, hem de komünizm hususun-daki faaliyetleri mahkemeye düşmüş; kanunî unsur kifayetsizliğinden beraatla sonuçlanmış hatta bu sırada içlerinden Ziya Şerefhanoğlu adında biri Bitlis'ten senatör seçilmiş ve nihayet Askerî Yargıtay, bu Kürtçüler hakkındaki beraat kararını hem usulden, hem de esastan bozmuştur. Şimdi Genelkurmay Başkanlığı Askerî Mah-kemesinde duruşmalarına yeniden başlanmıştır. Ziya Selışık'ın Kürtçüler hakkındaki yazısına gelince, ondan çıkan anlam şuaur: Milli Emniyet tarafından takib olunan ve Türkiye'yi parçalamak emelini güden Kürtle-rin komünist faaliyetleri hakkındaki deliller olgunlaşmış ve adliyeye götürülecek duruma gelmiştir. Kürtçülük hakkındaki faaliyetlerini adliyeye intikal ettirmekte ise şimdilik belki hukukî ve siyasî sakıncalar vardır. İşin komünizm yönü olgun hale gelmişken bu fırsatı kaçır-mayarak o cepheden harekete geçilmelidir. Bu böyledir. Yoksa Kürtçüleri Kürtçülükten dolayı değil de, uydurma bir komünizmden ötürü mahkemeye vermek diye bir şey yoktur. Nitekim işin gazetelere geçen safhalarında Kürtlerin her iki suçtan da yargılandıkları görülmüştür. Türkiye'de komünizm teşkilât ve faaliyeti kanun dışı bırakılmıştır. Şimdiye kadar yapılmış olan birçok tevkif ve muhakemelerde gizli "Türkiye Komünist Partisi"nin ele gelen gizli faaliyet programında "Müslüman azın-lıklardan Kürtlere ve Lâzlara Moskova'nın emri ve ida-resi altında olmak şartı ile istiklâl verileceği" açıkça yazılıdır. Bunu
Sayfa 49 - 50 (7 Ekim 1964), Ötüken, 15 Ekim 1964·Kitabı okuyor
Çok dile getirilen bir şey ayak altına düşer...
Kanatlar sadece uçmak değil, bazen de kaçmak içindir.
Bu da harika.
“Osmanlının ülkesinde yüzyıllar boyunca, şeriat ilkelerine sıkı sıkı bağlı padişahlar, sadrazamlar, vezirler, seraskerler, hatta şeyhülislâmlar, karılarının ve her yaştan ve ırktan cariyelerinin yanısıra, haremlerinde hadımağaları ve halayıklar, selamlıklarında içoğlanları beslememişler miydi? Eşcinsel ilişkilerde edilgenlik neredeyse suç sayılırken, bizim geleneklerimizde oğlancılık hiç de ayıp değildir. Haremde ve kadın erkek ilişkilerinin büyük bir baskı altında tutulduğu kent, kasaba ve köylerde, kadınlar arası eşcinsel ilişkiler -ablacılık adı altında- gizli ama doğal karşılanmamakta mıdır? Sanatsal etkinliklerde, her türlü eşcinsel ilişkilerin kutsandığı, gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda, bu tür ilişkiler içinde oldukları herkesçe bilinen kimi ünlü kişilerin saygınlık gördüğü, bunların kendi aralarında oluşturdukları bir çeşit şekillendirilmemiş masonik örgütlenme içinde, salt bu ilişki çemberi nedeniyle, sanatın her dalında birbirlerini kolladıkları bir gerçektir. Aslında bu getto dayanışmasının oluşmasına neden olan, aptalca ve kabaca tutuculuğumuz yüzünden bizler değil miyiz? Ama asıl sorun şu ki, toplum olarak, büyük ölçüde dinsel töreler ve bundan kaynaklanan bağnaz bir etik anlayışın neden olduğu yoğun bir cinsel doyumsuzluk içindeyiz.”
Sayfa 124·Kitabı okuyor
Edebiyat