Çözelti, güzel, düzgün kristallere dönüşmek için duruluğa ihtiyaç duyar. Aynı şekilde, eğer temel kişiliğimizi canlı, diri alışkanlıklara yontmak istiyorsak biz de tefekkürü bir ihtiyaç haline getirmeliyiz.
Yüzümüzde kaybolan anlamı ancak hatırlayarak buluruz... Kayıp güzel zamanları bularak... Acıyı hatırlayarak... Anlatarak... Ruhumuzdaki gizli saatin çarklarını arayarak... Saatler hatırlar...
Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona birşeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri kayıtsızlıkları sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyolar.