Perdeler açık olsa da olmasa da gerçek değişmeyecekti. Budalanın teki değilse sadece bir kere dışarı baktığında sonraki, bir sonraki ve ondan sonraki günlerin, koşuşturmaca, huzursuzluk, kin, nefret, tükenmişlik içerisinde eriyip gittiğini anlayabilirdi insan.
Çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü, şaşkınlıklarım küçüldü, beklentilerim küçüldü. Büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak bir şey kalmadı. Büyümenin bir bedeli varsa bu işte, yarım metre uzadım, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim.