Hadiselerin başlangıcı için, Hâdır bölgesindeki Osman Hûrâni Lisesinde, Sünni ve Nusayri öğrenciler arasındaki bir kavgaya işaret ediliyor. Kaynaklara yansıdığı kadarıyla: 7 Nisan 1964 günü, sınıflardan birinde tahtaya ".. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, onlar kâfirlerin ta kendileridir (Mâide, 44) ayetini yazan Sünni öğrenciler, Nusayrilerin saldırısına uğramış. Olaylar büyüyünce, Hama Valisi Abdulhalim Haddâm, Sünni öğrencilerden üçünü şehirden uzaklaştırma kararı almış. Bunun üzerine, eşraftan zengin bir tüccarın oğlu olan Mervân Hadid'in organize ettiği bir protesto gösterisi, kısa zaman içinde ayaklanmaya dönüşmüş. Şehrin güney kesimindeki Sultân Camiinde üslenen Mervân ve arkadaşları silahlı bir isyanın hazırlıklarına başlamışlar. İpleri elden kaçırmakta olduğunu fark eden Haddâm orduyu yardıma çağırınca, Sultân Camii kuşatma altına alınmış ve çevresindeki yerleşim birimleriyle birlikte bombalanmış. Mısır'da eğitim alırken Seyyid Kutub'la tanışan Mervân Hadid, 6 Haziran 1976'da -henüz 42 yaşındayken- Şam'daki Mezze Askeri Hapishanesinde işkenceyle can verene kadar, Baas iktidarını sürekli kovuşturmasına uğramış İhvânın Hama şubesinin önemli isimlerinden Muhammed Riyâd Şakfa (d. 1944), Suriye'nin o dönemki Devlet Başkanı Emin el-Hâfız'ın -kendisi Halepli bir Sünni- Hamalı âlimlere Nusayriler bu şehri yok edecek" diyerek uzlaşmayı sağladığı, isyanın devamıı bu şekilde önlediğini aktarıyor.