İsmet İnönü zamanı; Bir millet yardım ayağıyla tembelliğe alıştırılıyordu. Siz zahmet etmeyin biz verelim politikası tutmuş, yerli üretim durdurulmuş, bağımsızlık savaşından yeni çıkmış millet yenide bağımlı hale getirilmişti. Yardım ayağına hazıra alışmış bir millet inşa edildi. ➤En çok okuması gereken millet bizim milletimiz, en çok okuması gereken ümmet bizim ümmetimiz. İlk emri ''oku'' olan İlahi Kitaba inanan ümmet, okuma, anlama ve teknoloji konusunda dünya sıralamasında en son da. ➤sosyal medya denilen iletişim aracındaki beğeni sayısına göre mutlu olan insanlar haline döndük. İletişim çağında iletişimsizlik en büyük sorun haline geldi. Bizleri daha özgür yapacağına inandığımız teknoloji, bizi kendine bağımlı hale getirdi. ➤Yaptığın sevabı küçük görme, mükafatının ne olduğunu bilemezsin. Yaptığın günahını da küçük görme, gazabını büyüklüğünü bilemezsin. ➤Ortak paydamız insan, ortak derdimiz vatan, düstürümüz liyakat olduğu sürece, Türk milletini yıkacak bir güç yok. ➤Herkes on altı devlet yıkıldı on yedincisi kurduk diye sevinir. Kimse diğer on altısı niye yıkıldı diye diye düşünmez. ➤Devletlerin dostları yoktur. Çıkarları vardır. ➤Mesele düşmanı bilmek değil, düşmanı tanımaktır. ➤Kızıl elma öldü mü? Elbette hayır. Kızıl elma bir dönem Anadolu, bir dönem İstanbul, bir dönem Roma, bir dönem viyana olarak değişkenlik gösterdi. ➤siyasette hiç bir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şeyin önceden planlandığından emin olabilirsiniz. ➤Unutma Beyim: Türk, nerde mazlum varsa orada olandır. Türk vefalıdır, beklenendir. ➤Aşıl olduğuna ulaşmak için yürür aşık. Yolda karşılaşacağı zorlukları hesaba katmaz., gözünde gönlünde sadece sevdiğine kavuşmanın hayali vardır. Bizlerde vatan aşıkları olarak sevdiğimiz, aşık olduğumuz vatanımızı teslim etmeyeceğiz.
Lopus Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Türk devlet geleneğinde sahip olu­nan topraklar bir erkeğin yavuklusu gibiydi, ona dokunacak el nasıl kırılırsa, vatan topraklarını çiğ­neyen ayaklar da öyle kırılmalıydı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
➤Tonyukuk yetiştirdiği sürece Bilge Kağan yetiştirebilirsin. Nizamülmülk yetiştirdiğin sürece Melikşah yetiştirebilirsin. Akşemseddin yetiştirdiğin sürece Fatih yetiştirebilirsin. ➤Özgürlük bahçesi sandığımız sosyal medya aslında bizleri daha bağımlı hale getirdi. Kendini bu değişeme hazırlayamayan şirketler ya battılar yada çok zor günler geçirdiler. Yapılan araştırmalara göre, uyumayan bir insan dakikada bir kere telefonuna bakıyor. Hatta uykusundan yenice uyanmış bir kişinin ilk aradığı şey telefonu. ➤Dünyada alkolden esrardan daha kötü bir bağımlılık varsa da o da körü körüne bir siyasetçiye bir sanatçıya bir ideolojiye bir şeyhe bağlanmaktır. ➤Gitmek her zaman kaçmak değildir. Gitmek bazen savaşmaktır. Kimliğin ile savaşmaktır. Nefsin ile savaşmaktır. Gitmek, inandığın ama içinde olmaman gereken bir savaşa kumandanlık etmektir. Bazen gitmek en şerefli vazifedir. ➤Mehmet Akif'e Avrupa'dan döndüğünde sormuşlar: Avrupalılar nasıl bu kadar ileri seviyedeler? Akif: Onların işleri var bizim dinimiz gibi dosdoğru: Bizim işlerimiz ise onların dini gibi çarpık. ➤Kanla alınan bir torağın bedeli varsa yine kandır. ➤Bununla beraber kuru kuruya yapılan her şeye yanlış deyip muhalefet etmek ne kadar yanlışsa yapılan her şeye doğru demek iki kat daha yanlıştır. ➤Yarım hoca dinden yarım hekim candan eder. ➤''Okumadığın gün karanlıktasın''. Okuma eyleminin bilgiye açılan yeşil ışık olduğunu simgeleyen kısa ve etkileyici bir ifade. Bilgiyle aydınlanmanın önemini güçlü bir şekilde öne çıkarıyor: ➤Kanuni dönemimde İstanbul'da yaşayan Busbecg ''Biz devleti savaş ile yıkamayız, onları dinlerinden uzaklaştırmamız lazım.'' ➤Devletler sahip oldukları toprakların yüz ölçümüyle büyük olmazlar, kurdukları medeniyetler büyüklerini gösterirler. ➤Yetimlere, gariplere, sanatkarlara, alimlere
Lopus Yayınları
Araştırma-İnceleme
Arnavutköy'ün eski meyhanelerinden biri Karamiço Meyhanesidir. Sait Faik Arnavutköy'e geldiği zaman bu meyhaneye uğrar. Edip Cansever'in Arnavutköy tutkusu da Karamiço Meyhanesi ile başlar.
Masa Kitap 1. Baskı: Mayıs 2025·Kitabı okudu
Alıntılar
Sırp kızı Oliviera Yıldırım Beyazıt’a veriliyor. Çelebi Mehmet’in anası. Sırp Kralı Brankoviç’in kızı Mara Despina Fatih’in annesi. Fatih Bavyeradan kovulan Yahudileri sakız adasına yerleştiriyor. 1554 Kanuni Yahudileri Edirneye yerleştiriyor. Yahudi Raşel Nurbanu Sultan İkinci Selimin karısı III. Muratın anası Venedikli Bafo Safiye sultan. Kızlarağası zenciler Mekke Medinedeki mal mülkün en yetkili tek bakanı idi. Padişahın kızlarına, oğullarına, analarına ne kadar aylık verileceğini belirleyen de onlardı. Genç Osman Şeyhülislam Arnavut Esatin kızı Akile ile nikahlandı. Cariyeleri kaldıracak. Haremi kapatacak. Yeniçeriyi kaldıracaktı. Herkes adam gibi giyinecekti. Ulema devlet işine karışmasın. Harem ağaları kalkacak. Ömer efendi bu devrimlerin fikir babası. Bir işçinin günlüğü 3-5 akçe yeni çeri 50 akçe alıyor. Yeniçeri ağası günde 400 akçe yılda 10 bin akçe ve Tuna boylarında 50 bin akçe. İkinci Mahmut’un anası Fransız.
Kİtabın Özeti İkinci Cilt
Halil İnalcık. (2018). Devlet-i Aliyye. Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar II kitabında 17. Yüzyılda Osmanlının Alman tüfekleri karşısında yenilgi almaya başladığını bu nedenle tüfek sayısını arttırmak istediğini belirtiyor. Osmanlı reayanın tüfek almasını serbest bırakıyor. Tüfek alanları seferde askere alıyor fakat sefer bittikten sonra bu adamlara yeniçeriler gibi maaş ya da sipahiler gibi tımar vermiyor yani geçimlerini sağlamıyor. Bunlar da eşkıyalığa başlıyorlar. Çeteleşiyorlar. Köylü bunlardan kaçıp şehre geldiği için de üretim düşüyor, devlet vergi toplamakta güçlük çekiyor. Yolların güvenliği de tehlikeye girdiğinden ticaretten gelen gelir de düşüyor. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: Devlet her işi geleceğini düşünerek planlamak zorundadır. Günü kurtaran tedbirler yarını yok edebilir. Seçim gibi kısa dönemli bir çıkar için S-400’ler vazgeçmek Türkiye’yi tehlikeye atmaktır. Osmanlı Alman tüfeği karşısında yeniliyor. Bu nedenle tüfekli asker sayısını arttırmak istiyor. Herkesin tüfek almasını serbest bırakıyor. Tüfek alanları seferde askere alıyor fakat sefer bittikten sonra bu adamlara yeniçeriler gibi maaş ya da sipahiler gibi tımar vermiyor yani geçimlerini sağlamıyor. Bunlar da eşkıyalığa başlıyorlar. Çeteleşiyorlar. Celali ayaklanları çıkıyor. Devlet her işi geleceğini düşünerek planlamak zorundadır. Günü kurtaran tedbirler yarını yok edebilir. Kılıç kullanmak tüfek ateşlemekten daha uzun bir eğitim gerektiriyor. Sıradan köylü nüfus artışı ile işsiz kalıyor, tüfek alınca da it kopuk oluyor. Toprağı üzerinde çalışan köyLü reaya için güç koşullar getiren bir gelişme de, timar-dirlik sistemindeki değişmedir. Sipahi, köylüden aldığı timar geliriyle geçinir, savaşa katılırdı. Akçada değer kaybı, timar gelirini de urmuş sipahi fakirleşmiş, çoğu