Zola Anadolu'da
Puan vermedi·264 syf.··
2026 25. kitabı
Aslında Orhan Kemal, karakteri Hülya vasıtasıyla kitabın belli yerlerinde bize ne okutmak istediğini anlatıyor. "Aynı Zola'nın anlattığı mahalleler gibi..." Lakin bizim Hülya'yı anlamak için biraz daha geniş bakmamız lazım meseleye. Orhan Kemal her yönüyle Anadolu'da bir Zola hikayesi anlatmaya çalışıyor. Karakterler, olaylar, içki, ekonomik sıkıntı altında bozulan ahlak vs... Fakir, kenar mahallelerde hayatta kalmaya çalışan, ekonomik sıkıntılarından dolayı ahlaklarında da bozulmalar başlamış bir grup mahalleli kadrajındadır, Orhan Kemal'in. Hatta iş o dereceye varır ki artık ahlak hayatın akışında korunamaz ve önemsiz bir noktaya gelir. Belki de daha doğru ifade ile ahlak ya da ahlaksızlık arasında bir ayrım kalmaz. Kısa bir özet yapmak gerekirse; Kendi hallerinde hayat süren insanların olduğu bir taşra mahallesi vardır. Yokluk had safhadadır ve herkes hayat şartlarından şikayetçidir; lakin kanıksanmış bir durumda vardır. Mahallenin yakışıklısı Avare Mustafa'nın ise işi gücü serseriliktir. Kendini esrara ve hovardalığa vermiştir. Bu hayattan aslında çokta memnun değildir. Çünkü kendisine ilan-ı aşk eden karşı komşu kızı Aynur'a müspet bir cevap verememesinin ana nedeni bu yaşadığı hayatın sonunun olmadığını bilmesidir. Bir gün mahalleye Zülfikar bey gelir, kendileri mahalleye bir apartman dikeceklerdir. Orhan Kemal, Zülfikar bey'ine karaborsacılığı iş olarak layık görür. Belki de der ki; ancak böyle zengin olunur. Zülfikar bey'in hasta, çirkin kızı Avare Mustafa ile evlendirilecektir. Bu sayede aslında herkesin hayatı maddi anlamda kurtarılacaktır. Devlet kuşu, Zülfikar bey'in kızı Hülya ile Avare Mustafa'nın evlenmesidir. Bu sayede Mustafa'nın ailesinin, arkadaşlarının hayatı kurtulacaktır. Dolayısıyla Mustafa'nın hayatındaki tek misyon başkalarını mutlu
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020920 okunma
9/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:22
Işığın O Kör Edici Yokluğu, 10 Temmuz 1971 gecesi Fas Kralı’na yönelik başarısız bir suikast girişiminden sonra gözlerden uzak bir zindana kapatılıp yirmi yıl boyunca yavaş bir ölüme terk edilen askerlerin gerçek hikâyelerinden hareketle yazılmış. Ama bu kitap yalnızca bir hapishane anlatısı değil; insanın karanlığın içinde kendini kaybetmemeye çalışma hikâyesi. 20 yıl boyunca güneşi görmeden yaşayan insanların öfkeyle, kinle, zamanla ve unutulmuşlukla mücadelesi… Bir mahkûm öldüğünde cenazesi için dışarı çıkabilmeleri ve bunun aynı zamanda birkaç dakika güneşi görmek anlamına gelmesi… Bir kuşu özgürlüğe bırakırken onu sevdiklerine gönderiyormuş gibi konuşmaları… Günleri sayarak aklını korumaya çalışan askerler… Ve bütün bunlar, şaşırtıcı derecede sakin bir dille anlatılıyor. Kitap bağırmıyor, ajitasyona kaçmıyor; tam tersine sade ve durgun anlatımıyla insanı daha derinden yaralıyor. Karanlığı büyük cümlelerle değil, küçük insan anlarıyla hissettiriyor. Tahar Ben Jelloun’un daha önce okuduğum Kum Çocuk ve Kutsal Gece kitaplarında olduğu gibi burada da rüyalar çok güçlü bir yerde duruyor. Karakterin gördüğü rüyalar, onlardan çıkardığı anlamlar ve zihninde kurduğu iç dünya; karanlığın içinde hayatta kalabilmesinin yollarından birine dönüşüyor. Ve tüm bunlardan daha da acısı... Yaşananların devlet tarafından inkâr edilmesi. Çünkü bazen acının kendisinden daha korkunç olan şey, kimsenin ona tanıklık etmemesi.
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020697 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi
Muzaffer izgü ve kahramanları Kuzguna yavrusu zümrütüanka görünürmüş Muzaffer izgü İnsanları öyküleri ile güldüren değerli kitap ve kalem ehli yazarlarımızdan olan Muzaffer izgü aynı zamanda iyi bir öğretmen ve usta bir hiciv ustasıdır yazarın eserleri defalarca yeşil çam ekranına taşınmıştır en ünlü filmi aynı zamanda Kemal Sunalın oynadığı öğretmen adlı filmdir bu filmde yazar köyden kente göçü bir insanın şehirde nasıl kaybolduğunu o kemal sunalın eşsiz sanatkârlığı ile ekranlara taşır her evladın annesi için bir zümrüdü anka kuşu olduğunu söyleyen yazar belkide en büyük hatamızın bu olduğunu ifade eder bir annenin evladı kuzgun olsa o zümrüdü anka kuşuna benzetilebillirmi Hz Muhammed efendimiz kızım fatma hırsız olsa onun elini keserim buyurur ve yine her çocuğun islam fıtratı ile doğduğunu bu ahlâkın ise yine aile sayesinde korunduğunu ifade eder efendimiz SAV Perişanım,berbatım,halim duman diyen Muzaffer izgü hikayelerinde perişanlığı berbatlığı anlatır ve biz onun hikâyelerinde ağlanacak perişanlığımıza berbat halimize güler geçeriz eserleri ve yazım tarzı Aziz Nesine benzetilen yazar birbirine rakip olarak görüldükleri için Aziz Nesin tarafından pek sevilmez Muzaffer izgünün öykülerinin kahramanları içimizdendir kimi zaman işportacı kimi zaman simitçi Muzaffer izgü lüp lüp makinası biz yazarların resimleri, öyle artist resimi gibi gün aşırı gazetelerde boy göstermez. Yalnız, büyük bir başarı kazandığımız, ya da öldüğümüz zaman basarlar resimleri İşte, bu da bizim için ayrı bir övünç. Lüp Lüp Makinesi Ayşe Karakuş Ayşe Karakuş Lüp lüp makinası öykü severler tarafından okunması gereken kitaplardan biri her gün karşılaştığımız yok olan insanların o trajik ve dram dolu hayatları büyük bir gülmece ustalığı ile siz okurları bekliyor yazar hayatlarının kimsenin
1000Kitap
Lüp Lüp MakinesiMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınevi · 2000161 okunma
Bir Orhan Kemal klasiği..
Puan vermedi·264 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 20:59
Roman; sevginin, gerçek aşkın ve hayallerin parayla satın alınamayacağını çarpıcı bir biçimde sunar. Orhan Kemal'in gerek Bereketli Topraklar Üzerinde olsun gerekse diğer romanlarında olsun oldukça akıcı üslubu kendini bu romanda da gösterir. Bir Türk filmi estantenesinde- kaldı ki Yeşilçam dizisine de uyarlanmış olsa gerek- tipik bir aşk hikâyesi anlatılır. Özelde bir aşk romanı görünse de yer yer ciddi hicivlerle toplumsal yapı net bir şekilde eleştirilir. İnsan zaman zaman şu sorgulamalara düşer: Hayatın yegane amacı gerçekten para mı? Sanırım bu birçoğumuzun farklı cevaplar vereceği bir soru olsa gerek... Keyifli okumalar dilerim..
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020920 okunma
8/10
·264 syf.·
2026 18. kitabı
Devlet Kuşu, yoksulluk içinde yaşayan bir gencin bir anda “şans” kapısını aralamasıyla değişen hayatını anlatıyor. Mustafa, sıradan ve zorluklarla dolu bir hayat sürerken, zengin bir ailenin kızıyla evlenme ihtimali ortaya çıkar. Bu durum onun için adeta bir “devlet kuşu”dur; yani hayatını kurtaracak büyük bir fırsat. Ancak bu fırsatın arkasında sınıf farkları, gurur, çıkar ilişkileri ve insanın iç dünyasında yaşadığı çatışmalar vardır. Mustafa bir yandan daha iyi bir hayatın hayalini kurarken, diğer yandan bu hayatın içinde kendini yabancı hissetmeye başlar. Aşk, para ve statü arasında sıkışan bir hikâye ortaya çıkar. Roman boyunca Orhan Kemal, yine çok gerçekçi karakterler ve diyaloglarla toplumsal eşitsizliği ve insan ilişkilerindeki çıkar dengesini gözler önüne seriyor. Hikâye akıcı, olaylar hızlı ilerliyor ve okuru sıkmadan götürüyor. bana oldukça bir yeşilçam filmi izliyormuş hissi verdi. fakir bir genç, zengin bir aile, beklenmedik fırsatlar, duygusal çatışmalar… tüm o klasik ama sevilen unsurlar kitapta var. bu da kitabı hem tanıdık hem de keyifli kılıyor. ben genel olarak beğendim. çok derin bir etki bırakmasa da akıcı ve sürükleyiciydi. yeşilçam tadında, okunabilir ve keyifli bir romandı.
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020920 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 126. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 14:23
Devlet Kuşu, aşkı ile ailesinin zenginlik özlemi arasında kalan gecekondulu bir gencin hikâyesi. Yakışıklı Avare Mustafa askerden sonra iş bulamamış, işsiz güçsüz arkadaşlarıyla Taşkasaplı'nın kahvesinde geçirmektedir günlerini. Komşu kızı Aynur'a aşıktır ama ona sunabilecek hiçbir şeyi yoktur. Evlerinin karşısındaki arsada, bir apartman inşaatına başlayan karaborsacı Zülfikar'ın çirkin kızı Hülya, gördüğü anda Mustafa'ya tutulmuştur. Bu öylesine bir tutkudur ki, Zülfikar, Mustafa'yı kızıyla evlenmeye zorlar. Delikanlı buna yanaşmak istemez, ama annesinin baskısıyla, önce karaborsacının yanında çalışmayı sonra da kızıyla evlenmeyi kabul eder. Aslında zenginlik hayalleri onun da kafasını karıştırmıştır. Ancak kısa zamanda kendini satılmış gibi hissederek Hülya'yı terk eder. Orhan Kemal bu kitabında da, sanayileşme sürecinde kendine yer bulamamış, aylak, yoksul ama fazla çaba harcamadan zengin olma hayalleriyle yaşayan insanları anlatırken; toplumdaki yozlaşmanın ürettiği, gecekondunun karşısına apartman diken yeni zengin karaborsacının da resmini çizmeyi ihmal etmiyor. Zenginlik ve yoksulluk olgularına, insan zaaflarını göz ardı etmeden bakıyor.
Hayata Dair
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020920 okunma