Bu kitap gerçekten bir inceleme mi, yoksa bir iddianame mi?
2/10
·248 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 00:00
Bu kitap kendini bir “araştırma ve inceleme” gibi sunuyor; ancak açıkça araştırmadan çok bir suçlama metni, incelemeden çok ideolojik bir saldırı yazısı. Bir fikir sistemini çözümlemek yerine, onu daha baştan “patolojik”, “hezeyan”, “narsizm”, “ırkçılık” gibi yaftalarla bastırıyor. Böyle bir metin fikri mücadele değil, öfkeli bir iddianamedir. Düşünce üretmek yerine ifşa etmeye yaslanıyor. Bu, ciddi bir zaaf. Daha başlıklardan itibaren yön belli: tarih, psiko-sosyal analiz, Türkosentrik varyasyonlar, ihanet, öznellikten çıkarma… Bu iskelet disiplinli görünüyor; ancak aynı zamanda baştan sonucu yazılmış bir suç dosyası gibi ilerliyor. Millet fikri ile ırk fikrini bilinçli biçimde birbirine karıştırıyor. Millet, milliyetçilik, devlet, resmi tarih, kültür, psikoloji ve şiddet gibi farklı düzlemleri tek bir açıklama kutusuna sıkıştırıyor. Bu yüzden analiz derinleşmiyor; aksine düzleşiyor. Her şeyin cevabı baştan verilmiş: narsizm, hezeyan, ırkçılık, sömürgecilik. Türkçülük tarihsel olarak yalnızca biyolojik ırk teorisine indirgenemez. İçinde dil, kültür, terbiye, tarih şuuru, ülkü ve medeniyet tartışmaları vardır. Bu kitap ise bu geniş alanı daraltarak neredeyse tamamını “ırkçı zihniyet” etiketiyle açıklıyor. Buna, açıklama değil indirgeme denir. Bir kere metin kavram sarhoşu. Fromm gibi pek çok düşünür ve metinler referans veriliyor; ancak bu referanslar çoğu zaman yalnızca sunduğu tezi destekleyen parçaların seçilmesiyle sınırlı kalıyor. Karşı-denge zayıf ya da yok denecek kadar az. Kaynak çeşitliliği görünürde geniş, fakat zihinsel çoğulluk dar. Kavramlar devşiriliyor; ancak her olguya yapıştırılarak sanki otomatik ispat üretilmiş gibi sunuluyor. Oysa bir kavrama isim vermek, onu kanıtlamak değildir. “Nekropolitika”, “kolektif narsizm” ya da “şizopolitika” demek tek
Irkçı Bir Psişe TürkomaniRamazan Çeper · Aryen Yayınları · 20252 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 21:18
Genelde kitap incelemelerime "İsmiyle müsemma bir kitap" diye başlarım. Lakin bu kitap öyle değil. Yani tam olarak böyle değil, kısmen böyle. İsmini duyan okuyucu bir tarih felsefesi bekliyor. Lakin kitap daha çok Peygamber Efendimiz (a.s) ve Raşid halifelerinin devlet ve savaş telakkileri üzerine kurulu. Ayrıca kitap, üslup olarak öğretici değil de daha çok saldırgan ve itham edici nitelikte. Bu öfke edebi bir mahfazada olmayınca bir miktar göz tırmalıyor. Yoksa başta Necip Fazıl gibi üstadlarda olunca ziyafete bile dönüşebilirdi. Kitap giriş seviyesi okurlar için yol açıcı nitelikte. Ama konuları az çok bilenleri ise doyurmayacağı aşikar. Neyse, bu vesileyle müellife Allah'tan sıhhat ve selametler dilerim.
Araştırma-İnceleme Tarih
Tarih Şuuruİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayıncılık · 2022397 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
İnsan bazı zamanlarda okumakta güçlük çektiği, okumanın sürekliliğini kaybettiği, gözün, günün, gönlün yorgunluğunun satırlara yansıdığı dönemleri olur. Kitaplar masada bekler, konularına göre tasnif edilmiştir, okunmak için göz kırparlar. Ama zaman olur ki eli gitmez insanın, gözü görmez, gönlü istemez. Böyle zamanlarda okunandan alınan keyif azalır, ilgi ve alaka zayıflar; okuma boşluk aleminde yankılanır. Okur insan ama boşlukta kalır her şey. Okuma eylemi sadece görüntüden ibaret hale gelir. Böyle anlarda insanın elini ısıtacak kitaplara ihtiyacı olur. O kitaplar ki okura yeniden okumanın şevkini getirir, yeni seslenişler sunar, yeni kitapların kapısını aralar. Okurun içini ısıtır ve onu yeniden sayfaların arasına çağırır. Okumanın nesnesi yazılı metin, kitap, dergi ve benzerleri olmakla birlikte (modern dünya bu nesneleri çoğaltmışsa da benim okurluğum yönünden bir çoğalmadan söz edemem), okumanın konusu bazen bizzat bu nesnenin kendisiyle örtüşür. Okur, kitabın hikayesini merak eder; kitap üzerine okur, kitabın hikayesine ortak olur, yazının ve okumanın serüvenine eşlik eder. Yazının ve kitabın tarihi, nesne olmaktan çıkarak bizatihi okumanın konusu olarak okurun önüne gelir. Bu başlık, yalnızca yazı ve kitapla sınırlandırılmayacak kadar geniş; alt başlıkları ise meraklısı için bir o kadar dikkat çekicidir. Kitap ve yazının çağrıştırdıkları denildiğinde akla ilk gelen kelimelerden biri kütüphanelerdir. Burada kastım, yalnızca resmî ya da özel kurumlara ait, günümüzde giderek anlamı daralan; sınav çalışılan yahut gezinti için uğranılan mekânlar değildir. Okur dediğimiz insanlar için kütüphane kurmak kadar, başkalarının kitap ve kütüphanelerine merak duymak, nitelikli bir kütüphanede bulunmak, havasını teneffüs etmek dahi büyük bir nimettir. Kütüphaneler
1000Kitap
Kitap Sevenler CemiyetiHalil Solak · Dergah Yayınları · 0149 okunma
8 Yıllık Hükümdarlık
8/10
·112 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 14:49
Yazarın, kitabın sonunda ‘Kısa Bir Değerlendirme’ bölümünde yazdığı gibi; Osman Gazi gibi yoktan bir devlet kurmamıştır, ama her şeyiyle tarihin derinliklerindeki yokluk karanlığına itilmiş bir devleti yeniden ayağa kaldırmış, millet olma vasfını kaybetmiş bir topluma yeniden millet olma şuuru vermiş, kılıç artıklarını toplayıp düzenli, güçlü bir ordu vücuda getirmiştir. Bu ise en az hiç yoktan bir devlet kurmak kadar zordur. Bu bakımdan, bazı tarihçiler onu sadece Osman Gazi ile mukayese etmişler, aynı büyük hareketin içinde mütalâa eylemişlerdir. Yavuz Bahadıroğlu Çelebi Mehmed
2026 Okuma Raporları
Çelebi MehmedYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2021249 okunma
1000 Yıllık Devlet Raporu
8/10
·365 syf.··
2026 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 21:14
​Baştan şu uyarıyı bir neşter keskinliğinde yapmak zorundayım: Eğer bu kitabı "Türklük şuuru" ile gaza gelmek, hamasi duygularınızı tatmin etmek için elinize alacaksanız, hemen bırakın. Çünkü karşımızda size duymak istediklerinizi söyleyen bir Türk beyi değil; devlet işleyişini Sasanilerden ve Fars geleneğinden miras almış, son derece rasyonel bir "Başvezir" var. Okurken tatmin olmaz, aksine o soğuk gerçeklikle yüzleşirsiniz. ​Kitabın edebi bir düzeni yok; kimi bölüm bir cümle, kimi bölüm sayfalarca sürüyor. Çünkü bu bir roman değil, Sultan Melikşah'a sunulmuş gerçek bir "Devlet Raporu"dur. ​Kitabın özeti ise şu muazzam cümlede gizli: "Saltanat küfür ile devam bulur, amma zulüm ve gaddarlıkla paydâr kalmaz." ​Nizamülmülk, 1000 yıl öncesinden bugüne öyle bir mesaj bırakmış ki; bugün ne bir bakanın ne de bir gazetecinin bu cümleyi, bu açıklıkla kurabilecek cesareti olduğunu sanmıyorum. Adaleti inancın bile önüne koyan bu vizyon, devletin neden yükseldiğinin kanıtıdır. Ayrıca günümüzde İran ve Şiilik üzerine dönen tartışmaların kökenini, Bâtınilik meselesini anlamak için eşsiz bir kaynak. ​Herkesin okumasına gerek olmayan; ancak yöneticilerin, siyaset bilimi öğrencilerinin ve devletin anatomisini merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir eser.
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,710 okunma
9/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 00:19
İmparatorluk bakiyesinden bir "Ulus Devlet" yaratan Atatürk ve arkadaşları için yeni kurulan devleti oluşturan halkın ortak bir millet ve tarih şuuruna sahip olması gerektiğine olan inançları bilinen bir gerçektir. Hilmi Ziya Ülken'de yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti nin ilk filozoflarından biridir. Kitap, yazarın bir çok farklı yerde yayınlanmış makalelerinden oluşmaktadır. Kitapta Türk Milletinin doğuşu ve millet kavramı etrafında oluşan meseleler ele alınmış. Kitaptaki fikirler neredeyse bir asır önce kaleme alınmış olsa da bir çoğunun geçerliliği ve güncelliğini görmüş olmak yazarın ne kadar vizyon sahibi olduğunu okuyucu hemen anlatmaktadır. Yazarın Ziya Gökalp'in bir kısım fikirlerine eleştirel görüşlerini büyük bir merak ve ilgi ile okuduğumu belirtmek isterim. Türk tarihine felsefi bir bakışa ilgi duyan herkesin kitabı okumasını tavsiye ederim.
Felsefe ve Düşünce
Millet ve Tarih ŞuuruHilmi Ziya Ülken · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201636 okunma