10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016480 okunma
10/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
Mehmed Niyazi / Yemen Ah Yemen!... Mehmed Niyazi Özdemir (1942-2018) ilk ve orta okulu Akyazı'da okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde bitirdi. Ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi ve 1967'de mezun oldu. O zamanlar Hukuk Fakültesinde takıntısız olarak üçüncü sınıfa geçenler, dekanlığa müracaat edip izin alarak, edebiyat fakültesinin herhangi bir bölümüne de devam edebiliyorlardı. Bu imkândan faydalanarak edebiyat fakültesinin felsefe bölümünden de diploma aldı. Mezuniyetini takiben devlet felsefesi sahasında doktora yapmak için Almanya'ya gitti. Brilon'daki Goethe Enstitüsü'nde Almanca öğrendi. Marburg Üniversitesi'ne intisap ederek burada Prof. Dr. Ditrich Pirson'un yanında "Türk devletlerinde temel hürriyetler" başlıklı doktora çalışmasına başladı. Uzun yıllar Almanya'da yaşadı. 1988 yılında Türkiye'ye döndü. Tercüman ve Zaman gazetelerinde yazdı. 10 Nisan 2016 tarihinden itibaren her pazar Yeni Şafak gazetesinde köşe yazısı yazmaya başladı. Ayrıca; Genç Akademi, Nizâm-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makalelerini de zaman zaman batı dergilerinde yayınlandı. Mehmed Niyazi Özdemir, tezli romanlarıyla tanınan bir yazar ve düşünürdür. Eserlerinde, toplumsal ve sosyal konuları işlemeyi şiâr edinmişti. Felsefî eserlerinde ise Türkiye'nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıkladı. Mehmed Niyazi Özdemir, 11. Mayıs 2018 tarihinde İstanbul'da Acıbadem Koşuyolu Hastanesi'nde vefât etti. Cenazesi ertesi gün Marmara İlahiyat Fakültesi Camii'nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Yemen, Arap yarımadasının en güneyinde bulunur. Kızıldeniz ve Hint Okyanusu ile yarımadanının tabanını oluşturur. Osmanlı Devleti, Mısır'daki Memlüklü devletini ortadan kaldırınca, Arap yarımadasının
Yemen! Ah Yemen!Mehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2024845 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular üzerinde derin bilgisi olan bir kadın. Yaptığı aforizmalar, kıssadan hisseler de oldukça hoşuma gitti. Eserlerin anlatımı olabildiğince yoğundu. Sultan Abdülaziz'in bilekleri kesilmiş halde ölü bulunup intihar süsü verildiğinin düşünüldüğünü burada öğrendim. Kolera'nın Ganj nehrinde ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını da yine burada öğrendim (Siktiğimin boklu Hintlileri) Yazar, Arthur Smith'i gerçekte yaşayıp ona çok benzeyen George Smith'ten esinlenerek yaratmıştır. Eser eski bir zamanda Mezopotamyanın en önemli ve zengin şehirlerinden Ninovada başlar. Buranın kralı Assur-bani-pal'dir. Daha önce şehrinin istila seliyle yağmalanıp yok olacağı, taşlarının bile sökülüp götürüleceği kehanet edilmiştir. Kral babasının en küçük oğludur ve tahta çıkması imkansız olarak düşünüldüğünden ağabeylerine savaş, savunma vs. öğretilirken kendine bölüm, edebiyat, felsefe öğretilir ve babasının kendisini seçmesiyle krallığın gelmiş geçmiş en eğitimli kralı olur. Huzuruna eski lalası olan birisi ajanlık yaptığı gerekçesiyle çıkarılır. Adam işkence görmüştür, ajanlık yapmaktadır çünkü Assurbanipal düşman ülkeleri susuzlukla terbiye etmiştir. Assurbanipal kültürlü olmasına rağmen gaddar da bir adamdır ve onu yaktırır. Buradan Thames Nehri civarı Londra'ya atlanır. Nehir her şeyin atıldığı, kötü kokan ve pis bir nehirdir. Tosher isimli bir grup insan nehre düşmüş kıymetli nesneleri avlayarak hayatını idame ettirmektedir. İçlerinde Arabella isimli hamile bir kadın vardır. Sancısı tutar ve oğlu olur. Kadın bu çocuğu büyütemeyeceğini, söyler. Kendini bile zor doyurmaktadır. Kocası alkolik, sorumsuz
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,714 okunma
Devlet /İnceleme/
Puan vermedi·372 syf.·
2026 53. kitabı
Platon, iki bin küsur yıl öncesinden bugüne uzanan o felsefi parmağını tam da insani zaaflarımızın, adalet arayışımızın ve güç arzumuzun kalbine bastırarak, aslında hepimizin içindeki o "bizi kim, nasıl yönetmeli ve ben kimim?" sorusunun felsefi temelini atıyor. Kitap, sokaklarda ezberleri bozmak için insanlarla tartışan Sokrates’in o meşhur diyaloglarıyla ilerlerken, sadece kağıt üstünde bir rejim tasarımı yapmıyor; insan ruhunun o karmaşık dehlizlerini toplumsal bir haritaya dönüştürüyor. Fikirlerin o sarsıcı ritmini ve meşhur metaforların alt metinlerini açık ederek metnin o sindire sindire keşfedilmesi gereken felsefi hazzını zedelemek istemem; ancak şunu söylemeliyim ki, Platon’un gücü ve iktidarı sadece bilgeliğe, yani felsefeye emanet etme arzusu, bugün bile dünyayı yönetenlerin hırslarını gördükçe içimizi sızlatan zamansız bir meydan okumadır. Kitap boyunca doğrunun ve adaletin peşinden koşarken, aslında dışarıda hayalini kurduğumuz o kusursuz düzenin, önce kendi iç dünyamızdaki o vahşi arzuları, aklı ve cesareti terbiye etmekten geçtiğini anlıyoruz. Platon o kadar insan psikolojisinin dip sularında gezinerek yazmış ki, anlatımdaki o kışkırtıcı soru-cevap ritmi sizi de o antik Atina sokaklarındaki tartışmanın bir parçası haline getiriyor, kendi doğrunuzu yeniden inşa etmeye zorluyor. Son sayfayı devirip kapağı kapattığınızda, sadece tozlu bir felsefe tarihini rafa kaldırmış olmuyorsunuz; modern dünyanın, demokrasinin çıkmazlarının, kitleleri parmağında oynatan liderlerin ve en önemlisi kendi zihninizin içindeki o gölgelerle dolu yanılsamaların çıplak gerçekliğiyle baş başa kalıyorsunuz.
1000Kitap
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
​Popüler Kültür Balonu: Derin Olmaya Çalışıp Sığlıkta Boğulan
2/10
·197 syf.··
2026 2. kitabı
​Herkesin yere göğe sığdıramadığı, devlet başkanlarından ünlü isimlere kadar bütün bir ulusun "hayatımı değiştirdi" dediği o meşhur kitabı nihayet okudum. Ancak hissettiğim tek şey kocaman bir bunalım ve hayal kırıklığı oldu. Çevirinin metin kalitesini etkileyebileceğini kabul ediyorum ama benim sorunum dille değil; bu yazım tarzının içine hiçbir şekilde giremedim. ​Kitap baştan sona tamamen zorlama ve yapmacık hissettiriyor. Yazarın yakalamaya çalıştığı o "masal/mesel" havası ne yazık ki sefil bir şekilde başarısız olmuş. Kitabın bize satmaya çalıştığı o "büyük ahlaki ders" ise oldukça sıradan ve sığ: “İstediğin ve ihtiyacınız olan her şey eve yakındır, risk al ve Kişisel Menkıbeni takip et.” ​Doğaüstü Güçler ve Zorlama Felsefe ​Dindar biri olmadığımı itiraf etmeliyim. Muhtemelen Tanrı inancı yüksek olan insanlar, yazarın bu inanç sıçramasını daha kolay kabullenip kitaptan daha fazla keyif alabilirler. Eğer bu fantastik bir sihir hikayesi olsaydı, evrenin kurallarını kabul eder ve keyifle okurdum. Ancak bu kitap, kendini tanımanın ve içsel bir yolculuğun basit bir hikayesi olma iddiasında. ​Felsefi olarak konuşursak; bir insanın kendi kaderini fark etmesi ve kendini gerçekten tanıması için neden doğaüstü güçlere ihtiyacı olsun ki? Bu mesaj; ucuz sihirbazlık numaralarına, "hokus pokuslara" ve bu kadar yoğun bir popüler kültür peynirine başvurulmadan da çok rahat verilebilirdi. ​Kısa Cümleler Kitabı Masal Yapmaz ​Kısacası kitap, derin görünmek için aşırı bir çaba sarf etmiş ama hedefi ıskalamış. ​Şeffaf bir "yüce planın" parçası olarak rüzgarla ve güneşle konuşmak,​Sırf mistik görünsün diye karakteri sadece "oğlan" diye çağırmak,​Kısa cümleler kurmak veya sürülerden/doğadan bir şeyler öğrenmek bir hikayeyi masal yapmadığı gibi, karakteri de
The AlchemistPaulo Coelho · HarperCollins Publishers · 1993246,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 12. kitabı
Mahmut Yesari,Ömer Seyfettin’in hikâyeleri için şöyle söyler:“Ondan evvel küçük hikâye tatsız, yavan bir şeydi.Edebiyat -ı Cedidecilerin küçük hikâyeleri lisan itibarıyla cıvık,kozmopolit, mevzu noktainazardan da daha toy,çocukçaydı.” Ömer Seyfettin’den birçok öykü okudum.Bu kitabındaki öyküleri ağırlıklı olarak “milli değerlerin halka yansıtılması,hatırlatılması ve bu hatırlatmanın neden yapıldığı” temelinde incelemeye çalışacağım.Yazarın tarihi konu edinen öyküleri zaten kitabın içeriğini oluşturur; dolayısıyla “Yeni Lisan”dan,cocukluk temasından,tebessüm ettiren Ömer Seyfettin’den pek bahsetmeyeceğim. Ömer Seyfettin,Balkanlar’ın acısını yaşamış ve Osmanlı’nın adım adım,an be an yıkılışını gözlemlemiş,hissetmiş ve bunun üzerine fedakârlıkla ilgili ve insanların cesaretini taze tutmak için milli değerlerin topluma güç olması adına konusunu tarihten alan hikâyeler yazmıştır. Milli değerleri ve vatan sevgisini üst seviyeye çıkarma hedefi olan bu öykülerde,geçmişin destansı kahramanlıkları yer alır.Bu kitaptaki bazı hikayeler kurgusunu ve konusunu destanlardan da almıştır. Başını Vermeyen Şehit hikayesi, Peçevi Tarihi’nde yer alan destanın unsurlarından yararlanmıştır.Bu hikâyelerin kahramanları,yazarın kurgusuyla birleşince ideal,vatan sevgisi barındıran,örnek alınacak kişilere dönüşür.Türk halkının kendine olan güvenini,motivasyonunu yerine getirme amacı bulunan bu hikâyelere,anlatıcısı her açıdan örnek sayılacak özelliklere sahip Ferman hikâyesi örnek verilebilir. Kahramanlık,Ömer Seyfettin’in tarih konulu hikâyelerinde en çok işlenen temadır.Bu doğrultuda yazılan hikâyesinde de babası haksız yere idam edilmiş Tosun Bey,cesareti ve hızlı yapısıyla kahramandır. Aynı zamanda devletin kendisi için aldığı karara da boynu kıldan incedir;onu büyüten baba yadigarının “
Seçme Hikayeler 1Ömer Seyfettin · Bilge Kültür Sanat · 2014431 okunma