Dağıtan yıkan kötü; tutan sağlamlaştıran da iyidir.
1000Kitap
Yakın dönem Türk tarihinin en tartışmalı devlet adamlarının başında Enver Paşa gelir. Enver Paşa hâlâ kimine göre bir imparatorluğu yıkan hayalperest, kimine göre ise Turan ülküsünü gerçekleştirmeye adanmış bir ömürdür. Enver Bey, 1881’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Ahmed Efendi bir memurdu ve aslen Gagavuz Türkleri’ndendi. II. Abdülhamid, ülkeye modern eğitimi getiren padişahtı, ancak bu okullarda sultan aleyhtarı öğrenciler yetiştiler. Enver Bey de Harbiye öğrencisi iken, II. Abdülhamid aleyhtarı propagandalardan etkilendi. Harbiye’de başarılı bir öğrenci olan Enver Bey, dokuzuncu olarak kurmaylığa girmeye hak kazandı. Kurmay okulunu 1902’de bitirdikten sonra, Makedonya’da eşkıya takibine başladı. Enver Bey, iki sene içerisinde Bulgar ve Yunan çeteleriyle 54 defa çatışmaya girdi ve kazandığı başarılarla 1906’da binbaşı oldu.
Reklam
Yeni Osmanlılar ideolojisi. Eee çok güzelmiş.
İlerlemenin baş koşulu özgürlüktür. Devletin çöküşünün ve Avrupa devletlerinin karışmalarının nedeni olan kötü yönetimin asıl nedeni özgürlük yokluğudur. Özgürlük olmayan bir ortamda reformlar yapılamaz. Asıl gerekli olan, sürekliliği garanti edilecek bir özgürlük rejiminin kurulmasıdır. Bu, padişahın bağımsızlığını kaldırmak demek olmadığı gibi, halkı dinlerinden ve geleneklerinden yoksunlaştırmak demek de değildir. Özgürlükçü bir yönetimin kurulması, içteki hastalıkları tedavi edecek, Avrupa devletleriyle ilişkileri normalleştirecek, Müslümanlar için de hayırlı olacaktır. Çünkü adalet her yerde birdir, evrenseldir. Dinin alanı sadece maneviyat alanıdır. İnsanı sadece ahirete hazırlar. Bir ülkenin kanunlarını belirleyen din değildir. Din, ebedî gerçeklerin ifadesi olmaktan çıkarılarak dünya işlerine karıştırılırsa hem kendini, hem halkını yıkan bir güç durumuna getirilmiş olur. Anayasal devlet rejimi de evrensel gerçekliği olan bir rejimdir. Her ülke için tek meşru devlet şekli budur. Bundan ötürü Müslüman ya da Hristiyan siyaseti ve devleti diye birşey yoktur. Nerede olursa olsun tek bir adalet ilkesi vardır. İstibdat karşısında tek çıkar yol, sorumluluğu kontrol edilebilen bir yönetim kurmaktır. Bu devrime önderlik edecek aydınların ve hükümdarın yapacağı şey, Müslüman ve Hristiyan halklar arasında eşitliği sağlamaktır.
Sayfa 287·Kitabı okudu
İngiltere'de tüm atamalar kral ve kraliçe tarafından yapılır. Tüm ülkelerde demokrasi ve cumhuriyetle devlet geleneğini yıkan İngiltere'de Krallık var. İngiltere kendi krallığını korurken bazı ülkelerde demokrasi ve cumhuriyet maskesi ile düzenini kurdu.
Sayfa 172·Kitabı okudu
-Oligarşi dediğin düzen hangisi? -Gelir üstünlüğüne dayanan devlet. Zenginlerin yürüttüğü, fakirlerin hiç karışmadığı düzen. (...) - Herkesin altınını biriktirdiği gizli çıkın yok mu, timarşiyi yıkan işte budur. Para harcayacak türlü yerler bulurlar ilkin. Rahatça harcayabilmek için de yasaları bozarlar, sonunda ne kendileri sayar kanunları ne de kadınları. - Öyle olacak. - Komşu komşuya özene özene, zamanla, bütün toplum onlara benzer. -Doğru. - O zaman kendileri daha zengin, daha zengin olma peşine düşerler, paraya verdikleri değer arttıkça, doğruluğun değeri düşmeye başlar. Zenginlikle doğruluk öyle ayrı şeylerdir ki, ikisini teraziye koydun mu, kefelerin biri hep aşağı iner, öteki yukarı çıkar. - Öyledir. -Bir devlette zenginlik ve zenginler baş tacı olunca, doğruluğun ve doğru insanların şerefi azalır.
Sayfa 276 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Devlet
Cumhuriyet, Osmanlı’dan aldığı Devlet-i Alî geleneğini tepe tepe kullanıyor. Osmanlı’yı yıkan Atatürk kadroları ne ilginçtir ki dönüp Osmanlı’nın devlet anlayışını benimsiyor ve kapitalizme giden yolda örgütlenme modeli olarak kendisine komünist kuzey komşumuzu seçiyor.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam