Biri altın, diğeri gümüş yumurtlayan iki tavuğa sahip olmak değildi karşı karşıya kaldığı şey. İki tarafı keskin bir hançeri avuçlamak gibi bir durumdu ve sonunda biri çekebilirdi.
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı
susamıyorum sevgilim
çünkü havada sesimi doğuran bir esir var
bütün çilingirleri sofralara çekerek
kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum
kapısında kaldıkları sahiden evleri mi?
bir kilidi açmak kolay değil o kadar
hırsızın belki de yoktur kabahati!
**
selam ile insan insana iliklenir
başında ortasında ve sonunda yine selam
çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim
**
bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov!
kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları
vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini
devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül
**
ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak
bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar
**
çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor
**
bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım
gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma
gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma
çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan
vardım ki seni sevdim
seni sevdim evler arasından bir evdin
Perîşân-hâlin oldum sormadın hâl-i perîşânım
Gamından derde düştüm kılmadın tedbîr-i dermânım
Ne dersen rûz-gârım böyle mi geçsün güzel hânım
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Esîr-i dâm-ı 'aşkın olalı senden vefâ görmen
Seni her kande görsem ehl-i derde âşinâ görmen
Vefâ vü âşinâlık resmini senden revâ görmen
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Değer her dem vefâsız çerh yayından bana bin ok
Kime şerh eyleyem kim mihnet ü endûh u derdim çok
Sana kaldı mürüvvet senden özge hîç kimsem yok
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Gözümden dem-be-dem bağrım ezüp yaşım gibi gitme
Seni terk etmezem çün men meni sen dahi terk etme
İgen hem zâlim olma men gibi mazlûmı incitme
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Katı gönlün neden bu zulm ile bîdâde râgıbdır
Güzeller sen gibi olmaz cefâ senden ne vâcibdir
Senin tek nâzenîne nâzenîn işler münâsibdir
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Nazar kılmazsın ehl-i derd gözden akıdan şeyle
Yamanlıkdır işin uşşâk ile yahşi midir söyle
Gel Allâh’ı seversen âşıka cevr etme lutf eyle
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Gözümden dembedem bağrum ezüp yaşum kimi gitme
Seni terk itmezem çün men meni sen dahi terk itme
İgen hem zâlim olma men kimi mazlûmı incitme
Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum*
*Gözümden (çıkıp) daima bağrımı ezerek giden gözyaşım gibi (sen de) gitme. Ben seni asla terk etmem, sen de beni (ne olur) terk etme. Çok da zalim olma, benim gibi mazlumu incitme. Gözüm, canım, efendim, sevdiğim, devletli sultanım.
Atatürk, Dolmabahçe sarayında hasta yatıyor.Onun ölümünü dört gözle bekleyen,reis-i cumhur olma sevdasına kapılan birisi ,yanına diğer vekillerden birkaçını da alarak atayı ziyarete gider.Atatürk bunların geldiğini görünce: "Eşekler siz mi geldiniz?"der
Bunun üzerine devletlü bakanlarımız, birbirlerinin yüzüne bakarak "bizi tanıdı,bizi tanıdı"diye sevinirler...
Gözümden dem-be-dem bağrum ezüp yaşum kimi gitme
Seni terk itmezem çün men meni sen dahı terk itme
İnen hem zâlim olma men kimi mazlûmı incitme
Gözüm cânum efendim sevdügüm devletlü sultânum