Devletlü olma,
Biri altın, diğeri gümüş yumurtlayan iki tavuğa sahip olmak değildi karşı karşıya kaldığı şey. İki tarafı keskin bir hançeri avuçlamak gibi bir durumdu ve sonunda biri çekebilirdi.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Perîşân-hâlin oldum sormadın hâl-i perîşânım Gamından derde düştüm kılmadın tedbîr-i dermânım Ne dersen rûz-gârım böyle mi geçsün güzel hânım Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım Esîr-i dâm-ı 'aşkın olalı senden vefâ görmen Seni her kande görsem ehl-i derde âşinâ görmen Vefâ vü âşinâlık resmini senden revâ görmen Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım Değer her dem vefâsız çerh yayından bana bin ok Kime şerh eyleyem kim mihnet ü endûh u derdim çok Sana kaldı mürüvvet senden özge hîç kimsem yok Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım Gözümden dem-be-dem bağrım ezüp yaşım gibi gitme Seni terk etmezem çün men meni sen dahi terk etme İgen hem zâlim olma men gibi mazlûmı incitme Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım Katı gönlün neden bu zulm ile bîdâde râgıbdır Güzeller sen gibi olmaz cefâ senden ne vâcibdir Senin tek nâzenîne nâzenîn işler münâsibdir Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım Nazar kılmazsın ehl-i derd gözden akıdan şeyle Yamanlıkdır işin uşşâk ile yahşi midir söyle Gel Allâh’ı seversen âşıka cevr etme lutf eyle Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım
Sevgiliye
Gözümden dembedem bağrum ezüp yaşum kimi gitme Seni terk itmezem çün men meni sen dahi terk itme İgen hem zâlim olma men kimi mazlûmı incitme Gözüm cânum efendim sevdüğüm devletlü sultânum* *Gözümden (çıkıp) daima bağrımı ezerek giden gözyaşım gibi (sen de) gitme. Ben seni asla terk etmem, sen de beni (ne olur) terk etme. Çok da zalim olma, benim gibi mazlumu incitme. Gözüm, canım, efendim, sevdiğim, devletli sultanım.
Şiir
Atatürk, Dolmabahçe sarayında hasta yatıyor.Onun ölümünü dört gözle bekleyen,reis-i cumhur olma sevdasına kapılan birisi ,yanına diğer vekillerden birkaçını da alarak atayı ziyarete gider.Atatürk bunların geldiğini görünce: "Eşekler siz mi geldiniz?"der Bunun üzerine devletlü bakanlarımız, birbirlerinin yüzüne bakarak "bizi tanıdı,bizi tanıdı"diye sevinirler...
Edebiyat
Gözümden dem-be-dem bağrum ezüp yaşum kimi gitme Seni terk itmezem çün men meni sen dahı terk itme İnen hem zâlim olma men kimi mazlûmı incitme Gözüm cânum efendim sevdügüm devletlü sultânum
Sayfa 220·Kitabı okudu