MUHTEŞEM NOKTA
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:53
Bu kitap kesinlikle büyülü bir kitap. hakkında hem olumlu hem olumsuz yorumları gördüm. Bu yüzden beklentimi orta seviyede tuttum fakat beklentimi aştı. İtiraf etmeliyim ki bir ara kendimi kurt gibi ulurken buldum aklım başıma geldiğinde ise yaptığıma kahkahalarla güldüm umarım komşular uluma sesini duymadılar:) devrim ve isyan konularını sevenler mutlaka okumalı. Ayrıca güçlü kadın karakter okumak isteyenler Bence bu kitap sizi tatmin eder kadınlar çok güçlü çok Zeki bayıldım doğrusu. İlk sayfasından son sayfasına kadar bütün sayfalar doluydu karakterler muhteşemdi tabii ki En sevdiğim karakter SEVRO ♡ kapanış kelimem tabii ki AaaaUuuuuuu ;)
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,532 okunma
Damızlık Kızın Öyküsü kitabına küçük bir bakış
Puan vermedi·
Romanın en etkileyici yanı, korkusunu şiddetten değil, alışkanlıklardan üretmesidir. İnsanların haklarını bir anda değil, küçük tavizlerle kaybetmesi ve zamanla bunu doğal kabul etmeye başlaması, kitabın en güçlü düşünsel zeminini oluşturur. Bu yönüyle eser, yalnızca kadın bedeni üzerindeki tahakkümü değil, hafızanın, kimliğin ve bireysel iradenin sistematik biçimde nasıl dönüştürülebileceğini de sorgular. Bir toplumun çöküşü gürültüyle mi olur, yoksa insanların sessizce alışmasıyla mı? Ve belki de en rahatsız edici cevap şu: Büyük dönüşümler çoğu zaman bir devrim anından değil, sıradan insanların “Bugün de ses çıkarmayayım.” dediği binlerce küçük günden oluşur. Burada dikkat çekici olan, baskının sadece zor kullanması değildir. İnsanlar yeni düzeni içselleştirmeye başladığında sistem çok daha kalıcı hâle gelir. Dışarıdan bir gardiyana gerek kalmadan bireyler birbirlerini denetlemeye başlar. Bu bana hep şu paradoksu düşündürüyor: Özgürlük, çoğu zaman kaybedilene kadar fark edilmeyen bir şeydir. Günlük hayatın sıradanlığı içinde görünmez olur; eksikliği ise ancak geri getirilmesi çok zor olduğunda hissedilir.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
Reklam
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:30
Yüreğime hiç bu kadar dokunmamıştı bir kitap, son zamanlarda, hiç bir kitap hiç bu kadar içime işlememişti... Hiçbir kitapta yoktu eşyalarla konuşan bir çocuk, tabii ki tanıdıktı çocuklukta tatili simgeleyen bahar, tabii ki bana da aşina ilk aşk heyecanı. Ama hiç bir kitapta yoktu annesinin kendisinden çok babasına düşkünlüğünü kıskanan bir çocuk...çocuğunun üstüne düşemeyen bir annenin trajedisi yoktu. Ne acıydı bir kadının sakladığı resme bakarak gizli gizli ağlamasının sebebini öğrenmek...Ne kadar güzeldi Aydın'la devrim heyecanı... dünyayı değiştirebileceğini hatırlamak, bir o kadar acı, artık senin dünyayı değil ama dünyanın seni değiştirdiğinin farkına varmak... Her bir sözcük için sonsuz kez teşekkürler Esra Kahya... Kalemine sağlık diyeceğim ama kelimeler sanki kalemden değil kalpten dökülmüş gibi...
Edebiyat & Roman
Tepsideki MelekEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2025197 okunma
Bazen bir devrim, bir eşeğin sırtında başlar.
10/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Eşekli Kütüphaneci’yi okurken şunu hissettim: Bazen bir insanın yaptığı küçük gibi görünen bir iyilik, koca bir toplumun kaderine dokunabiliyor. Bu roman bana sadece kitap sevgisini değil, kitabı insana ulaştırmanın da başlı başına bir mücadele olduğunu hatırlattı. Köy köy dolaşan, insanların hayatına sessizce temas eden bir çabanın hikâyesi var burada. Abartısız, gösterişsiz ama çok kıymetli bir emek… Ben bu kitabı özellikle şunu görmek isteyenlere öneririm: Bir insan, gerçekten inanırsa; imkânsız denilen şeylerin arasından bile yol açabilir. Okurken insanın içinde sade ama güçlü bir duygu kalıyor: Kitap bazen sadece okunmaz; birinin hayatına ışık diye taşınır.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Daha iyi bir toplum mu? Sizce mümkün mü?
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:26
Gilman'ın Dağı Yerinden Oynatmak eseri, ilk bakışta gelecekte kurulmuş ideal bir toplum tasviri gibi görünüyor. Ama bence temelinde “insan değişebilir mi?” sorusunu tartışan bir ütopyadır. Kitap, 1910’ların dünyasından gelen John Robertson’ın otuz yıl sonrasına uyanması üzerinden ilerler. Eski dünyanın erkek egemen, sınıf farklarının belirgin ve geleneklerin güçlü olduğu yapısı ile yeni dünyanın daha eşitlikçi, bilimsel ve düzenli toplumu karşılaştırılır. Kitabın en güçlü taraflarından biri, geleceği teknolojik gelişmelerden çok zihniyet değişimi üzerinden kurmasıdır. Gilman’ın ütopyasında asıl devrim makinelerle değil, insanların düşünme biçimiyle gerçekleşir. Kitabın önsözünde de bu ütopyanın “zihniyet değişiminden başka bir değişim içermediği” ve insanların mevcut imkanlara farklı bakmayı öğrenmesi üzerine kurulduğu belirtilir. Yazar özellikle kadınların toplumdaki konumuna odaklanır. John’un geleceğe geldiğinde en büyük şaşkınlığı teknolojiden çok kadınların toplumdaki yeridir. Kız kardeşi Nellie artık eğitim almış, güçlü, bağımsız ve toplumda karar verici bir konumdadır. John’un eski dünyasındaki “kadın korunması gereken kişi” anlayışı tamamen tersine dönmüştür. Gilman burada aslında kadınların değişmediğini, fırsat verildiğinde potansiyellerini ortaya koyduklarını savunur. Ancak kitapta beni en çok düşündüren noktalardan biri, ütopyanın bazı konularda fazla kusursuz tasarlanmış olmasıydı. Gilman’ın geleceğinde suç, yoksulluk, ayrımcılık ve birçok toplumsal problem neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. İnsanlar daha ahlaklı, daha bilinçli ve daha uyumludur. Nellie’nin anlattığı bu dünya oldukça etkileyicidir; fakat aynı zamanda şu soruyu doğurur: İnsan gerçekten bu kadar tamamen değişebilir mi? Din konusu ise bence kitabın en tartışmalı taraflarından biridir.
Dağı Yerinden OynatmakCharlotte Perkins Gilman · Cem Yayınevi · 2021138 okunma
Hümanizm / Ütopya / Sosyalizm...
8/10
·249 syf.··
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:22
Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Ütopyalılar, sevgili Romalılar... Sosyalizm açısından bir devrim niteliğinde olan eserin yazarı Thomas More, yaşadığı dönemde (1478 - 1535) gördüğü, tecrübe ettiği halkın, kilisenin ve krallıkların yaşanmışlıklarından yola çıkarak hümanist kimliğinin de etkisiyle kusursuz bir devlet tasarladı ve bu devletin adını 'Ütopya' bıraktı. Thomas More, her ne kadar koyu ve muhafazakar bir Katolik Hristiyan olmasına rağmen büyük bir tezat oluşturacak şekilde eserinde hümanizm, reform ve rönesans hareketlerinin izleri görülmektedir. Bu çelişkinin altında yatan sebepleri öğrenmek için yazarın hayatı ile birlikte günümüze kadar ulaşmış mektuplarını da incelemek gerekiyor. Ütopya kitabının adı, bir ad olmaktan çıkıp bir edebi eser türünün genel adı olması ve diğer eserlere ihlam kaynağı olması nedeniyle de okunmayı sonuna kadar hak ediyor. Gerçi ütopik tarzda kaleme alınan eser sayısı, distopik tarzda kaleme alınmış ve tehlikeli, kaotik toplumlar ile geleceği anlatan eserlere kıyasla çok daha azdır. Bunun sosyolojik nedenlerini merak edenler, bu husustaki inceleme ve araştırma kitaplarını inceleyebilirler. İyi okumalar diliyorum.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Reklam
Reklam