Yenilgi Günlüğü
Pazartesi benim adımı bağışla... "sabah uyandırıldığında pazartesiydi bunu iyice bildi, ağzı çirişli yersiz, ürkek, yeni yaratılmış gibi coşkun bir göke uyumsuz ama kararlı durmaya, direnmeye, aşk olmaya sanki elleri ve beyni hemen çalışkan kesildi sonra birden bir ışık bir ışık bir ışık hazır bir biçimlenmeyi aldı geldi çünkü -anlar gibiydim- biraz yenildi hemen bir coşkuya gidiverir alışkanlığı oturur tıraş olur, ekmek kızartıp yer kolunda sonsuz bir güç, elinde hüner olağan sanıverir doyumsuz karanlığı inanırım böyle başlar bütün pazartesiler yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi çünkü yoktur dağların ve yaratılışın öncesi insan uzatır ellerini bir perdeyi çeker ve pazarsızlık kişiyi şaşkın eder siner buğular gibi düşüncemize her şeyin en haklısı en incesi beklemek bir tepenin mutluluğunu bir acının yakıp geçmesini beklemek.."
Sayfa 272·Kitabı okuyor
Şiir
Ey irin mutluluğu! Ey durmayıp ağrıyan kemiği usumun! Uğunursam beni hazdan delirten hayvanın ortasında ben koşarken derelerde birikirse çocukluğum, piçliğim birikirse sesimin o hıncahınç boşluğunda coşkunun en sağlam atıyla geliyorum sövgüm büyüyor, ağartıyor günümü.
Reklam
Edep Erkan Yurdu Anadolu da Türk'ün Yürek Meydanında Gönül Kurultayı Devrim Dedi Kötü niyetli söz ve eylem toplumu dağıtır, iyi niyetli söz ve eylem toplumu birleştirerek bütünleştirir. Son günlerde yaşanan olaylardan geriye doğru objektif bir bakış açısıyla bakan her yurttaş 1946-2026 yılları arasında yaşanan gelişmelerin Türk ulusunu bölmek ve parçalamak amaçlı dış destekli siyasi çabalar olduğunu us duyunç sahibi herkes görür. Yürek meydanında on yıldan fazladır gönül açma sebebi yürekte cem yaparak Türk ulusunun birliğini beraberliği ve biz bütünlüğünü koruyan iradeyi yurttaş ahlakı etik ilkesi ile birleştirmekti. Edep erkan cemini yürek meydanında yurttaş hukuku ve etik ahlakı içinde devrim üreten bir anlayış ile birleştirmek karşı yıkım niyetine karşı haklı bir duruşa dönüştü. İncitmeden, incitmeden bunu yapmak büyük bir sabır ve azim yolculuğu gerektiriyordu. Kimi yürek meydanında gönül açtı, kimi kendi yüreğine uğramayacak kadar gönlüne uzak kaldı naçar. Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin, Hızır bilinci görsün Huzur bulsun diye niyet, dil, gönül temizliği yapıldı cem demlendi, gönüller huzur aşkı içinde şenlendi. Zorbalığın postu şer tufanda yere serildi, çile (Kırklar) huzuru Anadolu kozmik devrim bilinci ile göründü. Hak yerine yerinde geri döndü. Beyt asil soyu sevgisinden ayırmadı yaşam. Doyumsuz zorba zulmü yüz yılda ulu ulus yinede doyuramadı. Beklentisi doyuma ulaşmış etik ahlak hiçbir örgütlü kötülüğe alet olmadan ders vererek zulmü us ve duyunc durgunluğu vererek bitirdi. Hakikatin deminde gönlü sevgi dolu olan her tin farkındalık üreten huzur ile titreşerek cem edip demlendi. Önder Karaçay
Eğer erkeklere cinselliği arzulamaları öğretildiği kadar aşkı arzulamaları öğretilse ve böyle sosyalleşselerdi kültürel devrim yaşanırdı.
Sayfa 167·Kitabı okudu
‍Kozmik Devrim Bilinci Türk Olduğu için Yeryüzü Rahatsız 21 Aralık 2015 tarihinde Anadolu'da başlayan kozmik devrim süreci tesirlerini uyanış ile gösterdiği için yeryüzündeki tüm yayılmacı soyguncuları telaş sardı. Çünkü Anadolu üzerinde ki planlarını yüz yıl sonraya erteleyenlerin tüm hazırlıkları art niyetli planları boşa gitti. Her gün de güç kaybederek yeryüzünde her yerden silah düşman ve savaş üreterek zulüm yaşatan anlayışa karşı direnç ve bu amaca yönelik toplumları temsil eden devlet temsilleri ile uluslar arasında mesafe açılıyor. Kuralsızlık ve gücü ele geçirmiş olma barbarlığı bu kuralsızlığı bugüne kadar tersini savunarak yapan haçlı soyguncu soykırımcı yayılmacı batı ve yerli işbirlikçileri aynı dayatmacı tutumun bir parçası olmaya başladılar. Yeryüzünde ilk kez hiçbir ulus bugüne kadar çıkarılan numaralı dünya vekalet savaşlarında olduğu gibi kimse kimsenin yararına savaşmak istemiyor. Para, silah, teknoloji vb güçleri üreten ve kötüye kullanan şer ise kendisini gizleme başarısını göstermekten her gün biraz daha uzaklaşıyor. Anadolu merkezli Türk bilinci ile büyüyen ve tesirlerini uyanış ile yavaş yavaş artıyor kozmik devrim yeryüzünde her ulusa eşit şartlarda yeni bir dünya düzeni kurma ahlakını yayıyor ve yerleştiriyor. Türk bilinci içine sızarak varlığını sürdürmek isteyenlerin Türk aşkı bu sebeple depreşti. Dünya uluslar birliği dahil her konuda dünyada köklü değişimin merkezi Anadolu ve Türk olacak. Türk yeryüzünde bu tesirleri yaşatması için önce Anadolu da Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetim de kolektif bilinç düzeyinde yönetim anlayışı ve ekonomide paylaşım ahlakı bozulduğu için kamulaştırma devrimi ekonomisi ile devrimi başlatıp yeryüzüne örnek olarak rol model olacak. Yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk ve Türk ulusu tarafından
Hayata Dair
Bir Şair Bir Kitap
Haydar Ergülen – Sen Güneş Kokuyorsun Daha Babaannem derdi ki: İnsan kısadır oğlum ve bilmezden gelir kısalığını, bilseydi yarışmazdı yollarla, göğe evler yükseltmezdi, Nazlı babaannem sözü de uzatmazdı ısrarı da az söyler, usul söyler, pir söylerdi bir de adamın kötüsünü piyade, sözün fazlasını şiir yaparlar derdi ** küçücük bir büyükanneydi, onu yitirince anladım kısacıkmış her şey, insan kısaymış ağaçtan, ikindiden, elmadan, güneşten, kardan, yağmurdan, gölgemiz bile bizden uzunmuş, ya çocukluk, o da rüyasından kısaymış meğer, sanki altı kardeş nöbetleşe rüya görsek hepimizden bir çocukluk belki çıkarmış, “bu dünya bir pencere" türküsünü söylerdi de anlamazdık, ** bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor dünyadan gitmek, bazen rüyama geliyor, kısacık kalıyor, bir gülümseme kadar, “çok uzatma" diyor “şiiri, kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan,” ** insan yanlışlarıyla büyür, aşkı uzun boylu sanırdım anladım ama, ne zaman, harflerinden de kısaymış aşk, bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak, aşk kısa, şiir uzun, sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman, ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan?
Kırmızı Kedi
Reklam
Reklam