Anadolu ve Sevgi Gücü Türk Birlikte Uyanıyor Anadolu bektaşi Türk kültürü ile yeniden doğuyor.. Akşehir gölü uzun yıllar sonra su tutmaya başladı. Kozmik devrim yavaş yavaş Anadolu'nun ve sonsuza kadar bu kadim emanetin sahibi Türk'ün gücünü göstermeye başladı. Nasrettin hoca vardı, Bektaşi Türk'ü Göle maya çaldı yoğurt yapmak için, gülüp geçenler oldu. Ya tutarsa dedi. Oysa öğretmek istediği toprağını taşını suyunu ihmal etme işleyen demir pas tutmaz dedi. Komşusundan kazan ödünç aldı, geriye iki kazan verdi Komşusu bu nedir dedi Kazan doğurdu dedi, komşusu sorgusuz sualsiz iki kazanı da aldı Gün oldu kazanı yeniden ödünç istedi Geri vermedi Komşusu kazanı istedi Kazan öldü dedi Hoca kazan hiç ölür mü? Kazanın doğurduğuna inanıyorsun, öldüğüne mi inanmıyorsun diyerek Hep bana hep bana diyen doyumsuzluğa Anadolu ve Türk dersi verdi.
Hayata Dair
CASSIUS Senin yüreğin uyuşmuş, Casca; Bir Romalıda olması gereken hayat kıvılcımı Yok sende, ya var da kullanmıyorsun. Betin benzin uçmuş, kendinden geçmişsin, Korkulara düşüp, afallayıp kalmışsın Göklerin bu garip taşkınlığı karşısında. Ama asıl kaynağına gidersen işin, Nedir dersen bu ateşler, gezen hortlaklar; Niçin çığrından çıkıyor kurtlar, kuşlar; Niçin düşünür oldu yaşlılar, deliler, çocuklar; Niçin düzeni, yapısı, ilk kalıbı Değişip de bunların, Olmayacak şeyler çıkıyor ortaya, niçin? Bunu sorunca anlarsın ki tanrılar, Yeni ruhlar üfleyerek hepsine Birer korku ve uyarma aracı yapıyorlar onları Korkunç bir devrim oluşurken. Şimdi, Casca, bu belalı geceye çok benzeyen Yıldırımlar, şimşekler saçan, mezarları deşen, Kapitol'ün aslanı gibi kükreyen, Bir adamın adını söyleyeyim mi sana? Kendisi senden benden güçlü olmayan bir adam, Ama büyüdükçe büyüyüp dev kesilmiş, Bu esrarlı gök parlamaları gibi Korku salar olmuş insanlara. CASCA Caesar'ı kastediyorsun, değil mi Cassius?
Hayata Dair
Reklam
Tatmin sağlamak meta odaklı arzulardan tümüyle kurtulmaya bağlıdır ki bu da devrim umudunu yeşertir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Siyaset
Soyan Azgın Azınlığın ve Soyulan Çaresiz Çoğunluğun Mücadelesi
İnsanlar ve toplumlar her çağda ikiye ayrılır. Soyan azgın azınlık ve soyulan, çaresiz bırakılan çoğunluk. Dün soyan azınlığın kitle imha silahı medyasında bir haber gördüm. Bu haberi ben soyulan çoğunluktan yetki aldığı halde soyan kodaman azınlığın adamı olmaktan vazgeçmeyen tek yetkiye soruyorum. Haber şöyle; ülkemizde ultra zengin sayısı geçen yıl iki bin kişi daha arttı. Bu yazıyı okuyan us ve duyuncunu kullanarak değerlendirme yapması gereken her insana soruyorum; Bu sonuç bir çalışma ve emek karşılığında veya yaratanın verdiği rızık bolluğu mu? Yoksa bu hırsız düzenin bir sonucu mu? Bu sözleri bu hırsızlıktan nemalananlar okursa bu soygunu nasıl koruma altına alırız diye düşünür. Soyulan ve çaresizliği söndürülen insanlar zaten bu sözleri, tespitleri okuma ve duyma olanağı bile olmuyor. Mühür kimde ise hükümdar odur diye bir ahlaksız hırsızlık sistemi kurmuşlar, bunu korumak için toplumun tüm gücünü bu hırsız düzeni korumak ve kollamak için kullanıyorlar. Birde kodamanların adamı değiliz diyorlar. 21 Aralık 2015 tarihinde en uzun gecede şer tufanı Anadolu da kozmik devrimi başlattı ve dile şu şekilde geldi; Zalimler kendi sonlarını yaşattıklarını yaşayarak görecekler. Son bir yılda Cumhuriyeti kuran siyasi partinin içine yerleştirilen unsurlara güvenerek ve yargı sopasını aynı Ergenekon balyoz vb kumpas davalarda olduğu gibi muhalefeti silkeyeceğiz, telef olacaklar diyerek bunu çabaları ispat ettiler. 22 Mayıs 2026 tarihinde ki müttefik operasyonu neden seçildi? 22 Mayıs 1950 İsmet İnönü - Celal Bayar değişimi 22 Mayıs 2010 Deniz Baykal Kemal Kılıçdaroğlu kaset kumpası değişimi. Aynı güne denk getirme sebebi nedir? Tesadüf mü? Zorlama mı?
Hayata Dair
Kısacası, edebiyat özü gereği sürekli bir devrim halinde toplum öznelliğidir.
Sayfa 148 - Can Yayınları
“Ne oportünistler gibi, sadece reform yeterli denilebilir; ne de genellikle küçük burjuva palavracıları anarşistler gibi, reforma hiç lüzum yok denebilir.”
Reklam
Reklam