Fikir ve hikmet... (Philos filos) Yunanca «dost, arkadaş» demek... (Sophia zofiya) ise «hikmet>>... İşte (Philo-sophie filozofi) felsefe, hikmet dostluğu; ve filozof, hikmet dostu...
...
Günümüzde, yalancı mantık delaletlerinin aldatmada oyunu mânasına gelen (Sofizm), o zamanki temsilcileri elinde, fikir caddesinin biricik devriye silahıydı.
Arkadaş! Dünya ve âhiretteki lezzet ve nimetlere, iman ile bakılırsa, bunlarda bir hareket-i devriye görülür ki; emsaller birbirini takib eder. Biri gider, yerine onun misli gelir.
Gece, düzen güçleri uykudadır. Bürokrasi, askeriye, okullar, polis, kısacası yaşamımızı düzenleyen tüm güçler uykudadır; sokakta devriye gezen nöbetçi polis dışında. Askerler de hepimizden önce yatağa girerler. Dünyanın bu en baskıcı kurumunun mensupları, en erken yatanlardır aynı zamanda. Aslında, tüm totaliter kurumlarda, daha doğrusu tüm kurumlarda (tüm kurumlar totaliter değil midir zaten?) insan her zaman erken yatmak zorundadır– yatılı okullarda, manastırlarda, ailede, cezaevlerinde, hastanelerde... Kişinin istediği saatte yatma hakkını destekleyen, bu özgürlüğe onay veren hiçbir kurum tanımıyorum.
Uzunca bir süre kendine sığınaklar kurup yıktın: düzen ya da eylemsizlik, başıboş sürüklenme ya da uyku, geceleyin devriye gezmeler, yansız anlar, gölgelerin ve ışıkların kaçışı. Daha uzun bir süre kendine yalan söylemeyi, kendini sersemleştirmeyi, kendi oyununa gelmeyi sürdürebilirsin belki. Ama oyun bitti, büyük şenlik, ertelenmiş yaşamın yalancı sarhoşluğu bitti. Dünya yerinden kıpırdamadı ve sen değişmedin. Kayıtsızlık seni farklı kılmadı.
Ölmedin. Delirmedin.
O devirdeki polisin hakkını teslim etmek gerekir; en kritik anlarda bile, devriye gezmek, ortalığı gözetmek görevini, hiç aksamadan yerine getiriyordu.
Sessizlik ve karanlık yeniden derinleşerek tamamlandı, körlük ve sağırlık uçsuz bucaksız karanlıkları yeniden kapladı, Jean Valjean, hala kımıldamaya cesaret edemeyerek uzun zaman duvara dayalı, öylece kaldı; gözbebekleri iyice büyümüş, kulağı kirişte, uzaklarda yetip giden bu hayalet devriye koluna bakıyordu.