Bak ve ibret al!
Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi esnasında vuku bulan ehemmiyetli hâdiselerden biri şöyledir: Sefer üzere olunduğundan birtakım masraflara hazineden henüz para ulaştırılamamış ve zengin bir bezirgândan borç alınmıştı. Daha sonra hazineden para geldi ve defterdar da alınan bu borcu sâhibine takdim etti. Ancak adam, defterdara şöyle bir teklifte bulundu: “Servetim hayli çoktur. Bir oğlumdan başka kimsem de yoktur. Kabul ederseniz, verdiğim paramı hazineye bağışlayayım. Buna mukabil siz de benim oğluma devlet kapısında bir iş verin!..” Defterdar, bu talebi Sultan'a arz edince Yavuz, son derece öfkelendi ve muhatabına hiddetle haykırdı: “Bana getirdiğin şu usulsüzlük teklifi sebebiyle, yemin ederim ki seni de teklif sâhibini de katlettirirdim. Fakat ‘Sultan Selim, parasına tama’ ettiği için bezirgânı ve defterdarı öldürttü.’ demelerinden çekinirim. Tez bezirgânın parasını iade edin ve bir daha huzuruma böyle kanuna muhalif şeyler getirmeyin!” Sultan'ın bu tavrının ardından yapılan tahkikatta bezirgânın bir Yahudi olduğu tespit edilmiş ve devlet merkezinden uzaklaştırılmıştır.
KÖLE ZENGİNİ VEZİRLER VE NAZIRLAR
Küçük yaşlarda köleler satın alıp onları terbiye etmek, okutmak, yetiştirmek, bazı Osmanlı vezirleri, kibarları için büyük bir zevk olmuş, bu yolda Kanuni Sultan Süleyman'ın baş defterdarı İskender Çelebi ile 19. asrın ünlü vezirlerinden Hüsrev Mehmed Paşa pek meşhurdurlar. İskender Çelebi'nin ölümünde terekesinde, cariyeler hariç 6.200 kölesi çıkmıştır. (Kaynak: Rıza Zelyut-Osmanlı’da Oğlancılık-S:48)
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Özbekler Tekkesi
Orta Asya'dan hac yolculuğuna çıkan kafileler İstanbul'a uğrardı. Hoca Ahmed Yesevi geleneğinden gelen Özbek şeyhlerin bir kısmı İstanbul'da kalmıştır. Kadırga'da 1692 tarihinde İstanbul defterdarı İsmâil Efendi tarafından ilk Özbekler Tekkesi kuruldu. İkinci tekke ise Eyüpsultan'da La‘lîzade Abdülbaki Efendi tarafından 1743 tarihinde kuruldu. Bu tekkenin kurulduğu alanda bugün Eyüpsultan Müftülüğü bulunmaktadır. Kurtuluş Savaşı ile ilgili güzel izler bırakan üçüncü Özbekler Tekkesi 1752-1753’te Maraş Valisi Abdullah Paşa tarafından Üsküdar'da kurulmuştur. Anadolu direnişine katılmak için İstanbul'dan ayrılan İsmet İnönü, Halide Edip Adıvar, Adnan Adıvar, Mehmet Akif Ersoy, Yunus Nadi gibi haklarında tutuklama emri olan önemli kişiler bu tekkede saklanmışlardır. İstanbul'dan Anadolu'ya kaçak yollarla taşınan cephene ve mühimmatın yolu da bu tekkeden geçmiştir. Tekke üyelerinden Şeyh Ata Efendi aynı zamanda Karakol Cemiyeti'nde de görev almıştır. İlerleyen zamanlarda Atatürk Özbekistan'daki Enver Paşa ile görüşmesi için onu görevlendirmiştir. Yüzbaşı Eşref Kuşçubaşı Bey'in emir eri Zenci Musa hazirede yatmaktadır. Bir köle olarak başlayan çilekeş hayatını bu toprakların selametine harcamış bu güzel insanın yazıtını okuyup da duygulanmamak elde değil. Elleri öpülesi Sudanlı Zenci Musa'nın ismi Üsküdar'da tekkeye yakın bir sokağa verilmiştir. Kısa bir süre Buhara Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Osman Kocaoğlu da burada yatmaktadır. Tekke ve zaviyeler kapatılırken en son kapanan tekke Özbekler Tekkesi olmuştur. Hilafet Ordularına katılıp Kuvâ-yı Milliye'ye kurşun atanların aksine onlar bizim yanımızda oldular.
Tarih
Mustafa Kemal Atatürk'ün mal varlığını türk milletine vermesi sürecinde yaşananlara dairdir Mustafa Kemal Atatürk üzerindeki mal varlığını haziran 1937 yılında trabzona yaptığı gezi sırasında türk milletine vermek ister.. bu konu özelinde Mustafa Kemal Atatürk trabzon köşkünde bulunduğu sırada, ''mal ve mülk bana ağırlık veriyor. bunları milletime bağışlamakla ferahlık duyacağım. insanın serveti kendi manevi kişiliğinde olmalıdır. ben büyük milletime daha çok şeyler vermek istiyorum.'' der.. bu gezi sırasında Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında çankaya köşkü ikinci katibi zühtü uray da vardır. zühtü uray bu konuda şahit olduklarını şöyle anlatır; youtu.be/kPXLxOiGulA?si=... Mustafa Kemal Atatürk üzerindeki mal varlığını türk milletine vermek ister ama bunu yapması mümkün değildir. zira Mustafa Kemal Atatürk'ün üzerinde söz hakkı olduğu mal varlığı özelinde akrabası olduğu için kız kardeşi makbule atadan da hukuken, kanunen söz sahibidir. Mustafa Kemal Atatürk kendisi üzerindeki mal varlığını türk milletine vermesi için bu kanunun esnetilmesini, kız kardeşinin kendisi üzerindeki mal varlığındaki payının kaldırılmasını ister.. bu yönde yapılan çalışmalar sonrası makbule atadanın Mustafa Kemal Atatürk'ün mal varlığı üzerindeki hakkı kişiye özel bir kanunla kaldırılır ve Mustafa Kemal Atatürk üzerindeki mal varlığını türk milletine verir.. bu olay sonrası (haziran 1937de Mustafa Kemal Atatürk'ün mal varlığını türk milletine vermek istemesini açıklaması sonrası) ismet inönü mecliste Mustafa Kemal Atatürk'e üzerindeki mal varlığını türk milletine vermesi sebebiyle bir teşekkür konuşması yapar.. Mustafa Kemal Atatürk kendisine hükümet adına teşekkür eden ismet inönüye aşağıda bir mektupla cevap verir.. Mustafa Kemal
Mustafa Kemal Atatürk
Balkan Gezimizden
3.Gün Bosna Hersek - 29.05.2024 Çarşamba 2.Dunya Savaşı sırasında stratijik önemli bir olay yardıma gelen Alman treni içinde Mareşal Tito nun içinde bulunduğu askeri grup bombalanır bu nedenle Almanlar bu bölgede savaşı kaybeder. Yugoslavya kazanır ve burası savaştan sonra Komünizmin propaganda merkezi olur. Bu münasebetle Mareşal Titonun doğum ve ölümü Mayıs ayı içinde olduğundan burada yıl içinde başarılı çocukları ödüllendirmek için buraya getirilir ve özel ödül törenleri ile öğrencilere kırmızı renkte kurdele takılır ve bu gelenek 90 li yıllara kadar devam eder. Bu bölgede iklim değişikliği görülür burada Akdeniz iklimi egemendir. Özellikle üzüm üretilir.Toprak Üzümler bizim bildiğimiz tarzda yaygın değil küçük ağaçlar şeklindedir. Gezdiğimiz yerlerde araba otomobil kullanan bayan sayısı çok dikkat çekecek kadar fazla. *** Mostar Şehrin ismi Neretva Nehri üzerindeki 16. yüzyıl Osmanlı eseri olan köprüden geliyor ve “köprü bekçisi” demekmiş. Mostar Köprüsü'nün savaştayken Hırvat topçularca yıkılışının çekimini internette izlemiştim. Yugoslavya Savaşı sırasında köprüye ilk saldırıyı 1992 yılında Bosna'da yaşayan Sırplar düzenlemiş. Mostar köprüsü Bosna Hersek’in simgesel yapılarından Mostar Köprüsü, Mostar şehrinin Boşnak ve Hırvat kesimlerini birbirine bağlıyor. Zamanla hoşgörünün ve barışın sembolü olarak görülmeye başlandı. Köprünün muhteşem manzarası ve ilgi çeken tarihi yıllar içinde önemli bir turizm merkezi haline gelmesini sağladı. Mostar Köprüsü, Bosna Hersek'in Mostar şehrinde yer alan Neretva Nehri üzerindeki 1566 yıllık bir Osmanlı yapısı. O zamanlar şehirde bulunan köprü eski olduğu için Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından köprünün yapılmasını istedi. 400 yıl boyunca ayakta kalan Mostar Köprüsü, 1992-1993 Bosna
Biz yanlış yolda idik; bilmiyerek, istemiyerek saplandığımız kaideler, tunç kalıplar yüzünden zulüm yapıyorduk. Faik Ökte [Varlık Vergisi Kanunu sırasında İstanbul Defterdarı], Varlık Vergisi Faciası (İstanbul, 1951). Kaynak Tüsiad Tarih 1945 1990 Sayfa: 79