Puan vermedi·144 syf.··
2026 88. kitabı
Değirmen, Sabahattin Ali'nin ilk öykü kitabı olup, Anadolu insanının yoksulluğunu, toplumsal adaletsizlikleri, aşkı, tutkuyu ve çaresizliği farklı insan portreleri üzerinden anlatır. Kitaba adını veren ünlü Değirmen öyküsünde, sevdiği kız uğruna kendi bedenini feda eden çingene bir klarnetçinin tutkulu aşkı işlenirken; diğer öykülerde de kasaba hayatının boğucu atmosferi, köylülerin yaşadığı dramlar, toplumsal tabular ve insan doğasının karanlık yönleri gerçekçi, duru ve sarsıcı bir dille gözler önüne serer.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma
Puan vermedi·141 syf.··
2026 68. kitabı
Sırça Köşk, toplumsal adaletsizlikleri, gücü elinde bulunduranların ikiyüzlülüğünü ve halkın sömürülüşünü hicivli bir dille ele alan etkileyici bir öykü derlemesidir. Sabahattin Ali, kitaba adını veren o meşhur başat masalı ve diğer hikayeleriyle, baskıcı düzene boyun eğen kitlelerin uyanışını ve haksızlığa karşı direnişin kaçınılmazlığını çarpıcı bir dille masallaştırır.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·400 syf.·
2026 37. kitabı
Başlarını büyük keyifle ve ilgiyle okudum. Ortaları ve sonları, aksiyon türünde klasik Hollywood filmi tadındaydı. Başlarda merakla okuduğum kitap, sonlarda ilgimi kaybettiğim ve nihayet bitti dediğim kitaba dönüştü. Dipnotlarda güzel bilgiler var. O notlardan çok şey öğreniliyor. Mesela MİT müsteşarı Fuat Doğu, Fethullah Gülen'in ilişkili olduğu Komünizmle Mücadele Derneğinin kuruluşunda rol oynayan Ruzi Nazar'la yakın dostlarmış. Ve Fuat Doğu, Komünizmle Mücadele Derneğinin kuruluşunda aktif rol almış. Veya Sabri Yirmibeşoğlu'nun halkı galeyana getirmek için kontrgerillanın bazı şeyler yaptığını itiraf ettiğini öğreniyoruz. Çatlı, Yazıcıoğlu ve ülkücülerin iç karışıklıkta nasıl kullanıldığını okuyoruz... Bu ve benzeri bilgiler açısından kitap iyi ki okudum dedirtti. Olumsuz intiba bırakan şeylerden biri; öğrenci ve öğretmenlerin de diğer kesimler gibi, siyasetle ilgilendiği cümlelerin çok olması. Toplumu, ülkeyi felakete sürükleyen yaklaşımlardan olduğunu düşünüyorum, özellikle öğrenci ve öğretmenlerin siyaset yapmasını. Siyasi slogan ya da pankart, öğrenci ve öğretmenle nasıl bağdaştırılabilir? Ordu gibi eğitim camiası da uzak olsun ideolojiden ama mümkün değil. Din gibi siyaset de insanı sömüren kavramlardan diye düşünüyorum. Kitapta sol cenahın masumiyeti, sağ kesimin şiddet yanlısı olduğu vurgulanırken, tarafsızlığı koruyamamış olduğu söylenebilir. Tıpkı Yedi Güzel Adam dizinde Dersim olayıyla Cumhuriyet'e saldırılması gibi. Sol görüştekiler hiç mi silaha sarılmadı hiç mi şiddet uygulamadı hiç mi hırsızlık ahlaksızlık yapmadı? Hayır diyenler, modern masallar dinlemeye devam etsin. Ne sağ ne sol, iki kesim de boyunu aşan ölçüde pisliğe batmış. En güzeli apolitiklik ve çöplükten uzak durmak diye düşünüyorum. Bölen, parçalayan, çürüten vs vs siyaset değil mi?
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,103 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 54. kitabı
Martı Jonathan Livingston, sadece yemek bulmak için uçan ve sürüye bağlı kalan diğer martıların aksine, uçmayı hayatın gerçek amacı ve tutkusu haline getiren sıra dışı bir martının hikayesini anlatıyor. Sınırlarını zorladığı ve sıradanlığı reddettiği için kendi sürüsü tarafından dışlanan Jonathan, mükemmel uçuşun ve özgürlüğün peşinden gitmekten asla vazgeçmiyor. Richard Bach, bu kısa ama derin fabl üzerinden insanın kendi potansiyelini keşfetme, kalıpları yıkma ve her türlü baskıya rağmen kendini gerçekleştirme yolculuğunu ilham verici bir dille anlatıyor.
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680bin okunma
Puan vermedi·258 syf.··
2026 43. kitabı
Beyaz Diş, yarı kurt yarı köpek olan bir hayvanın, vahşi doğanın acımasız kanunlarından insanların dünyasındaki soğuk ve şiddet dolu ortamlara uzanan hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Jack London, bir canlının doğduğu çevreye uyum sağlama sürecini ve karşılaştığı muameleye göre nasıl vahşileşebileceğini ya da sevgiyle nasıl evilleşebileceğini, bu kez madalyonun diğer yüzünden—bir hayvanın gözünden—muazzam bir gözlem gücüyle aktarıyor.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,5bin okunma
Sabahattin Ali'nin Gözünden Anadolu ve Anadolu İnsanı
8/10
·128 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin öykülerinde Anadolu’yu ve oranın insanını okumak, benim için sadece edebi bir yolculuk değil; adeta o toprakların kokusunu, tozunu ve sızısını iliklerine kadar hissetme deneyimi oldu. Yazarın her bir metinde insan psikolojisinin en kuytu köşelerine sızması, bunu yaparken de toplumsal adaletsizlikleri tokat gibi yüzümüze çarpması inanılmaz etkileyici. Karakterlerin o çaresizlikleri, verdikleri o sessiz hayatta kalma mücadeleleri ve sistemin katı çarkları arasında nasıl unufak oldukları satır aralarında öyle bir canlılıkla anlatılmış ki, insan her öykünün sonunda derin bir sessizliğe gömülmekten kendini alamıyor. ASFALT YOL Sabahattin Ali’nin bu öyküsünü bitirdiğimde boğazımda gerçekten çok ağır bir düğüm kaldı. Hani hayatta bir şeyi çok istersiniz, bütün kalbinizi, tüm iyi niyetinizi ortaya koyarsınız da sonunda o canla başla yaptığınız şey dönüp en çok sizi vurur ya; işte tam öyle bir hikaye bu. Okurken sadece sıradan bir yol yapım hikayesi değil, idealist bir insanın o temiz hayallerinin sistemin çarkları arasında nasıl paramparça olduğunu izledim resmen. Öğretmen köye ilk geldiğinde içi umutla, enerjiyle dopdolu. Kendisinin de köylü kökenli olmasıyla gurur duyuyor, hatta dürüstçe "içimde yabancı bir yere gidiyorum hissi yoktu" diyor. Buradaki psikoloji aslında hepimize çok tanıdık: "Ben onlardan biriyim, beni anlarlar, bağ kurabiliriz." Bu inanç, öğretmenin hayattaki en büyük dayanağı aslında. Kamyonun o bozuk yollardaki sarsıntısından sersemlemiş olsa bile, kafasında köylüyle kuracağı o sıcak köprü var. Ama daha ilk günden muhtarın o umursamaz bir tavırla "beş on gün dinlen hele" demesiyle, o aşılmaz soğuk duvarı ilk kez hissetmeye başlıyoruz. Köylü için okul ya da eğitim hayati bir ihtiyaç değil, sadece hayatın (harmanın, tarlanın) arasında
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma