"YILDIZ ZAMANI"
Bazen bir kitabı sadece okursunuz. Bazen bir kitabın içine girer, karakterlerle birlikte yaşar, büyür, üzülür, hayal kurarsınız…
Lise son sınıf öğrencisi Gökalp, Hukuk Fakültesi hayaliyle yanıp tutuşan, hayallerini ailesinin zorluklarına rağmen bırakmayan bir genç.
Bir yanda maddi imkânsızlıklar, diğer yanda kardeşi Gökben’in yaşadığı zorbalık, babasının kaybolan mesleği, annesinin sessiz çabası ve Gökalp’in büyük hayalleri...
Zaman, bu kitapta sadece saatin akışı değil; aynı zamanda yüreğin, emeğin ve sabrın ölçüsü.
Kitabın en dokunaklı karakterlerinden biri olan Nevzat Hoca, sadece bir öğretmen değil, bir yol gösterici.
Gökalp’in hayatına dokunduğu gibi, biz okurların da kalbine dokunan biri.
Gökalp okul çıkışlarında öğretmeni Nevzat Hoca'yla konuşur; hayatını, duygularını, geleceğini paylaşır. Aynı zamanda platonik aşkı Eceye karşı kalbindeki bu derin sevgiyle yaşar, ama o fark edilmez. Dershane, sınav, hayaller arasında yol alırken, ailesi ve öğretmeni ona yaşama dair umut verir .
Babası "zamanın ileri gittiğini sanan çocuk" der. Zaman meselesi; ölçmekten ziyade yaşanacak anları çoğaltmakla ilgilidir. Digital göstergelere değil, akrep ve yelkovana inanır. Zanaatın yok oluşuna tanık olsa da hüznünü saklayan bir ustadır. Gökben’e farklılığını anlatışı, Gökalp’e yoldaş oluşu ve kendi geçmişindeki büyük kaybı anlatışı...
Nevzat Hoca, sadece kitap karakteri değil; hayatımızda hepimizin bir dönem ihtiyaç duyduğu o özel insan gibi...
'Baba olmak için; bir çocuğu koşulsuz sevmek, onun arkasında durmak, güven vermek, yol göstermek kâfi.'
Gökalp’in tek dostu, çocukluk arkadaşı Mustafa, bu hikâyenin en saf ve en hüzünlü yanlarından biri. Sevgi görmemiş bir çocuğun, sevgiyle dolu bir gençliğe tutunma çabası.
Güzel Sanatlar hayali, çizimleri ve yaşadığı