“Ne zaman bir ışık yaksak uykumuzu etkileyen bir ilaç alıyoruz farkında olmadan.”
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Alıntı
… uyku hakkında en bilgili olması gereken insanların dahi akıl mantık sınırlarının ötesinde uykusuz kalmayı fetişleştirdiği bir kültür haline gelmiş durumdayız.
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşamak için hazır olmayı bekleyemeyiz...insanı pat diye vurur yaşam.
Sayfa 29 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Hayata Dair
Birinci Neden: Hızın, Geçişlerin ve Süzme Faaliyetinin Artışı "NE İSTEDİĞİNİZİ ANLAMADIM," deyip duruyordu Boston'daki Target mağazasında çalışan adam. "Elimizdeki en ucuz telefonlar bunlar. İnternetleri feci yavaş. İstediğiniz bu değil mi?" Hayır, dedim. İnternete hiç bağlanamayan bir telefon istiyorum ben. Şaşkın şaşkın kutunun arkasını inceledi. "Bu çok yavaştır. E-posta alabilirsiniz muhtemelen, ama-" E-posta da internet de istemiyorum, dedim. Üç aylığına uzaklara gideceğim, tamamen çevrimdışı olabilmek için. Arkadaşım Imtiaz'ın yıllardır internete bağlanamayan eski dizüstü bilgisayarını yanıma almıştım. İlk Uzay Yolu dizisinin setinden çıkıp gelmiş gibiydi, boşa çıkmış bir gelecek hayalinin kalıntısıydı sanki. Yıllardır yazmayı planladığım romanı yazmak için kullanmaya karar vermiştim bu bilgisayarı. Şimdi de, numarasını vereceğim altı kişi tarafından acil durumlarda aranabilmek için bir telefona ihtiyacım vardı. Herhangi bir internet seçeneği olmaması gerekiyordu; böylece sabahın üçünde uyanıp da zayıf düşmüş irademle çevrimiçi olmak istersem elimden bir şey gelmeyecekti. İnsanlara ne yapmayı planladığımı anlattığımda üç farklı tepkiyle karşılaştım. İlki Target mağazasındaki adamın tepkisine benziyordu: Söylediğim şeyi akılları almıyor gibiydi. İnternet kullanımını azaltacağım diyormuşum gibi düşündüler. Tamamen çevrimdışı olmak onlara o kadar tuhaf geldi ki tekrar tekrar açıklamam gerekti. "İnternete hiç giremeyen bir telefon istiyorsunuz, öyle mi?" demişti adam. "Niye ki?"
Sayfa 27 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Kitap Alıntısı
Başka bir yol olmalıydı, dedi. "Bir yol bulunmalıydı. İnsana bir fırsat verilmeliydi. Bana, sana hiç olmazsa… Bu çaresizliğe dayanamıyorum. Bir defaya mahsus olmak üzere bir istisna yapılmalıydı. Kağıtlarınızda bir noksanlık var, bir imza eksik diye geri çevirilmeliydi Selim. Özür dileriz, kabul edemeyiz; bazı noktaları unutmuşsunuz denemez miydi?… Turgut’u, Süleyman’ı unutmuşsunuz; bilseniz ne merakla bekliyorlar sizi. Bütün karakollara haber vermişler, her yeri aramışlar. Neden haber vermediniz çıkarken?… Dikkat et Selim… canın acıyacak dur… söz veriyorum… her şeyi yeniden konuşacağız. Selimciğim Işık… hepsi hak verecek sana… durmadan başlarını sallayarak, haklısınız, haklısınız, diyecekler… sen gitmek istesen de bırakmayacaklar seni… ne olur biraz daha kalın, daha yeni başlamıştık konuşmaya… söyleyecek o kadar söz vardı ki… canım Selim… hayır Süleyman Kargı! İnanmıyorum Selim’in öldüğüne. Reddediyorum! İnkar ediyorum." Nefes alamıyordu. "Bir şeyler yapmak, bir yere tutunmak istiyorum."
Alıntı
Friedrich Nietzsche
Dehanın ahlaksal çılgınlığı. — Büyük zekâların belli bir türünde üzücü, kısmen korkunç bir oyun gözlemlenir: En verimli anları, yukarılara ve uzaklara doğru uçuşları, sanki genel yapılarına uygun değil ve bir şekilde güçlerini aşıyor gibidir, öyle ki her seferinde bir arıza ve zaman içerisinde de makinenin bozukluğu söz konusu olur, bu bozukluk kendini burada değinilen dehalarda bedensel rahatsızlıklardan çok, çeşitli ahlaki ve zihinsel belirtilerle düzenli olarak gösterir. Rousseau ile Schopenhauer gibi aşırı kişisel ve bağımlı karakterlerde birdenbire ortaya çıkan o anlaşılmaz korku, kibir, nefret, kıskançlık, bağnazlık ve sofuluk bir kalp problemi sonucu olabilir: Bu da sinir rahatsızlığının sonucudur ve nihayetinde bu da sonuçtur. — — Deha içimizde olduğu sürece cesur hatta sanki çıldırmış gibiyizdir, yaşama, sağlığa ve onura dikkat etmeyiz; günü bir kartaldan daha özgür uçarak geçirir, karanlıkta bir baykuştan daha güvendeyizdir. Ama birdenbire bizi terk eder ve aynı şekilde birdenbire bir korku sarar içimizi: Artık kendimizi anlamayız, yaşanmış yaşanmamış her şeyin ıstırabını çekeriz, sanki çıplak kayalar altında, bir fırtına öncesinde her tıkırtıdan ve gölgeden korkan acınacak çocuk ruhları gibiyizdir. - Dünyada yapılan kötülüklerin dörtte üçü korkudan kaynaklanır: Ve bu özellikle fizyolojik bir olaydır! —
Felsefe