Ağzımdan bilinçsizce çıkan ilk sözler, "Evet gitmek istiyorum," mırıltılarıymış. Evimin tam olarak neresi olduğunu ben de bilmiyorum ama böyle söyledikten sonra hüngür hüngür ağlamışım.
(Bu bendim. Toplumun affedip affetmemesi önemli değildi. Beni gömüp gömmemeleri önemli değildi. Ben köpekten de kediden de düşük bir varlıktım. Kurbağa. Yalnızca ağır ağır hareket ediyordum.)
"Sen kendine bak. Korkunç, tuhaf, hilekâr, rezil ve acuze kişiliğinin farkına var!" gibi çeşitli sözler geçti aklımdan ancak yalnızca yüzümdeki teri mendille silerek, "Terledim, terledim," diyerek gülebildim.
Geride bırakılan bir tek ben vardım, insan toplumundan sonsuza dek kaçan, içeriden biri ya da dışarıdan biri ayrımına bakılmaksızın, Horiki tarafından bile terk edilmiş bir soytarı.