Albert Einstein, “Önemli olan sorgulamaktan vazgeçmemektir,” demiştir. Ve çocuk, aklının özgürlüğüne saygı duyulan bir ortamda büyüyorsa, sorgulamaktan hiç vazgeçmez.
Anne ölünce çocuk,
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde siyah bir çubuk
Ağzında küçük bir leke
Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne
Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk,
Çocuk ölünce anne...
Sezai Karakoç
Peki, Tanrı nerede? Neden bu korkunç buhrana müdahale etmiyor? Neden bu korkunç mucizeyi bir başka mucize ile önlemiyor? Neden insanları sadece rüyalarında görebilecekleri bu sessiz matemden ve ızdırap’dan korumuyor?