"Dileğim çifte standartlardan arınmış bir hukuk anlayışının en kısa zamanda bu topraklara hâkim olmasıdır.
Çünkü insanlık bahçesi tüm çiçekleriyle güzel. Her çeşitten, her renkten, her kokudan..."
"Eğer beni sonsuza dek yanında istersen, seninle olmaya hazırım Stefan."
"Evet, istiyorum," dedi neşeyle. "Sonsuz yaşamımda senden başka hiçbir dileğim yok."
DİLEK AĞACI
(Yezida, dağ başındaki Dilek Ağacı'nın dibindedir. Adak çaputlarından artık dallarını kaldıramayan ağaca, ateş rengi bir çaput daha bağlamaktadır. Mahmud'un geldiğini görmemiştir bu yüzden. Mahmud bir süre oyalanır, Yezida'yı izler. Sonra sevgiyle gürleyen bir sesle)
MAHMUD- Nedir dileğin Yezida?
YEZİDA - Senden başka dileğim yoktur Mahmud.
MAHMUD-Dileğinin çaresini ağaçtan mı beklersin Yezida? Bu
kaçıncı gündür bilir misin?
YEZİDA- Bugün kırkıncı çaputu bağlamışımdır ağaca, sağ salim gelesin diye kırkıncı çaputu bağlamışımdır bugün.
MAHMUD- Bugün kırkıncı örüğünü öreceğim Yezida. Saçına kırkıncı murat düğümünü atacağım. Bugün kırk örük tamam olmuştur. Bu düğümler, bu örükler ne zaman çözülecek Yezida?
YEZİDA - Saçlarımın örüğünü çözmek “ilk gece hakkındır" Mahmud. Ya sen çözersin bu örükleri, ya ölüm.
MAHMUD- Gel deli kız gel de, ölüm araya girmeden kırkıncı örüğünü vurayım.
(Yezida sevinçle koşar. Mahmud, Yezida'nın saçının son tutamını da örer. Örük bittiğinde)