Sona qədər oxuya bilmədim. Orta əsrlərdə baş verən və kilsənin din adı altında insanları necə əldə saxladığı haqqında kitab olduğunu düşünürdüm. Mario Puzo bu kitabında "Godfather" in necə yarandığını izah etməyə çalışır. Papa Aleksandr ilk ailə mafiyasının əsasını qoyur sanki. Klassik XV əsr Avropası. İtaliyada katolik kilsəsi, vəzifəli şəxslər və kasıb əhali. Dinin kasıblara qadağa qoyduğu hər şeyi özləri rahatlıqla edirlər. Dindarlar evlənə bilməz və evlənmirlər də. Amma fahişələrdən uşaqları var. Aleksandrın 3 uşağı nigahdankənar olsa da onları çox sevir. Ailəsi üçün hər şey edən, hətta nəsli saf qan olaraq davam etsin deyə oğlu və qızını ensest münasibətə sövq edən bir atadır. Utanmadan öz qızına qarşı cinsəl həzz belə duyur. Yozlaşmış katolik. Yenə orta əsrlərin klassiki - qadın(yəni qızı) zövq və diplomatiya üçün evliliklərə məcbur edilir. Daha doğrusu manipulyasiya edilir. Oğlunun gücə nail olması onu necə qəddar edir təsvir olunur. Siyasət, günahların nisbiliyi və qəddarlıq kitabın əsas mövzusu sayılar. Qeyd: kitabı tamamlamadan Mario Puza ölüb və kitabını sevgilisi tamamlayıb. Mən də mərhumun xatirəsinə kitabı tamamlamadım:) Buna görə rəyim yarımçıq və qeyri - şəffaf ola bilər.
AileMario Puzo · 1001 Kitap · 2005333 okunma
8/10
·148 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 18:14
Her yirmi yılda bir güncellenerek tekrardan Müslümanların gündemine girmesi gereken bir kitap. Kitabın yazılışından bu yana yaklaşık kırk yıl geçmiş. Bu kırk yıllık süre içerisinde belki de kitap hem içerik olarak hem dil olarak yıllanmış olabilir; fakat bugün okuduğumuzda dahi Müslümanca düşünme konusunda çarpıcı bir iz bırakıyor. Muhtemelen yazıldığı dönemdeki etkisi çok daha ciddi boyutlardadır. Çünkü bu düşünme biçimini bir şekilde Müslümanlara abilik yapan kişilerin üzerinde görmek mümkün. Genel olarak üzerimde olumlu bir intiba bırakmakla beraber, günümüz dünyasında lise ve üniversite çağında olan gençler için bir dönemin düşünce biçimini anlamak adına okunması tavsiye edilebilir. Fakat özü itibariyle meselelere yaklaşım aynı kalmakla beraber dilinin güncellenmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu güncelleme, dilinin ağır olması gibi bir tedirginlikten kaynaklanmıyor. Bu güncelleme, dilin günümüz dünyasında pratik karşılığının eksikliğinden kaynaklanıyor. Başlıklar çoğaltılmalı, örnekler belirginleştirilmeli ve belki de —maalesef— görsellik çağına uygun hâle getirilerek meseleler somut olaylar üzerinden izah edilmeli. Bu öğretim biçimi nebevî bir öğretimden ayrıymış gibi de algılanmamalı. Nitekim Hz. Peygamber’in hayatında da anlatacağı meselelerin zihin dünyamızda canlanması adına somutlaştırdığına şahitlik ettiğimiz hadiseler mevcuttur. Dolayısıyla bu kitap “yenilenmeli” demekten daha ziyade yeniden yazılmalıdır ve belirli zaman aralıklarında bu yeniden yazılma tekrar edilmelidir. Kitapta anlam veremediğim, doğrusu zihnimde canlandıramadığım bir tavır ise batı–öteki–gayri İslami denilen dünyadan tamamen kopmuş, bambaşka, tamamen farklı bir İslam dünyası var yaklaşımıdır. Keşke rahmetli yazarın öne sürdüğü kadar içinden çıkılması kolay bir durumda olsaydı sorunlar.
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tasavvuf- Felsefe- Din- Yaşam/ Varlık- Yokluk
9/10
·204 syf.··
2026 4. kitabı
Ele alındığı gibi bir çırpıda okunup, bitirilebilicek bir edebi eser. Lakin yavaş yavaş okunsa iyidir, hemen hemen her sayfasında düşündürür, sorgulatır ve çoğu zaman aynı sayfayı tekrar tekrar okutur. Ben kitabı okumuş olduğum halde henüz tam anlamış değilim. Bir kerede anlaşılabilecek bir kitap değil, fakat mutlaka okunması gereken bir eser.. “Bu hayata, dünyaya niçin geldiğimizi, ne olacağımızı, bizi göndereni anlamayı'' niyet edinmiştir, Dine bakışı geleneksel öğretiler dışında şekillenmiştir, bazı dindarlar kitabı beğenmeyebilir, hatta yaşasaydı yazarın kellesini isteyebilirdi. Felsefe kosunda, “aynalı baba kim?” diye başlarsanız; keşiş, buda, mursid-i kamil… Her döneme göre isim değiştirir bence. Mitoloji ve tasavvuf el ele.. Son olarak eser anlatısı için diyebilirim ki; Bu alem her şeyin birbirini yemesi ve yok etmesi için kurulmuştur. Her şey birbirinin düşmanıdır…Başkalarının keskin dişlerine yem olmaktan kurtulanları da bir gün "ölüm" denen korkunç yaratık yutacaktır. işte gerçek budur. Yaşam hiçliktir. Hiçlikten geldik, hiçliğe gidiyoruzdur…
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,4bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Türkiye 'de şöyle bir hata var zannımca : Hiç bir zaman bireysel olarak da toplumsal olarak da suçu kendimizde aramamak... Karşı tarafı suçlamak daima bir suçlu yaratabilmek Peki " Hata Neredeydi " sorusunun cevabı nedir ? Biz de şöyle bir durum var hep : Dindarlar Kemalistleri suçluyor Kemalistler : Dindarları Milliyetçiler herşeyin altında Amerika ve İsrail 'i arıyor... Oysa asıl soru " Biz Nerede Hata Yaptık " olmalı ve en mühimi de " Nasıl Düzeliriz " sorusunu sormak olmalı Bunu kendi ülkemiz için düşünüyorum Yoksa dünyanın hali günümüzde malum Trump tüm dünyayı birbirine katan bir psikopat manyak gibi davranmakta Bu çok net !
Hata Neredeydi?Bernard Lewis · Kronik Kitap · 20202,215 okunma
5/10
·172 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 15:00
Halit Ertuğrul’un sadece 3 kitabını okudum ama şimdiden sürekli tekrara düşmüş gibi hissettiriyor. Muhtemelen hep ‘Arayış Serisi’ni okuduğum için öyle hissettim. Kitaplarını okumak kolay olsa da edebi açıdan hiç tatmin etmiyor. Ön sözünde bundan da bahsediyor zaten. ‘Öğretici amaçla yazıldığı için edebi bir amaç güdülmemesi gerekir’ ama yine de okurken insan ister istemez edebi zevk almak istiyor.  Kitapların bir eksiği de sadece bir pencereden bakılarak yazılmış olması. Amaç o zaten diyebiliriz ama tiplemeler asla değişmiyor ve bu da insanı tatmin etmiyor okurken. İyi kesim hep iyi, kötü kesim hep kötü… dinden uzak olan insan dinle tanışır ve ne hikmetse bütün dindarlar onun yardımına koşar. Dindar olmayanlar da hep onu kötülüğe iter. Her ne kadar hikayeler gerçek olsa da bu kısımlar kitabı basitleştiriyor. Kendim de bilgi açısından kitapta anlatılan çoğu şeyi bildiğim için üstüne bir şey ekleyemiyorum… çok sevdiğim bir seri olmadı ama hala elimde 7 kitabı olduğu için ara ara okurum
AyselHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 20124,953 okunma
8/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 00:00
Akıcı, sade, güzel bir dili var. Ancak yazıldığı dönem itibariyle, topluma inememiş aydın bakış açısı biraz rahatsız edici. Yobazlık kavramını daha çok dindarlar üzerinden vermeye çalışması ve yaptığı alıntılar da "ayrıştırıcı" olarak algılanabiliyor. Toplumun önde gelen sözüm ona aydınlarının, iktidara göre şekillenmesinin nasıl gerçekleştiğini görmek adına da iyi bir eser olduğunu söyleyebilirim . Okuması genel itibariyle keyifliydi. İletişim konusunu zaman zaman tekrar etmekte fayda var :)
1000Kitap
İnsan İnsanaDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20219,7bin okunma