" Kalpsiz dindarlar... "
Sayfa 364 - Gece kitaplığı, birinci basım Ağustos 2024, İmtiyaz sahibi: Yaşar Hız.·Kitabı okudu
Alıntı
Dindarlar sürekli gürültü patırtı yaparak bağırsa da, dinsizler hep sessiz kalıp susacaklar! Aksi halde dinsizlik kötü örnek olur, vatandaşlar dinden çıkar, toplum da, devlet de çöker! Sanki şu anda toplum çok sağlam, devlet çok sağlam, insanlar çok ahlaklıymış gibi! Avrupa Birliği nüfusunun yaklaşık yarısı dinsiz, ona rağmen orada, Türkiye’deki kadar çok sahtekârlık ve yolsuzluk yok! Avrupa Birliği nüfusunun yaklaşık yarısı dinsiz, ona rağmen orada, Türkiye’deki kadar çok insan hakları ihlali yok! Avrupa Birliği nüfusunun yaklaşık yarısı dinsiz, ona rağmen orada, Türkiye’deki kadar çok sosyal adaletsizlik yok!
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mollaların görüşüne göre Reşid Paşa ve arkadaşları, genç müminleri imansızlığa ve cehenneme götürüyorlardı. Daha sonraları, bazı Türk ailelerinin çocukları için modern doğa bilimleri dersleri verirken öğrencilerime şimşek, gök gürültüsü, yağmur gibi doğa olaylarının sebeplerini anlattığım için bunları Takdir-i İlahi'ye hakaret olarak algılayan, özellikle kadınlar ve belli bir yaşın üzerindeki kişiler tarafından düşman muamelesi gördüm. Dindarlar, Frenklerin cehennemden ilham alan şeytan fikirli kimseler olduklarını, dolayısıyla bir nevi büyücü sayıldıklarını ve sihir yaptıkları için onlara özenilmemesi gerektiğini de söylüyorlardı.
Sayfa 21 - Mustafa Reşid Paşa (1800-1858), Sadrazam. Tanzimat döneminin başı çeken en mühim devlet adamlarındandır.
Tarih
John Peter Eckermann
"Bu arada," diye devam etti Goethe, "Tiedge'nin Urania'sı yüzünden başına az iş gelmedi; çünkü bir ara Urania'dan başka şarkı söylenmiyor, başka şiir okunmuyordu. Nereye gidersen git, her yerde karşına Urania çıkıyordu; her sohbetin konusu Urania ve ölümsüzlüktü. Gelecekteki yaşama inanma mutluluğundan yoksun olmak istemem, Lorenzino de' Medici gibi başka yaşamdan ümidini kesenlerin, bu yaşamlarında da zaten ölmüş olduklarını düşünürüm; sıradan yorumlara ve düşünceyi rahatsız eden spekülasyonlara konu olmak için böylesi kavranamaz şeyler insana çok yabancı. Ayrıca sonraki yaşama inananlar, içten içe mutludurlar, ama bundan gurur duymak için bir nedenleri de yoktur doğrusu. Tiedge'nin Urania'sı nedeniyle, soylular kadar dindarların da aristokrat olduklarını söylemiştim. Tiedge gibi, ölümsüzlüğe inandıkları için gururlu aptal kadınlara rastladım, bazılarının bu konu hakkında beni kibirle sorguya çekmesine de katlanmak zorunda kaldım. Tabii ben de şöyle konuşarak onların canını sıktım: Bu yaşamdan sonra bir başka yaşam bizi mutlu edecekse, bu hoşuma gider doğrusu; ama ben, şimdi burada bulunan ve buna inananlarla o tarafta karşılaşmayı kesinlikle istemem. Yoksa bu benim için gerçek bir felaket olur! Dindarlar etrafımı sarıp şöyle diyebilirler: Biz haklı çıkmadık mı? Biz size zaten söylememiş miydik? İşte bakın, dediğimiz gerçekleşmedi mi? Yani öbür tarafta da can sıkıntısının sonu gelmezdi." "Ölümsüzlük düşüncesi ile meşgul olmak," diye devam etti Goethe, "soylu sınıfın, özellikle de işi gücü olmayan kadınların işi. Bu tarafta doğru düzgün biri olmayı düşünen ve bu uğurda her gün çaba gösteren, mücadele eden ve üreten çalışkan bir insan ise sonraki hayat konusuyla ilgilenmez, bu dünyada çalışıp faydalı olur. Ayrıca ölümsüzlük düşüncesi daha çok talihin yüzüne gülmediği
Alıntı
Ateistlerin ve agnostiklerin baskı altında tutulduğu bir ülkede demokrasiden söz etmek olanaklı değildir. Dindarlar, örneğin Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler kendilerini nasıl özgürce ifade edebiliyorlarsa, dinsizler, ateistler ve agnostikler de aynı biçimde kendilerini özgürce ifade edebilmelidirler.
Fikret, iddia edildiği gibi, mülhit de olsa faziletli bir adam­dı. Fazilet sahibi olmak için mutlaka dindar olmak gerek­mez. Bazı dindarlar faziletli olur, bazıları olmaz. Fazileti inançta değil, amellerde aramalıyız. İtikat halis ise amelde tezahür eder.
Alıntı