Kierkegaard felsefesinde, bir insanın birey olarak seçebileceği üç temel konum vardır. Bu konumlar, gerçeklikle ve kendi aralarında birbiriyle farklı tarzlarda ilişkilidir. Ve bu ilişki, farklı eylemlerin (ki Kierkegaard bunlara "bevcegelse" yani "hareket" diyor) ne zaman meşru sayılabileceğini - veya sayılamayacağını - veyahut bireyin, yükümlülüklerini nasıl konuşlandıracağını belirler. Kişi bu konumlar sayesinde tam anlamıyla var olabilir. Bunların ilki, bireyin, tüm yaşamını duyguları nın yönettiğini var sayan estetik konumdur. İkincisi olan etik konum, tüm yaşamın, başkalarıyla karşı laştırmalı olarak kavranabileceğini, ve tümel (evrensel) ahlakın kamusal alanda dışa vurduğunu varsayar. Üçüncüsü olan dinsellik konumu ise, insanın tüm yaşamını Tanrıya karşı olan sorumluluğunun yönettiğini farzeder. Kierkegaard dinselliği iki aşamada irdeler. İlki hazırlık ikincisi gerçek dinselliktir. Ancak, Kierkegaard, herkesi birey olarak hükmen özgür sayar, ve dolayısıyla her bireyin bu üç yoldan hangisini seçeceğine kendi başına karar vermekte serbest oldu ğunu vurgular.