Necatigil'e göre, bir şair, şiir yaşamı boyunca üç burçtan geçer: "Gurbet, hasret ve hikmet burçları." Bir arayış dönemi olan "gurbet burcu'ndaki şair, beğendiği sanatçıların etkisi altındadır ve özentilidir. Necatigil, Kapalıçarşı (1945) ve Çevre (1951) adlı kitaplarında yer alan şiirlerde "gurbet burcu"ndadır ve Ziya Osman, Cevdet Kudret, Necip Fazıl gibi şairlerin etkisindedir. Kapalıçarşı'da evlilik, cinsellik, mutlu aile düşleri, doğa ve yaşama sevgisi temaları işlenirken, Çevre'de yalnız insanın dramı ve aile kurma özlemi artar. Necatigil Arada (1958) ile başlayan dönemde "hasret burcu"ndadır. "Hasret burcu"ndaki şair, artık kişiliğini bulma çabasındadır, kendi şiirini özler, gurbetlerde oyalanmanın zaman kaybından başka bir şey olmadığını görür. Arada ve Dar Çağ (1960), 'arada' kalmış insanın durumunu ve 'dar çağ'larda yaşamanın zorluğunu anlatır. Şairin üçüncü burcu "hikmet burcu" dur. Necatigil, "hikmet burcu"na geçişi şöyle anlatır: "zaman geçer, [şair] birden görür. Çevreyi, dünyayı dilediğince bir biçime sokmanın zorluğunu görür (...) Anlar ki, kendi küçük özlemlerini bile gerçekleştirememiş, yakın çevreyi bile değiştirememiştir (...) O zaman hikmet burcuna girer. Hikmet çapraşıktır ve çok az değişir. Geçmişin büyük şairlerini o zaman anlar." Necatigil, "hikmet burcu"na Yaz Dönemi'ye birlikte girer, artık sanat ön plandadır. Divançe'yle (1965) başlayan dönemde geleneğe yönelir, anlatımcı şiirden uzaklaştığı görülür. Kareler de (1975) somut şiirin özelliklerini ustalıkla kullanır. Hikmet burcundaki diğer şiirlerinde de anlam iyice kapanır, simgeler artar.