"Kesinlikle bilseydin, ne yapardın o zaman? Kesinlikle inanıyormuşçasına davran şimdi, yanılmayacaksın." Ve adam kuşkuyla değil de inançla dolu şekilde yoluna gitmiş, işinin başına dönmüş, artık kararsızlık, ikirciklik yokmuş içinde.
"Ama ölçüsüz kaderimizle geride kalanların mutsuzluklarına mutsuzluk katmaktan kaçınmak da görevimiz değil mi? Bu ayrıca kendine de borçlu olduğun bir görev, çünkü aşırı üzüntü, gelişimi, hayattan keyif almayı ve hatta günlük görevlerini yerine getirmeni engeller ki bunları yapmayan bir insan toplumda barınamaz."