Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına
Hasretiz biz kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı
Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan
Dönmeyen gemiler olduk açıktan
Adımızı soran, arayan var mı
Önemli olan alışkanlıklarınızın sizi başarıya yönlendirip yönlendirmediğidir. Mevcut rotanıza, mevcut sonuçlarınızdan daha fazla kafa yormalısınız. Örneğin milyonerseniz ve her ay kazandığınızdan daha fazla harcıyorsanız kötü yoldasınız demektir. Harcama alışkanlığınızı değiştirmeniz gerekir. Tam tersine batak durumdaysanız ama her ay birazcık birikim yapıyorsanız, istediğinizden daha yavaş ilerliyor bile olsanız finansal özgürlük yolundasınız demektir.
Sonuçlarınız alışkanlıklarınızın gecikmeli ölçüsüdür. Kilonuz yeme alışkanlıklarınızın gecikmeli ölçüsüdür. Bilginiz öğrenme alışkanlıklarınızın gecikmeli ölçüsüdür. Dağınıklığınız temizlik alışkanlıklarınızın gecikmeli ölçüsüdür. Kısacası neyi tekrarlarsanız onu elde edersiniz.
Hepimiz hayatta zorluklarla karşı karşıya geliyoruz. Benimki yaralanmaktı ve tecrübe bana çok önemli bir ders verdi: Başlangıçta küçük ve önemsiz görünen değişiklikler, sizin onlara yıllarca sadık kalmanız durumunda bir araya gelerek hatırı sayılır sonuçlar yaratıyor. Hepimiz engellerle karşılaşıyoruz ama uzun vadede hayatlarımızın kalitesi alışkanlıklarımızın kalitesine bağlı oluyor. Aynı alışkanlıklarla sadece aynı sonuçları alabilirsiniz. Ama daha iyi alışkanlıklarla her şey mümkün.
İnsan niçin bir daha denemez? Kaybetmekten korktuğu için! Peki hiçbir şey denemeyince ne olur? Kendini güçsüzleştirerek, en korktuğu şeye iyice teslim olur.
Shakespeare'e atfedilen bir metinde, " İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkar." deniyor. "İnsanlar sevilmekten korkuyor, kendisini sevmeye layik görmediği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, dolu dolu yaşamadığı için."
Geçmişteki başarısız sonuçlara takılıp kalmayın. Anatomik yapımızdaki bilgeliğe dikkat edin. İnsanın fiziksel yapısı nasıl yaşaması gerektiğinin bir işaretidir. Eğer sürekli geçmişe bakarak yaşamamız istenseydi, gözlerimiz ensemizde olurdu. Geçmişteki başarısızlıklarımızın sürekli gözümüzün önünde olması gerekseydi, şakaklarımızda dikiz aynası olurdu! Akıl her şeyden üstün olmasaydı, vücuttaki en üst noktaya beyin konmazdı!