gövdemizde çiçeklenen ne varsa, kalbimizde yaprak dökmektedir aynı anda. Zaman hüzündür.
Sayfa 52 - Kırmızıkedi
Alıntı
Kişi suyu bulduğu halde, suyu kullandığı takdirde hastalığının artmasından/şiddetlenmesinden korkan bir hasta ise yine teyemmüm eder. Bunun delili de yukarıda okuduğumuz ayet-i kerimedir. ​Ayrıca hastalığın artmasındaki zarar, suyun fiyatının pahalı olmasındaki zarardan çok daha üstündür. Su fiyatının fahiş olması bile teyemmümü mübah kılarken, hastalığın artması haydi haydı mübah kılar. Bu hükümde, hastanın hareket etmek suretiyle hastalığının şiddetlenmesi ile suyu doğrudan vücuduna ulaştırmakla şiddetlenmesi arasında hiçbir fark yoktur. İmam Şâfiî (r.a.) teyemmüm için 'ölüm veya bir uzvun helak olması korkusunu' şart koşmuştur ki bu yaklaşım, nassın (ayetin) açık ve zahiri manasıyla reddedilmiştir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan Üzerine
insanın doğasında üç temel kavga nedeni buluyoruz. birincisi rekabet; ikincisi, güvensizlik; üçüncüsü şan. doğa insanları bu şekilde birbirinden ayırıp yok etmeye eğilimli kılıyor.
Alıntı
İnsanlığın tarih boyunca gelişimine bakınca bir tür kayıp duygusuna kapılıyordu. İnsanoğlu nelerden vazgeçmişti! Hem de ne kadar değmeyecek şey uğruna! Bu tarih, türlü türlü çılgınca kasıtlı retler, canavarca kendi kendine işkence etmeler ve kendi kendini inkârlarla doluydu; tüm bunların kökeninde korku vardı, sonuçsa cehaletin bedeli olarak insanın kaçmaya çalıştığı yozlaşmanın çok daha beterine mahkûm olmasıydı. O muhteşem çelişkileriyle Doğa, münzevileri çölde yabani hayvanları avlamak zorunda bırakmış, keşişlereyse yârenlik etsinler diye tarladaki hayvanları vermişti.
Usta Makasın İzinde
Sen dur burda ey insan Duy içinde tutuşan ormanı Ve yakıştırmasını bil üstüne ey ademoğlu Usta bir makasla biçilen toprağı. Ankara, Türkocağı, 1968
Sayfa 23 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Arayanlar ve Bulanlar
Tanrı’nın küçük kuşu bilmiyor Ne emek, ne bir tasa; Çırpınışlar içinde kurmuyor o Uzun ömürlü bir yuva; Uzun gecelerde dalga uyuyor; Kırmızı güneş yükseliyor, Kuş Tanrı sesine kulak veriyor, Coşuyor ve şarkı söylüyor. Doğanın güzel çağı baharın peşinden Yürüyüp geçiyor yakıcı yaz - Ve ıslak günleri sisler içinde Getiriyor geç kalan güz: Sıkıntı insanlara, insanlara tasa; Küçük kuş ötesinde mavi denizin Uzak ülkelere, sıcak diyarlara Uçuyor yeniden bahara değin.