George Orwell'ın distopik başyapıtı olan 1984. Okurken dehşete kapıldığım içimi ürperten nadir kitaplardan biri. Gerçekliğin insan beyninin içinde bulunan düşüncelerden ibaret olduğu ve bunu kontrol edebilen bir güç ile geçmişi anıları ve yaşanmış gerçekleri bile hiç yaşanmamış gibi göstermenin mümkün olduğu, diktatör bir düzenin sonsuza kadar hüküm sürdüğü bir dünya. Okurken ben bile bildiğim doğrulardan şüphe ettim. Partinin de dediği gibi " Savaş barıştır özgürlük köleliktir cahillik güçtür." Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim...
12 günde yazılmış bir eser için bu kadar ün kazanmış olması biraz abartı değil mi? 5 yaşındaki fakir bir çocuğun zengin hayal dünyasına dalıp çıkarmamız gereken dersleri çıkarırsak hayır kesinlikle abartı değil. Hatta bence daha da abartmalıyız. Israrla tavsiye ediyorum keyifli okumalar...
Yaşadığınız her günü son gününüzmüş gibi geçirmek zorunda olduğunuzu düşünün.Victor Hugo bu eserinde tam olarak bu acılı süreci ve düşünceleri kaleme almış . İdam cezasının hem trajik hem de saçma yanını gösteren, biraz hüzün ve biraz umut ile okuduğum bu dünya klasiği eseri sizlere de öneriyorum. İyi okumalar dilerim...
Öncelikle böyle bir eser bıraktığı için Sabahattin Ali'ye ne kadar müteşekkir olsak azdır. Gerek akıcı anlatımı gerek olay kurgusu olsun mükemmel bir o kadar da hüzünlü biten bir aşk romanı diyebiliriz. Neyse daha fazla spoiler vermeden bir okuru olarak 7'den 70'e herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar dilerim...