"Fräulein Salomé, ümitsizliklere ilaç, ruhlara doktor yoktur.”
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Eminim farkında olmayan çok insan var
Gözümü Ev'de açana, hatta Ev'in bir akıl hastanesi olduğunu anlayana kadar deli olduğumu bilmiyordum mesela. Hayatım boyunca kimse ne söylemiş ne de hissettirmişti bunu bana.
Sayfa 22 - Hep Kitap·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tabula rasa Yalandır.
Doğru mu yanlış mı? Tanınmış birtakım bilim insanlarının sözlerine bakalım: Birincisi şöyle: "Bana bir düzine sağlıklı, biçimli bebek verin ve onları yetiştirmem için sadece bana ait bir dünya sağlayın. İçlerinden herhangi birini rastgele seçip kendi seçtiğim bir uzmanlığı ona kazandırabileceğimi garanti ediyorum. Yetenekleri, eğilimleri, tutkuları, becerileri, meslekleri ve atalarının ırkı ne olursa olsun, buna doktor, avukat, sanatçı, tüccar, dilenci, hırsız olmak da dahil." 1925 civarında yazılan bu sözler, davranışçılığın kurucusu John Watson'a ait. Davranışların tamamen şekillendirilebilir olduğunu, doğru ortamda her şeye dönüştürülebileceğini savunan davranışçılık, yirminci yüzyıl ortalarında Amerikan psikoloji dünyasına hakim olmuşti. Davranışçılık ve bu akımın sınırlarına daha sonra döneceğiz. Mesele şu ki Watson, çevrenin gelişim üzerindeki etkilerine odaklanan bir kategoriye patolojik seviyede saplanıp kalmıştı. "Herhangi bir uzmanlığı ona kazandırabileceğimi . . . garanti ediyorum." Ne yazık ki hepimiz aynı potansiyelle doğmadık ve bu aldığımız eğitimden tamamen ayrı bir durum. Bir sonraki: "Normal psişik yaşam beyin sinapslarının iyi işlemesine dayalıdır ve zihinsel bozukluklar sinaptik dengesizliklerden kaynaklanır . .. İlişkili fikirleri değiştirmek ve düşünceyi farklı kanallara göndermek için bu sinaptik düzenlemeleri değiştirmek ve uyarıcılar tarafından sürekli geçiş için seçilen yolları dönüştürmek gerekir." Sinaptik düzenlemeleri değiştirmek. Kulağa ne güzel geliyor. Tabii ki. Bunlar, 1949'da frontal lökotomiyi geliştirdiği için Nobel Ödülü alan Portekizli nörolog Egas Moniz'in sözleri. Bu da, sinir sisteminin ham bir versiyonuna patolojik seviyede odaklanmak zorunda kalan bir birey. O mikroskobik sinapsları bir buz kıracağıyla düzeltin yeter
Sosyoloji
“Zengin olduğu söylense de zenginliğini yaşamına yansıtmadığı açık. En lüks şeyi düşünceleri olan biri. Hasta seçen, herkese randevu vermeyen bu ünlü doktor, üstelik de para almadan, beni neden ısrarla görmek istiyor, arkamdan haber salıyor? Cevabı sanıyorum biliyorum. ikimiz de biletsiz birer yolcu taşıyoruz: Onun içinde pişmanlığını itiraf edemeyen birisi, benim içimdeyse uykusuzluğuma, körlüğüme eşlik eden karanlık biri var ve ne kadar üstünü kapamaya çalışsak da, ikimiz de çaresiz bir hastalığı andıran, umutsuz bir anlaşılma isteğiyle doluyuz.”
Duygu ve Düşünce
"Yorgunum." "Biliyorum. Doktor bunun çok normal olduğunu söyledi..." Başını sallıyordu. "Ne var, Sohrab?" Yüzünü buruşturdu, yine o boğuk, fısıltıyı andıran sesle konuştu. "Her şeyden yoruldum."
Sayfa 357·Kitabı okudu
Doktor Urbino, kargaşanın ortasında, onsuz ölmenin umarsız acısının gözyaşları arasında onu tanıdı; yarım yüzyıllık ortak yaşamlarında Fermina Daza’nın hiç görmediği kadar ışıklı, hüzünlü, minnet dolu gözlerle sonsuza dek sürecek bir bakışla baktı ona; son soluğunu verirken, "Seni ne kadar sevdiğimi bir Tanrı bilir," diyebildi.