Günümüzün insanının kullandığı eşyaların birçoğu hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de bir yerden sonrası kısır bir döngü içine giriliyor ve sahip olunan eşyaların kontrolünde bir hayat yaşanıyor.
Problemi doğuran sebeplere kafa yormadığımızda ve meselenin nasıl düğümlendiğini anlamaya çalışmadığımızda, durmadan problemi tarif ve tasvir edip şikâyetlendiğimiz bir kısır döngü ortaya çıkar.
Anadolu Tinsel Tesirler Alan Tek Merkez Olup, Türk Bu Tesirleri Yaşama Aktaran Tek Güçtür
Çoğunluk Anadolu'ya saldırı yapanların hileli güçlerinin negatif tesirleri altında körleşerek köleleştiler.
Anadolu'yu koruyan görünmeyen tinsel tesirleri tınlanım yasasına uygun titreşim uyanış enerjisi ve çabasını görmüş olsaydınız bu kadar umutsuz olmazdınız.
Uyanmak için hala geç kalmış değilsiniz.
Seviyenizi biraz yükseltmek çabası içine girmiş olsaydınız esaretiniz karşısında bu kadar çaresiz olmadığınızı bilirdiniz.
Anadolu tinsel tesirleri tınlanım yasasına uygun direk alan ve görünmez varlıklar ile evrensel matematik ölçüye uygun yayan yeryüzünde fizik ötesi tesirler alan tek merkezdir. Tinsel tesirleri tınlanım yasasına uygun alabilen yeryüzünün sevgi ve huzur gücü Türk olup değişen döngü ile Türk çağa yine damgasını devrimle vurmaktadır.
Kötülüğü kötülere yaptırarak zulmü bitiren gücün ne olduğunu bir düşünün. Zulüm ve kötülük çürüme sonrası leş gibi kokuyor yeryüzünün her tarafında. Ayıklayıcı tesirler yüze vurmasına sebep oluyor ve kötülüğe karşı etkisini yavaş yavaş artırarak tamamlanma sürecini devrim ile bitiriyor..
Önder Karaçay
Hayatın sürekli kendisini yenileyen o sonsuz mucizelerinden birine
yakın hissetti kendisini bu mucize, çocukların kadınlardaki
iyiliği, şefkati, fedakarlığı ortaya çıkarması ve sonrasında
bu duyguların kadınlardan çocuklarına geçmesiydi; kadından çocuğa, çocuktan tekrar kadına geçen, hiç kesilmeyen, sürekli devam eden bir döngü; böylece kadın kendi çocukluğunu asla kaybetmiyor, aksine iki kez yaşıyordu, hem
kendi içinde hem de karşılaştığı her insanda yaşıyordu.
Elimden geleni yaptım aslında. Hayatta kalmanın ötesin de, hakikaten yaşamayı denedim. Ama gözleriniz ne kadar iri olursa olsun, yine de yolunuzu ararken kör gibisiniz hep hayatta. Ha bire sağa sola çarpıyor, bol bol sendeliyor, sık sık düşüyorsunuz. Sonra kalkmanız ve tekrar düşene kadar aynını tekrarlamanız gerekiyor. Bu döngü sonsuza, sizin sonunuza dek sürüyor.