İnsanın fikrine ve özüne sükût içinde saygılıyım;bu içimde mahfuzdur. Fakat onların sığ dünyalarındaki fiiliyatlarına karşı hiçbir beklenti ve umut beslemiyoum...
insanlar kendilerinde olmayan bir erdemin başka birinde var olabileceğine akıl erdiremiyorlardı. birinin zayıf olduğunu hayal etmek, onun güçlü olduğuna inanmaktan çok daha kolaydı.
Yarım kaldığımızda bizi tamamlayacak birini ararız daima. birkaç yıllık ya da birkaç aylık bir ilişkiden sonra ihtiyacımızın hala giderilmediğini görünce beraber olduğumuz kişileri suçlar, daha ümit vaad eden biriyle arkadaşlık kurarız. bu hep böyle sürebilir (dizisel poligami), ta ki -bu arada bir partner yaşamımıza hoş boyutlar katabilse de- her birimizin kendi tamamlanmamızdan sorumlu olduğumuzu kabullenene dek. bunu bize başka kimse sunamaz ve aksine inanmak, kendimizi tehlikeli bir şekilde aldatmak, girdiğimiz her ilişkiyi nihai başarısızlığa programlamaktır.
yıllar ve yıllar geçti ama zaman, bir yansımadır. Geçmiş saatler ve günler, haftalar ve yıllar sonunda aynı kül yığınına sahip olurlar. gelecek, sonsuzluğa kadar gitse de, saniye saniye yaşanır.