"Ajitasyon, provokasyon, dram, trajedi, panik, kriz, anarşi, terör, kaos... Birbirini doğuran, tetikleyen, besleyen, aralarında iç içe geçmiş derin, karmaşık bağlantılar barındıran bir dizi karanlık kavram. Bugün yeryüzünde yüz milyonlarca insan bu kavramların kasvetli ikliminde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Ortak özellikleri dikkat çekici: Hepsi modern, hepsi seküler, hepsi negatif ve hepsi köken itibarıyla Batılı. Ne var ki şimdilerde Doğulu olarak anılıyorlar, ne olmuşsa olmuş, Doğu'ya zimmetlenmişler.
Dili ve zihni mekân tutmuşlarsa bilin ki düşünceyi ve eylemi de esir almışlardır. Hayalleri bile kurutacak güçtedirler. Ayak bastıkları yerde ot bitmediği gibi, her daim tedirginlik, endişe, elem, güvensizlik ve korku hâkimdir. Bir kez yerleşmeye görsünler, söküp atmak imkânsız değilse de çok zordur. İyilik, güzellik, sevgi gibi insanî değer adına ne varsa yavaş yavaş kemirip yok ederler. Sebep oldukları yıkım ve tahribatı tamir etmek değil seneler, nesiller alabilir. İlaveten, Doğu toplumlarını tahlil ve tasvirde Batı'nın epey işine yarar bu kavramlar."