Gözyaşım, utangaç boynunun
İnciden kolyesi olsun.
Her damla, vefasız teninde
Bir veda busesi olsun.
İsterim, sen de ben gibi yan,
Ömrüne hep ağla.
Hep ağla; bu benden son dua,
Bu benden ayrılık hediyesi olsun...
"İşte Resûlullah'ın müjdesi; kendi kelamlarıyla: 'Kişi öldüğü vakit, üç sayfası hariç bütün amel defteri kapanır. Açık kalan amel sayfalarından biri sadaka-i câriyedir, biri insanların faydalanacağı bir ilimdir, üçüncüsü de kendine dua eden hayırlı evlattır.'"
En çetin fıkıh meselesini, hazırladığım bir fetva ile hallettiğim bir günün sonunda, evimin kapısında yanlış yunluş bir arapça ile dua eden, abanî sarıklı kör dilenciye gıpta ettim. Onu Allah'a daha yakın buldum; medresede öğrendiğim, tekkede dinlediğim Allah'a değil, fakat içinde yaşadığım bu hayatın bütün yüksek taraflarını, insanlığını, cevherini kendinde toplayan Allah'a.
Anladım ki ikisi ayrı ayrı şeylerdir.