Kaç paresin kaç?
Kaç Paresin Kaç? Secdede kaç defa “Sübhane Rabbiye’l Âlâ” denilmeli? Rükûda kaç defa “Subhane Rabbiye’l Azîm” denecek kadar durulmalı? Cevabı aşağıda: Bir gün bir derviş, bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış... Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları. “Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?” diye sormuş derviş. Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız. “Sevdiğim çalışıyor orada. Ona elma götürüyorum.” “Kaç tane?” diye soruvermiş baba derviş. Kız şaşkın: “İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” Usulca kırıvermiş elindeki tesbihi derviş
Ecelin eşiğinden başlayan emelimizTökezlediğimiz son nefesin şevkidir. Emellerim, ah, emellerim ne kadar taze! Ecel mi bu her köşede ses lenen avâze!
Reklam
defterim dolu siyâh, amelim tekmil günâh Sen’sin kuluna penâh, meded amân Allah’ım”
1000Kitap
Rabbim
....seni sevmekle dolsun defterim Kalmasın günah ve sevaba hiçbir yer Yerle bir olayım gökle bir Aklı başında olan bizden değildir.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Mezarımdan doğrulacağım günü ve mahşere varacağımı düşündüm, Dört köşelik çukurumdaki ikamet süremi, Yapayalnız ve tek başıma, nice izzet ve mevkiden sonra Günahımın ve toprağımın tutuklusu olarak, onunla baş başa hesaplaşmam üzerinde eni boyu düşündüm. Ve amel defterim verildiği zamanki hâlimin perişanlığını. Fakat ümidim sendedir, Rabbim, yaratıcım! Umarım ki, ey Allah’ım sen bağışlarsın günahkârı!
Eğilmek, dua etmek istiyorum. Kanadı kırık baykuşa Korlara, rüzgarlara Gökyüzündeki şaşkın yıldıza Ölüme ve hastalığa- Öfke ateşimde Beyaz günlerim ve şarkılarımda, Not defterim, mürekkebim ve hokkamda Dua etmek istiyorum Duayı bilmeyen herşeye. Beyrut yoluma düşmüyor. Bunlar benim tarlalarım ama Beyrut tomurcuklanmıyor, Beyrut'un meyvesi yok Oysa işte bahar, çekirgeleriyle ve tarlalarımda kumuyla. Çiçekleri ve mevsimleriyle yalnız, Meyveler arasında yalnız. Beyrut'u baştan başa geçiyor ama göremiyorum. Meyveler arasında yalnız Gün doğarken, aşkımla Başka bir kente doğru yola çıkıyorum.
Edebiyat
Reklam
Reklam