dunkelbunt

Puan vermedi·488 syf.··
2023 43. kitabı
jodi picoult’nun “yok kardeşim ciğer miğer bırakmıycam sizde” temalı romanlarından biri daha. bir romanda kaçındığım ne varsa olan bir kurgu yine ama duramıyorum da. öyle ilgi çekici ve akıcı. kızkardeşim için, kanser olan küçük kızlarını kurtarmak için bir donör yaratmak üzere harekete geçen ebeveynlerin dünyaya getirdiği anna’nın varlık savaşını anlatıyor. kordon kanından başlayarak seneler boyu her ânı ablasına hayat vermek için ve tamamen ona bağlı yaşayan anna, “artık bunun içinde olmak istemiyorum, bir hayatım olsun istiyorum” diyerek başladığı mücadelesi boyunca, okura onlarca soru sorduruyor, empati yapmaya bile dayanamıyorsunuz bazen. öyle çetrefilli bir konu. amerika’nın gündemlerinden biri olduğunu bilmiyordum “özel tasarım bebekler”in. düşününce mantıklı ama etik/ahlak nerede başlayıp nerede bitiyor, gerçek hayat politik doğruculukla kıyaslanabilir mi.. bu sorular çok farklı doğrultulara savuruyor insanı. kitabı hem çok ilginç, hem de başlatacağı potansiyel tartışmalar için kıymetli buldum. yazarın her bölümü karakterlerden birinin gözünden yazması ise en sevdiğim tarz belki de. ama eleştirdiğim şeyler de yok değil; ilki yayıneviyle ilgili. ne yazık ki ne çeviriyi başarılı buldum ne de editoryel dokunuşları. kötü ya da hatalı değil ama baştansavma ve yavan geldi. örneğin şu karakterlerin adına gelen ekleri türkçe okunacağı gibi ekleme olayı 60’larda kaldı sanıyordum. (dr. chance’ye/kate’nin/nate’yle vb) buna ek olarak kimi yerlerde hiç gereği yokken konuşma dili kullanılırken (yapmıycam, di mi vb) aynı karakterin benzer konuşmalarında yazı dili sürüyor. bunlar okur için dikkat dağıtıcı. *spoiler’ımsı* diğeri de kitabın sonuyla ilgili ama elbette bunu burada tartışmayacağım. ben kolaycı buldum diyebilirim ancak. *spoiler’ımsı bitti* eleştirilerime karşın
Edebiyat & Roman
Kız Kardeşim İçinJodi Picoult · April Yayıncılık · 20191,874 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

dunkelbunt

, bir kitap okudu
Puan vermedi·488 syf.··
2023 43. kitabı
Jodi Picoult
8.8/10 · 1.874 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 42. kitabı
başkana iki ölü balık gönderen adam’ın yazarı louis de bernieres’ı ilk kez okudum. aslen yüzbaşı corelli’nin mandolini kitabıyla tanınsa da o kitabı okumamıştım. yazarın bu iki kitabı da gerek türkiye gerekse dünya okurları tarafından çok seviliyor. Öykü benim için son iki yıldır adapte olmaya çalıştığım, yer yer de ısındığım bir tür. ancak ne kadar seviliyor olsa da bu kitaptaki öyküler benim tarzım değilmiş. -şayet öykü kitaplarında bir tarzım varsa tabii- nedenini tam olarak açıklayabileceğimi sanmıyorum ama yazarın biraz eski tarzda bir öykü stili olmasına bağlıyorum bu durumu. başı sonu belli, toparlayıcı geleneksel bir paragrafla toparlanıp bitirilen türden. haksızlık etmeyeyim; pırlanta gibi konular var, ben işleniş tarzına ısınamadım yalnızca. fakat içlerinden birkaç tanesi aklımda çok güzel yer etti; güzellik tanrıçası, eksiksiz kıta ve başkana iki ölü balık gönderen adam bunlardan ilk üçü. kolay okunur bir öykü kitabı arıyorsanız bu kitap size uygun olabilir. emeği geçen herkesin eline, gözüne sağlık.
Edebiyat & Roman
Başkana İki Ölü Balık Gönderen AdamLouis de Bernieres · Nemesis Kitap · 202281 okunma
9/10
·300 syf.··
2023 41. kitabı
“Soğuk buza yüzüstü yattım, kulağımı dar bir yarığa dayadım. Dört beş santim genişliğinde olsa da sonsuza uzanır gibiydi. Buzuldaki bu yara, kristal kadar berraktı. Buzulun bedenindeki damarlara, kabarcıklara baktım: Çok tuhaf üç boyutlu bir his yaratıyordu. Bu titreşen uzayın epey derinlerinde karanlık bas tonlarda suyun fışkırdığını işittim. En diplerde bir yerlerde su, devasa bir ksilofon gibi, bir kaya arpı, buz arpı gibi dans edip duruyordu. Buzulun veda şarkısı.” andri snær magnason, “zaman ve suya dair/bir buzula ağıt” kitabıyla beni derinden etkiledi. magnason bir bilim insanı değil şair ve yazar aslında. fakat bir buzula ağıt kitabında (ki adı bile nasıl sarsıcı) iklim değişikliğine, kapitalizmin yarattığı ve hepimizin parçası olduğu mevcut tüketim sisteminin dünyanın sonunu nasıl hazırladığına dair bilimsel verilerle çıkıyor karşımıza. temel çıkış noktası eriyen buzullar ve magnason ile aile büyüklerinin bizzat şahit olduğu somut değişimler. yazar, edebiyatçı kimliği ile bu değişimleri bangır bangır bağırmadan ya da melodrama dönüştürmeden tam bir hikaye anlatıcısı ustalığıyla aktarıyor okura. balayını buzulda bir kulübecikte kutlayan büyükanne ve büyükbabasının hikayesi müthişti benim için. özetle okurken rakamlar ve felaket senaryolarından bunaltıp kapağı kapattırmıyor yazar; tolkien’den iran şahına, oppenheimer’dan dalai lama’ya kadar uzanan sürprizlerle okuru eline alıyor. ama unutmamamız gereken gerçekler mıh gibi kazınıyor insanın aklına. bence herkesin kitaplığında olmasına değecek bir kitap. magnason aynı zamanda bir belgesel yapımcısı, henüz yapımlarına bakmadım ancak mutlaka göz atacağım. kadir yiğit us çevirisi tertemiz. baskıda emeği geçen herkesin eline gözüne sağlık.
İnsan ve Toplum
Zaman Ve Suya DairAndri Snaer Magnason · Domingo Yayınevi · 202217 okunma