Sen de çok güzel bir bağ kurmuşsun; çok seviyorsun çocukları; ama senden dolayı seviyorsun, yerlerinde başka çocuklar olsaydı onları da severdin. Şimdi şu sorunun cevabını düşün lütfen: Duyduğumuz sevgi, sevgi duyduklarımıza sahip olmaktan kaynaklanıyorsa gerçek bir sevgi olabilir mi?
Alıntı
“Özürlü birinin özürsüzlüğü istemesi masum görülebilir ama insanlığı kibirden, yalandan, hırstan kurtarmak kimseye verilmiş bir hak değildir. Belki de insan bunlar sayesinde insan oluyordur, bir de bunu düşün istersen! Belki Allah bütün ayıplar da, bütün özürleri de insan için yaratmıştır; kulluğun sınanması için… Hiç hatanın olmadığı bir dünya, sence yaşanılacak yer olur muydu? Marifet hatalarla dolu bir dünyada hatasız yaşayabilmek değil midir? Kirletilmiş bir dünyada temiz kalmanın erdemini düşünsene!”
Sayfa 372 - Kapı yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Kızım artık sen büyüdün, seni, Abdürrahim Efendi'den başka birkaç kişi daha istiyor. Bunların arasında hürriyet kahramanı Enver Bey de var. İşte hepsinin isimleri ve resimleri... Bak, düşün ve karar ver."
Alıntı
Bakış'a katlanmak kolay olmadı benim için: Çünkü o bir hiçlik; o bir yokluk; bak: En karanlık, en siyah bir geceyi düşün. Sana bakan, o karanlık, siyah gece. Pırıl pırıl gece; apaydınlık gece; gündüzün gizli gecesi. Her yanımda o karanlık gece pırıl pırıl; her yanımda, ellerimde, gözlerimde, kalbimin içinde pırıl pırıl ve ben onu göremiyordum. Bu aralıksız, bu benim irademin dışındaki aralıksız sokulma beni dehşete düşürüyordu; bilirsin, en eski, en inatçı hayalim görünmez olmaktı; yüzlerce kez, ne yeryüzünde, ne insanların ruhunda, hiç, hiçbir iz bırakmadan yaşamayı istemişimdir. Birden, kaçmama, kurtulmama olanak vermeyen bir sınırsız ortam gibi o bakışı çevremde bulmak korkunç bir şeydi. Korkutucu. Ama öylesine de huzur verici. Sonunda ben olduğumu biliyorum.
"Hep en iyi sorgu ilaçlarının Amerika'nın CIA'inde olduğunu varsaymıştım. Ama aslında Fransızlarınkinin olduğunu biliyor muydun? Bu doğru. DGSE'leri, uzun süreli hafıza kaybına yol açan bir ilacı mükemmelleştirdi. Sadece saatler ya da günlerce değil, haftalarca süren bir hafıza kaybı. Bunu anti-terör operasyonlarında kullandılar. Bir şüphelinin sorguya alındığını unutması işe yarar bir şey." Dehşet içinde ona baktım. Bağırmaktan boğazım ağrıyordu. "Tıp yatağın, sen uyanmadan sana hatırı sayılır bir doz bu ilaçtan verecek. Sen ve mürettebat arkadaşların bunun komanın bir yan etkisi olduğunu varsayacaksınız. Yáo ve Ilyukina sana görevi açıklayacak, sen de hemen işe koyulacaksın. Fransızlar bu ilacın insanların yeteneklerini, dillerini falan silmediği konusunda beni temin ettiler. Hafızan tam olarak yerine geldiğinde, böcekleri çoktan göndermiş bile olabilirsiniz. Göndermemişseniz de projede pes edemeyecek kadar yol almış olursunuz." Başıyla Meknikov'a işaret etti. Adam beni kapıya kadar sürükleyip yol boyunca ittirdi. Boynumu kapıya çevirip avazım çıktığınca, "Bunu yapamazsın!" diye bağırdım. "Çocukları düşün, Grace," dedi Stratt, kapının eşiğinden. "Kurtaracağın onca çocuk. Onları düşün."
Alıntı
Böyle düşününce insan neyi israf edebilir ki?..
Sen bu akşam kumarda beşyüz lira kaybettin. Düşün, bu parada ne kadar insan ve emek hakkı var... Eğer, bir hamal, sırtında elli kiloluk yükü bir kilometre ötesine iki buçuk liraya taşırsa, bu beşyüz liranın karşılığı, iki yüz hamal emeğidir; yahut bir hamalın iki yüz kilometrelik emeği... Tam yedi yüz on beş ekmek parası... Bir hastahane dolusu insanın acısını dindirecek ilâç tutarı... Bayram sabahı, boynu bükük, bilmem kaç öksüzün kundura bedeli... Şu kadar kefen, yahut kundak bezi; bu kadar ah, vah, yahut oh, eh karşılığı... Çocuklar! Bütün bu hak sahiplerine acıyan, bütün bu emeklere içi sızlayan, parasını nasıl bir zara, bir kâğıda teslim eder? Düşeş niçin bey de, hepyek neden köle?.. (Uzun durak... Bakınma...) Düşünmeğe kurcalamağa lüzum yok, çocuklar! Acımak, düşünmektedir, acımak bulmaktadır. Acıyın, yeter!
Sayfa 80
Reklam
Reklam