Yaşamak İçin kendime bir dünya inşa etmek zorundayım diyerek;kitap olmayı seçti yani aydınlanmayı ve aydınlatmayı.
Aydınlıkçılık ve diriliş sadece bir hayal olmaktan öteye gidemezse , obskürantizme yani karanlıkçılığa pranga vurmak da bir hayal olmaktan öteye gidemez!
Hakikatin sadece hayallerde kalmaması için Bu Ülke’sini kaleme almıştır.
Ve bu hakikatleri bizlere Ülke'sinde şu mısralarla aktarır;
Düşüncenin her korkudan azad olduğu bir ülke
Bir ülke ki insanları dimdik
Dünya duvarlarla bölünmemiş
Kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır
Emek kemale uzatır kollarını
Aklın ırmağı alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş
Ne olurdu Tanrım! Benim yurdum da böyle bir bir ülke olsa.
Cemil Meriç Ülke’sinde mücahit yüreklilere şöyle seslenmektedir:
Yeni âhenkler veya hakikatler müjdeleyen mücahit...
Kinin kasırgalaştırdığı alınlarda aşkı çiçeklendirmek de senin vazifen.
Yaşamak tekamül etmekti diyordu
O halde tekamül etmeyen yaşayamazdı, yaşıyor sayılmazdı.
Yeni bir dünya keşfetmek istiyorsanız Cemil Meriç’in Bu Ülke’sine davetlisiniz.
"İnsan kendini bilecek çağa gelir gelmez,nefsini korumaya yarayan araçlara değer biçmede tek söz sahibi olduğu için ,sonunda kendi kendisinin efendisi olur. "
Bir varmış
Bir yokmuş
Tanrı’dan gayrı, hiçbir şey yokmuş
Hiç kimse yokmuş
Tanrı yalnızmış
Tanrı merhametliymiş
Tanrı görenmiş
Tanrı güzelliği sevenmiş, Tanrı iyiliği sevenmiş.
Tanrı yakışanı severmiş, Tanrı sessizlikten hoşlanmıyormuş
Tanrı boşluktan hoşlanmıyormuş, Tanrı yaratıcıymış.