Kum Kokusu
Derin bir veda gibi bir bakış Bir haykırış ardına bakmadan Gözlerinde damla damla bir düşüş Ruhun yıkılmış ayakların yürüken Ruhun orada kalmış sen uzaklaşırken Bir damla zehir gibi bir söz Nasıl bulaştı kanına ansızın Takatin kesildi, yüzünün rengi attı Göğüne astığın duaların koptular Yere düştü, yere çarptı dağıldı Yeni bir dua asamazdında artık Bir söz söyledi, göğünü yıktı Kurumuş yaprak gibi bir hayal Canlılığını kaybetmiş avucunda Sıksan ufalanıp rüzgara karıçacak Kolay değildir feda etmek parçanı Ama feda eder her insan umutlarını Uzun bir mevsimdir bir ayrılık Üstünden gelir geçer baharlar Çiçekler, rengarenk çiçekler açar Sen bir çölde uyanırsın her sabah Mecnun mezarında geçirirsin ömrünü Mevsim biter bir gün çıkarsın ordan Yüreğinde sessizlik, burnunda kum kokusu...
Şiir
YTD Şahsi Düşünceler Yanlış da Olabilir
''Piyasalar neden düşüyor? Bu hafta her şey aynı anda düştü. Borsalar, teknoloji hisseleri, Bitcoin. Düşüş öyle sertti ki Güney Kore borsası işlemleri tam yirmi dakika durdurmak zorunda kaldı. Herkes sebebi bulduğunu sanıyordu. Yapay zeka balonu patladı. Ama o cevabın bir sorunu var. O gün sadece riskli varlıklar düşmedi. Altın da düştü, gümüş de. İşte tuhaflık burada. Çünkü yapay zeka balonu patlasa bile altının düşmemesi, tam tersine yükselmesi gerekirdi. Korkan yatırımcı her zaman güvenli limana, yani altına kaçar. Demek ki ortada, yapay zekadan çok daha büyük, her şeyi birden aşağı çeken bir şey var. Onu görmek için bir ipucu yeter. O gün düşmeyen, tam tersine yükselen tek şey. Dolar. İşte sırrın anahtarı bu. Asıl soru "neden her şey düşüyor" değil. Asıl soru şu. Bütün dünya neden aynı anda dolara muhtaç kaldı? Olayı en baştan, sırasıyla kuralım.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sagopa Vasiyet Etkili
Bazı insanlar hayatı kazanarak büyümez; kaybederek olgunlaşır. Her düşüş, insanın üzerine biraz daha toz, biraz daha sessizlik bırakır. Ama zaman geçtikçe anlarız ki mesele hiç yere düşmemek değil, her seferinde ayağa kalkacak cesareti bulmaktır. Çünkü insanı büyüten zaferler değil, kalkmayı öğrendiği yenilgilerdir. Belki de bu yüzden bazı yüzler yıllandıkça şarap gibi değer kazanır; acıları sakladıkları için değil, onlarla yaşamayı öğrendikleri için.
Alıntı
Hayal kırıklığı...
Hayal kırıklığı, göğsünüzün tam ortasında usulca çatlayan incecik bir camdan ziyade; bütün inancınızla adım attığınız o sarsılmaz sandığınız köprünün aslında kağıttan yapıldığını anladığınız o sessiz düşüş anıdır. İnsanı asıl tüketen şey, birinin onu yarı yolda bırakması değildir. Asıl ağır olan, o yolu sırf beraber yürüyebilmek için kendi ellerinizle inşa ettiğiniz bütün o güzel ihtimallerin ve gösterdiğiniz o devasa çabanın bir anda kendi üzerinize yıkılmasıdır. Çatlayan bir eşyanın sesi çıkmaz bazen, sadece içinizde bir yerlerin geri dönülemez şekilde döküldüğünü hissedersiniz. Bazen kırılan şey sadece inancımız olmaz; o inancı körü körüne bağladığımız daldır asıl çürük olan. Ve insan en çok, kendi gözyaşıyla yeşerttiği o dalın en ufak bir rüzgarda bu kadar kolay kırılmasına, kendi emeğinin bu denli hiçe sayılmasına yenilir.
Hayata Dair
"Önemli olan düşüş değil yere çarpıştır." - La Haine (1995)
Film
Düşüş
Uzaydan yeryüzüne düşenin artık hiç bir düşüşten korkusu olmaz be kardeşim, onu korkutamazsın.