Beni bırakan insanlar, gelen ve giden kadınlar oldu, her defasında odada oturmuş camın dışındaki yağmuru seyreden biri gibi hissettim kendimi; doğrudan yakınımda olan şeylerle bile aramda camdan bir duvar vardı ve kendi irademle onu yıkacak gücü bulamıyordum.
Mathieu hep, çevresinde yıkamadığı dört duvar varmış gibi bunalıyordu.
Reklam
"Yarabbi! Derunumu her dem tazyik eden bu derin hüzün nedir? Seninle benim arama giren, karanlık duvarların gölgesi midir? Onu nasıl yıkıp senin nuruna kavuşayım? Bu karanlık duvar nedir?"
Sayfa 273 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okuyor
Alıntı
.bir köşede saklanmak istiyordu. Ne yatmak, ne dinlenmek, sadece bir dört duvar arasında bulunmak... Bu geniş karanlıktan, bu seslerden kaçmak...
Alıntı
Özgür olduğumuzu, özgürlükle aramızda bir duvar olduğunu, istediğimiz zaman bu duvarı bir omuz atıp yıkabileceğimizi sanıyorduk. Şiddetle yanılıyorduk. Özgürlük çok tatlı bir yanılsama, insanın hayal etmekten vazgeçemediği imkânsız bir fanteziydi.
Sayfa 259 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Sağlıklı bir özgüven ile sağlıksız bir kibri ayıran duvar çok incedir.
Reklam
Reklam