Lavinia

Lavinia
@e_lavinia_13
Malamander - Thomas Taylor
9/10
·320 syf.··
2022 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 23:22
Merhabalar ; Uzun zamandır inceleme yazmayınca tüm yeteneklerim uçup gitmiş. Neyse, önce kitapla ilgili olan düşüncelerimi anımsayabildiğim kadar anlatacağım. Sonra da kitabın konusunu yazacağım. O zaman bana kolay gelsin, size de iyi okumalar. Kitap gayet güzel ve içi dolu dolu olan bir kitaptı. Neredeyse hiçbir yerinde sıkılmadım diyebilirim. Hatta bazı yerlerini soluksuz okuyup merakla sayfaları çevirmiştim. Malamander Tuhaf Deniz Kasabası serisinin ilk kitabı. Kitapları sıralayacak olursak ; 1 - Malamander 2 - Gargantis 3 - Shadowghast - Karakasvet Eğer fiyatları bu kadar pahalı olmasa hepsini birden okuyup yorumlamak isterdim ama... Maalesef fiyatlar çok yüksek. Özellikle bir yayınevi için söylemiyorum ama karton kapakları bile bu kadar pahalı olması canımı ve cüzdanımı yakıyor. Buraya kadar saçmalıklarımı okuduysanız tebrikler :) kitabın konusun öğrenmeye hak kazandınız. Ana karakter Herbert Limon Tuhaf Deniz Kasabasındaki, Büyük Natalius Otelinin kayıp eşya sorumlusudur. Bir gün mahzeninde otururken beresi ve kıvır kıvır saçlarıyla Violet Parma'nın camına vurmasıyla hikayeleri başlar. Tuhaf Deniz Kasabasına kışları kimse uğramaz. Özellikle karanlık çöküp, korkunç sisi Canavarağzı Kayalıkları ve Leviathan Gemisi'ni yuttuğunda... Fakat Violet'in babası Peter Parma Malamander adlı deniz canavarına olan düşkünlüğü ile bilinir. Bir kış ailesi ile Büyük Natalius Otelin'de konaklamaya gelir. Kasabalıların anlattığına göre Violet'in annesi ve babası bir kış gecesinde Maamander'in peşinden gitmesiyle kaybolmuştur. Herbert ve Violet Parma ailesine ne olduğunu bulmak için maceraya atılır.
MalamanderThomas Henry Taylor · Genç Timaş · 20203,523 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig
Puan vermedi·68 syf.··
2022 2. kitabı
Başlamadan önce söyleyeceğim birkaç şey var. Kitabın çok yüksek bir edebi değere sahip olduğunu söyleyebilirim. Gerek üslubu gerekse akıcılığıyla çok güzel ve okuması oldukça kolay olan bir kitaptı. Bence Zweig kitaplarına ve klasiklere başlamak için çok güzel bir kitap. Benim de okuduğum ilk klasik kitap. Ve yeri bende hep ayrı kalacak olan bir kitap. Bu incelemenin amacı kesinlikle yıllar önce yazılmış ve edebi değeri bir çok kitaptan daha iyi olan bir kitaba çamur atmak değil. Sadece hissettirdiklerini paylaşmak. Kitap bir aşkı anlatıyor olsa de ben daha farklı düşünüyorum. Bence bu yaşananların hiçbiri aşk değildi. Okuduğumda üzerimde bir rahatsızlık hissi oluşturdu. Hem kitapta yaşananlar hem de okuduğumda tesir eden o huzursuzluktan yola çıkarak şöyle bir sonuca vardım: Kitapta yaşananlar bence aşktan çok takıntıyı işaret ediyordu. Okuduktan sonra aklımda kalan ve cevap veremediğim sorular oldu. Niye çoğunluk (özelliklede kitabı edebi değerleri için okumayanlar) tozpembe bir aşk hikayesi gibi lanse ediyordu? Neden kimse bu bilinmeyen kadının yaptıklarını garipsemiyordu? Peki bu kitap bir erkeğin ağzından yazılsaydı okuyanların kitap hakkındaki düşünceleri yine aynı mı olurdu? Bilemiyorum, belki de yazarın amacı böylesine abartı bir takıntıyı anlatmaktır ve normal olmayanı göstermektir. Çünkü "Ben tanrıya da inanmıyorum artık, yalnızca sana inanıyorum." dedirten bir aşk tanımı, bence normal bir tanım değil. Kadının "aşk" için kendini resmen hiçe sayması garip geliyor. Not: Başkalarının hayatına istediğimiz gibi giremeyiz. Sizin sevdiğiniz biri sizi sevmeyebilir ki bu çok normal bir şeydir. Normal olmayan ve izin vermemeniz gereken, kendinizi bu şekilde hiçe saymanızdır. Olmayan şeyleri zorlamanın size herhangi bir katkısı yok.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma
Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
10/10
·48 syf.··
2022 1. kitabı
"Bu kitap XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır." Stefan Zweig'ten okuduğum ikinci kitap Bir Çöküşün Öyküsü oldu ve epey beğendim. Aynı zamanda klasiklere başlamak için de iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kısa bir kitap olduğu için hemen bitirmeme rağmen etkisini hissettiğim bir kitap oldu. Madame de Prie gözden düşmesiyle kral tarafından Normandinya'ya sürülür. Fakat bunu gururuna yediremez ve sadece dinlenmek için gittiğini söyler. Artık onu ne kadar süreceği bilinmeyen bir sürgün dönemi beklemektedir. Saray hayatını tekrar malikanesinde canlandırmak isteyen Madame de Prie gösterişli eğlenceler düzenlemeye başlar. Giderek mantıklı düşünemeyen Madame de Prie dikkatleri üstüne çekebilmek için akıl almaz bir ölüm planı yapar... Bir Çöküşün Öyküsü Stefan Zweig
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
Toprak Ana - Cengiz Aytmatov
10/10
·136 syf.··
2022 5. kitabı
Toprak Ana yazarın okuduğum ilk kitabı oldu ve çok beğendim. Yazılanları öylesine içten hissettim ki... Herkesin okumasını çok istediğim bir kitap oldu. Toprak Ana erkekleri askere alınan bozkırın ortasındaki bir Kırgız köyünde geride kalanların çektiği sıkıntıları anlatıyor. Köyün eli silah tutan tüm erkeklerini almasıyla herkesin sorumluluklarını üstlenen Tolgonay da içini Toprak Ana'ya döküyor. O anlattıkça biz de elde kalan yiyeceğin muhtaç olandan başlanarak dağıtılmasını, dört gözle beklenen hasat zamanlarını, boşa çıkan umutları, cepheden gelen ölüm haberlerini, umutsuz bekleyişleri ,anaların evlatlarını bir bir askere göndermesini, ayrılıkları birer birer okuyoruz. Cengiz Aytmatov, o akıcı üslubuyla bizleri, adeta insanları öğütür gibi harcayan savaşın bıraktığı yıkımlarla karşı karşıya bırakıyor. Belki topların, tüfeklerin seslerini duymuyoruz ama geride kalanları çaresizliğini hissediyoruz, evlatlarını kaybeden anaların haykırışları kulaklarımızda çınlıyor. " Söyle bana Toprak Ana, gerçeği söyle: İnsanlar savaşmadan yaşayamazlar mı? " Toprak Ana Cengiz Aytmatov
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Sırça Köşk - Sabahattin Ali
8/10
·141 syf.··
2022 3. kitabı
Sırça Köşk Sabahattin Ali'den okuduğum ilk kitaplardan oldu. Oldukça sade yazılmış ve güzel bir kitaptı. Her insanın kendine pay çıkaracağını düşünüyorum. Kitap 13 hikaye ve 4 masaldan oluşuyor. Başlangıçta hikayeler bana durgun geldi fakat sonrasında su gibi aktı. Kitap hikayelerden oluştuğu için çok da anlatılacak bir şey yok. Eğer Sabahattin Ali'nin anlatımını seviyorsanız beğenceğinizi düşünüyorum. Sabahattin Ali hikayelerinde bir çok farklı konuyu ele alıyor. Zamanında baş kaldırmak, müsaade etmemek, emir almamak gibi konular işlendiği için yasaklanmış. Hikayeler genellikle hoşuma gitse de en sevdiklerim Bahtiyar Köpek ve Sırça Köşk oldu. İkisinden de birer alıntı eklemek istiyorum. "Hele cümle alem bu köpeğin onda biri kadar rahata kavuşsun bakın ben bir daha acı şeylerden söz açar mıyım ?" (Bahtiyar Köpek) "Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez şey olduğunu sanmayın. En heybetlisi tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter'' (Sırça Köşk) Sırça Köşk | Sabahattin Ali
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma