Ecce Demir

Bu kitaba başlarken kadınların toplumdaki konumuna dair güçlü ve farkındalık kazandıran bir roman okuyacağımı düşünmüştüm. Ancak sayfalar ilerledikçe yazarın birçok noktada kadınları anlamaktan çok yargıladığını hissettim. Kitapta üzerinde düşünmeye değer tespitler var fakat kadınların yaşadığı sorunları açıklarken toplumsal koşullardan çok kadınların kişisel zaaflarına odaklanılması beni rahatsız etti. Yer yer, kadınların duygusal yönleri ya da destek görme ihtiyaçları bir eksiklikmiş gibi sunuluyor. Bu nedenle kitabın bazı bölümlerini okurken kendimi eleştirilmiş değil, suçlanmış hissettim. Belki de beni en çok düşündüren şey, kadınların yaşadığı eşitsizlikleri anlatırken bile sorumluluğun büyük kısmının yine kadınlara yüklemesiydi. Oysa birçok davranışın arkasında bireysel tercihlerden çok toplumsal öğretiler ve kültürel kalıplar var. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey hayranlık değil, tartışma isteği oldu. Bana göre Sindirella Kompleksi, bazı önemli sorular soran ama verdiği cevaplarla her zaman ikna edemeyen bir kitap. Yine de farklı bakış açıları görmek isteyenler okumalı.
Edebiyat
Reklam
Puan vermedi·72 syf.··
2026 11. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 13:39
Kızıl Veba, Jack London'ın 1912 yılında yazdığı distopik bir romandır. Eser, insanlığı büyük ölçüde yok eden bir salgının ardından hayatta kalan insanların ilkel bir yaşama dönüşmesini konu alır. Yalnızca bir salgın romanı değil, insanlığın kibirle inşa ettiği medeniyetin ne kadar kırılgan olduğuna dair sarsıcı bir romandır. Yazar, geleceği anlatırken aslında bugünün insanına seslenir. Bir zamanlar bilimin ve teknolojinin zirvesinde olan insanlığın birkaç yıl içinde ilkel yaşama dönüşmesi, sahip olduğumuz her şeyin ne kadar geçici olduğunu gösterir. "Bir medeniyeti yok etmek için bazen savaşlar değil, görünmeyen bir hastalık yeterlidir."
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Utanç verici olan yalnızca ruhun günahlarıdır.
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Edebiyat
Yaptıklarının hiçbirini kavramadığını görüyordum. Kendi yüreğinin sana söylemesi gereken şeyi aslında onu nefretle taşlaştırıp duygusuzlaştırmasaydın, yüreğinin söyleyeceği şeyi sana söyleyen kişi olmak istemiyordum. İnsana her şey kendi benliğinden gelmelidir. Hissetmediği, anlayamayacağı bir şeyi söylemenin yararı yoktur.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Edebiyat
Kötülüklerin en büyüğü sığlıktır. Anlaşılan her şey doğrudur.
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam